FAHRİYE ABLA
Hava keskin bir kömür kokusuyla dolar,
Kapanırdı daha gün batmadan kapılar.
Bu, afyon ruhu gibi baygın mahalleden,
Hayalimde tek çizgi bir sen kalmışsın, sen!
Hülyasındaki geniş aydınlığa gülen
Gözlerin, dişlerin ve ak pak gerdanınla
Ne güzel komşumuzdun sen, Fahriye abla!
Eviniz kutu gibi bir küçücük evdi,
Sarmaşıklarla balkonu örtük bir evdi;
Güneşin batmasına yakın saatlerde
Yıkanırdı gölgesi kuytu bir derede.
Yaz, kış yeşil bir saksı ıtır pencerede;
Bahçende akasyalar açardı baharla.
Ne şirin komşumuzdun sen, Fahriye abla!
Önce upuzun, sonra kesik saçın vardı;
Tenin buğdaysı, boyun bir başak kadardı.
İçini gıcıklardı bütün erkeklerin
Altın bileziklerle dolu bileklerin.
Açılırdı rüzgârda kısa eteklerin;
Açık saçık şarkılar söylerdin en fazla.
Ne çapkın komşumuzdun sen, Fahriye abla!
Gönül verdin derlerdi o delikanlıya,
En sonunda varmışsın bir Erzincanlıya.
Bilmem şimdi hâlâ bu ilk kocanda mısın,
Hâlâ dağları karlı Erzincan'da mısın?
Evde kalıp cehennemde maymunlara kılavuzluk etmekten beni alkoyacak ideal erkek şöyle bir şey olmalıydı:
Kibar olmalı her şeyden önce. Bana ve fikirlerime saygı duymalı, küfretmemeli. Düşünceli olmalı. Eğitimli olmalı. Zeki olmalı. Zengin olmasına gerek yok ama sorumluluk sahibi olmalı. Yalan söylememeli. Çapkın olmamalı..."
"Benden laf çıkmaz. Hani bak, piç kurusu Ali'yi söyledim mi?"
Ali'nin ismini duyduğum gibi kulaklarım alev aldı, cayır cayır yanmaya başladı. Ali ilkokuldan sonra aklıma bile gelmemişti. Fatih abinin nereden aklına gelmişti ki durduk yere? İç çekecek garsonun önüme servis ettigi dürüme baktım, iştahım beni hızla terk ediyordu. "
"O da nereden çıktı şimdi?"
"Hiç. Aklıma geldi.Ee, șimdilerde kızların sevgilisi çapkın Ali neler yapıyor?"
Telașla atıldım. "Nereden bilebilirim ki ben neler yaptığını?"
Bõyle panikleyince yalan söylediğimi düşünmezdi inşallah.
"O zamandan beri hiç görmedin mi?
" İlkokul mezuniyetinden sonra hiç görmedim. Ortaokulda başka okula gitti."
Fatih abi, "Vah vah. Üzülmüşsündür," dedi, benim adıma duyduğu abartılı ama sahte bir hüzünle.
"Ne üzüleceğim? Yıllardır aklıma bile gelmedi. İlkokul aşkı işte..."
Hay dilimi de eșek arısı soksun! Aşk ne? Aşk neeee???!!!!
"İlkokul aşkı, ha?" diye sordu.
"Așk dedimse... Çocuksu bir şey işte. Oyun arkadaşımdı."
Sonra Ezgi'nin oyun arkadaşı olmuștu. Ondan sonra da Gamze`nin. Pis Ali.