3548

Evelyn Hugo’nun Yedi Kocası
7/10
·432 syf.··
2025 19. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2025 23:04
Evelyn’in yedi evliliği aslında yedi farklı “hayatta kalma stratejisi”dir. Gerçek aşkı bir erkekte değil, Celia’da bulur — ama toplum buna izin vermez. Evelyn’in tüm evlilikleri, aslında Celia’yı korumak, Celia’yla birlikte olabilmek veya onu kaybetmenin acısıyla baş etmek için yaptığı seçimlerdir. Kocalarından biri Harry Cameron ise hayatının en güçlü dostluğu, en güvenli limanı olur. Monique ile bağlantısı ise romanın sonundaki en büyük şok anıdır. Şimdi her koca hakkında ufak bir konuşup sonra asıl aşk hikayesini anlatacağım. Spoiler içerir ona göre devam edin. 1. Koca: Ernie Diaz (Kaçış & İlk Adım) Evelyn daha 14 yaşındayken Kübalı bir göçmendir; annesi ölmüş, babasıyla arası kötüdür. Hollywood’a kaçabilmek için mahalledeki iyi kalpli, yaşça büyük komşu çocuğu Ernie Diaz ile evlenir. Bu evlilik tamamen bir “kurtuluş bileti”dir, Los Angeles’a vardığında şöhret kazanmaya başladığında, Ernie’yi hızla geride bırakır; ilişkileri hiç romantik değildir. 2. Koca: Don Adler (Şöhret, Şiddet & İmaj Evliliği) Evelyn artık Hollywood’da yükselen bir yıldızdır. Don Adler ise popüler bir aktör; birlikte “mükemmel çift” algısı yaratırlar ve İmaj açısından ikisi için de mükemmel bir birliktelik gibi görünür. Evelyn Don’a gerçekten aşık olur ve ikisi evlenir. Ancak Don zamanla kıskanç, şiddet uygulayan, alkol sorunları olan birine dönüşür. Küçük kadınlar filminin galasından sonra Don’u aldatırken yakalar, Don bişeyleri açıklamak için Evelyn’in peşinden koşar ama çok da hevesli değildir nitekimde daha sonra Evelyn’e boşanma davası açar ve Evelyn Hollywood’dan dışlanır. 3. Koca: Mick Riva (Skandal & Manipülasyon) Mick, çapkınlığıyla ünlü bir şarkıcıdır ve Evelyn’e hayrandır. Evelyn, Celia ile giden ilişkisinin anlaşılmaya başlandığını düşündüğü için Mick Riva’yı manipüle edip
Evelyn Hugo’nun Yedi KocasıTaylor Jenkins Reid · Yabancı Yayınları · 20204,320 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kızlarım, ümitsiz hastalıkların, mukadder felaketlerin son bir ilacı vardır: tahammül ve tevekkül. Elemlerde bir gizli şevkat var gibidir. Şikayet etmeyenlere, kendilerini güler yüzle karşılayanlara karşı daha az zalim olurlar.
Sayfa 224·Kitabı okudu
Dolabımın bir köşesinde kırmızı kordelasıyla, ağır ağır solup sararmaktan başka bir şeye yaramayacak zannettiğim diplomam gözümde bir ehemmiyet almıştı. Bütün ümidim, pek makbul olduğunu söyledikleri bu kağıt parçasındaydı.
Sayfa 153·Kitabı okudu
Çalıkuşu
10/10
·542 syf.··
2025 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2025 02:00
Öncelikle, kitabın konusundan önce kitabın yazıldığı yayınevine ve okuduğum baskısına birkaç lafım var. Okuduğum kitaplarda genellikle yazım kurallarına ya da noktalama hatalarına hiç dikkat etmem fakat bu kitap beni bile çok sinirlendirdi. Editör neredeydi kardeşim? Kitabın yarısındayken Çalıkuşunu basan başka bir yayınevi var mı acaba diye internette gezindim ve bulsaydım kesinlikle alırdım fakat bulamadım. Hiç boşluk verilmeden yazılmış bir cümle ya da bir kelimenin tam ortasına konulan kocaman boşluklarla doluydu kitap.. ya da eski osmanlı’dan kalan kelimeleri numaralandırmışlar anlamlarına bakmak için fakat sayfanın aşağısında o numaraya denk gelen bir açıklama yazılmamış. O kadar illallah ettirdiler ki birdaha bu yayınevinden kitap almamaya karar verdim. Şimdi, bu aradan çıktığına göre incelemenin anlam ve önemine geçebiliriz. Çalıkuşu, Atatürk’ün başucu kitabıdır ve gençlere önerilmesini istediği romanlardan biridir. Atatürk bu eseri özellikle kadınların toplumdaki yerinin güçlendirilmesi açısından değerli bulmuş, Feride karakterini “Cumhuriyet kadınının öncül örneklerinden biri” olarak görmüştür. Feride’nin idealizmi, Anadolu’ya gidişi, eğitime adanmışlığı, hepsi Cumhuriyet’in hedeflediği aydınlanma ve eşitlik anlayışıyla örtüşür. Bu yönüyle Çalıkuşu, sadece bir bireysel hikâye değil, modernleşen Türkiye’nin sembolik romanıdır. Feride’nin cesareti, Atatürk’ün “Türk kadını her alanda eşit olmalıdır” düşüncesinin edebi bir yansıması gibidir. Roman, genç yaşta ailesini kaybeden Feride’nin yatılı okul yıllarından başlayarak, hayatının farklı evrelerini anlatır. Feride hem haylaz hem zeki bir kızdır; “Çalıkuşu” lakabını da arkadaşları ona bu hareketliliğinden dolayı takar. Okul yıllarında amcasının oğlu Kamran’a âşık olur. Kamran, sakin ve olgun biridir —
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,5bin okunma
Demek istediğim, acıya bağışıklık kazanmamızı sağlayacak bir yaşam tarzı olmadığını anlasak, her şey çok daha kolay olurdu. Mutluluğun doğasında acının da olduğunu. Biri olmadan ötekinin de olamayacağını. Tabii ki farklı düzeylerde ve miktarlarda. Ama hiçbir hayatta sonsuza kadar saf bir mutluluk içinde olamayız. Öyle bir hayat olabileceğini düşünmek ancak yaşadığımız hayattaki mutsuzluğumuzu büyültmeye yarar.
Sayfa 177·Kitabı okudu