"En büyük tehlike, yani insanın kendi benliğini kaybetmesi, önemsiz bir şeymiş gibi sessizce meydana gelebilir; diğer tüm kayıplar, bir kolun, bacağın, beş doların, bir eşin, vs. kaybı mutlaka fark edilir."
“topluma söyleyecek birazcık yeni bir şeyleri bulunanlar, doğaları gereği, tabii kimi az, kimi çok, birer suçlu olmak zorundadırlar. Tersi durumda zaten sivrilmelerine olanak yoktur; öte yandan sürünün içinde kalmayı da yine doğaları gereği kabul edemezler, ki bence de kabul etmemek zorundadırlar.”
“Yalan her zaman bağışlanabilir; tatlı bir şeydir çünkü yalan, insanı önünde sonunda gerçeğe götürür. Burada insanın ağrına giden şey, onların yalan söylemeleri değil, söyledikleri yalana kendilerinin de inanmaları...”
“Her devrim egemen ve ayrıcalıklı bir sınıfı tasfiye ettiği ölçüde demokratik devrimdir. Bunu izleyen rejim ister istemez devrimi korumaya yönelik yasaların otoriterce uygulandığı, karşı devrim potansiyelinin önlemeye çalışıldığı, siyasal özgürlüklerin kısıtlandığı bir rejimdir. Bu yüzden böyle rejimleri birer ‘demokratik diktatörlük’ olarak niteleyebiliriz.”