“İnsanlığın yeryüzünde çalışıp didinerek yarattığı her şey köpükten ibaret. İnsan faydalı bulduğu hayvanları evcilleştirdi, düşman saydıkların yok etti, toprağı yabani bitki örtüsündan arındırdı. Sonra da kendi yok oldu; ilkel yaşam insanın inşaat yine varsa silerek geri döndü; arazileri orman oldu, tarlalarını yabani otlar bürüdü sürülerini yıl yırtıcı hayvanlar süpürdü ve şimdi Cliff House kumsalında kurtlar geziyor.”
İçimizdeki şeytan pek de kurmazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan yok... İçimizde aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak ihtiyadı var.
Bir insanın, bilgisi, düşünceleri, mantığı, ahlakı, hülasa her şeyiyle bir kül (bütün) olduğunu henüz anlayan yok. Bu muhtelif taraflar bir insanda ne kadar ayrı çehre gösterirse göstersin, bir noktada birleşir ve bir ahenk vücuda getirirler.
“Bana öyle geliyor ki hakikatan yapabileceğimiz tek bir iş vardır o da ölmek. Bak bunu yapabiliriz ve ancak bu taktirde tüm irademizi tam bir şey yapmakla kullanmış oluruz.”