“Bağnazlık, düşünmemek demektir. Düşünmeye gerek duymamak demektir. Bağnazlık bilinçsizliktir.” demiş winston smith.
Ve bence ek olarak;
Bağnazlık sadece dinle ilgili olmaz;
Siyasette, kültürel konularda, toplumsal rollerde, hatta günlük hayatta bile görülebilir.(!)
Hoşgörü ile kalmak ümidiyle…
“Mutluluk yaralı büyüyen bir çocuk gibi. Bu yüzden hep tedirgin, hep kaçmaya hazır, hep ürkek bir misafir. Uzun bir ömrün sonuna gelebilenler ve genç hayatların bitişine tanık olanlar bu misafirin kıymetini iyi bilir. Kendi haline bırakmayı, geldiği vakit korumayı, çok üstüne gitmemeyi öğrenmiştir zira. İnsan nasıl yaşaması gerektiğini keşke bu kadar acıya hedef ve tanık olmadan öğrenebilse. Yeterince tanık oldum.
Ömrümün kalan kısmında mutluluk yanıma uğrarsa üzerine gitmemeye kararlıyım.”
Sayfa 437 - Gazeteci doğan d’nin veda yazısı·Kitabı okudu
“Benim inandığım düzende patron işçisine kahve ikram ederse dünya güzelleşir. Bu ikramın kıymetini bilen, başımın tacıdır. Bilmeyen asla yol arkadaşım olamaz.”
Şükürsüz, teşekkürsüz, gayretsiz insan bugün burada bizi mutsuz eder, yarın başka bir yerde kendi mutsuz olur.