Cansu

Cansu
9/10
·430 syf.··
2020 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2020 21:34
Bu sürükleyici kitabı okurken çoğu kez biraz duraksamak ve dinlenmek zorunda hissettim kendimi. Hiçbir abartı cümleye, kafa karıştırıcı imgelere yer vermeden sade ve akıcı bir dille anlatılan bu kitap gerçekleri oldukça hissiyatlı yansıtabilmişti. Savaşın, başta masum insanlar olmak üzere herkesten alıp götürdüğü onca şeyi bir kere daha görmüş oldum. Fakat beni kitapta en çok üzen şey kadınlara yapılan muameleydi. Günümüzde de pek bir gelişme gösteremediğimiz bir alan hakkında olabilecek en kötü deneyimleri okumak beni çok rahatsız etti. İslam devletine dönüştürülmüş ülkede kadınlara getirilen kısıtlamaları defalarca okudum; ne giyeceklerine karar vermekten alacakları temiz havaya kadar karışan bir sistemin başındakiler; kadınların sırtındaki yükü ne kadar ağırlaştırabilirse o kadar ağırlaştırmaya yemin etmişlerdi sanki. Anlatımı ve hikayesi oldukça iyi bir romandı.
Edebiyat
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Cansu

, bir kitap okudu
9/10
·430 syf.··
4 günde okudu
·
2020 16. kitabı
Khaled Hosseini
9.2/10 · 119,4bin okunma
İçimizdeki şeytan pek de kurmazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan yok... İçimizde aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak ihtiyadı var.
Sayfa 250·Kitabı okudu
Edebiyat
Bir insanın, bilgisi, düşünceleri, mantığı, ahlakı, hülasa her şeyiyle bir kül (bütün) olduğunu henüz anlayan yok. Bu muhtelif taraflar bir insanda ne kadar ayrı çehre gösterirse göstersin, bir noktada birleşir ve bir ahenk vücuda getirirler.
Sayfa 247·Kitabı okudu
Edebiyat
8/10
·254 syf.··
2020 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2020 16:25
Kitap geçmişte geçmesine rağmen şu geldiğimiz günde insanların pek de geliştiğini düşünmüyorum. O yüzden bu kitabı okurken halimize üzülmekten kendimi alamadım. Ancak biraz daha düşününce aslında “insan” özünün hala aynı olduğunu fark ettim, zaman ne kadar ilerlese de insanlık bu özden asla kopamıyor. Zekamızı, zamanımızı har vurup harman savuruyoruz; sonra da iflas ediyor, bir amacımız olduğunu sandığımız hayatta kocaman bir boşlukta buluyoruz kendimizi. Düşüncelerimizi, hareketlerimizi diğer herkesinkinden önemli görüyor, adeta karşımızdakinin bizden bir kelime fazla bilmesinden korkup kulaklarımız tıkalı bir şekilde sadece konuşuyoruz. Varlığımızı o kadar önemsiyoruz ki, bütün herkesten farklı olduğumuzu düşünmekten birbirimizin adi birer kopyası olduğumuzun farkına bile varmıyoruz. İşte Ömer’in ahbaplarından yola çıkarak farkına vardığım gerçek budur. Ömer’in de söylediği gibi, bizim bu hayatta yaptığımız fenalıkların tek sebebi bizim ahmaklığımızdır. Kendimizi düzeltemeyişimiz, kötüye meyilimiz hep tembelliğimizdendir. Biz ise içimizdeki şeytanın bizi yönettiğini sanıp kendimizi avutmaktayız sadece. İçimizdekini halletmeden dışarıya yönelip yardım eli uzatmayı deneriz ilk önce. Bu yüzden; Ömer’in Macide’yi sevdiğini sanmasının tek sebebinin de Macide’yi kendisini bu fenalıklardan çekip alabileceğini sanması, bir kurtarıcı beklemesi olduğunu düşünüyorum. Ancak yine gördük ki insana kendisinden başka kimse yardım edemez. Sabahattin Ali’nin her eserinde olduğu gibi bu eseri hakkında da yine bir sürü cümle sıraladım ancak söylemek istediklerinin zerresine erişemediğimi biliyorum. Okumadığım diğer eserleri için de sabırsızlanıyorum. İçimizdeki Şeytan Sabahattin Ali
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,9bin okunma