''Fikir ölür mü?
Eser ölür mü?
Millet adam ölür mü?
Bayrak adam ölür mü hiç?
Biz bu toprağın üstünde duranlar, biz o emaneti alanlar, doğum tarihimiz kaç olursa olsun, hep birden 19 Mayıs 1919 tevellütlüyüz. Nüfus tezkerelerimizde doğum yerimiz neresi gösterilirse gösterilsin hepimiz Dumlupınarlıyız, hepimiz Sakaryalıyız.''
''Yüreğim bir hain,'' dedi delikanlı Simyacı'ya, atlarını biraz dinlendirmek için durduklarında. ''Devam etmemi istemiyor.''
''Ne âlâ,'' diye yanıtladı Simyacı. ''Bu da yüreğinin diri olduğunu gösteriyor. Şimdiye kadar elde etmeyi başardığın şeyleri bir düşle değiştokuş etmekten korkması kadar doğal ne var.''
''Öyleyse neden yüreğimi dinlemek zorundayım?''
''Çünkü onu susturmayı hiçbir zaman başaramazsın. Hatta onu dinlemiyormuş gibi yapsan da o gene oradadır, göğsündedir; hayat ve dünya hakkında ne düşündüğünü sana tekrarlamayı sürdürecektir.''
Kim olursan ol, ne yaparsan yap, bütün yüreğinle gerçekten bir şeyi istediğin zaman, Evren'in Ruhu'nda bu istek oluşur. Bu senin yeryüzündeki özel görevindir.