Merve Karakaya

Merve Karakaya
@captainpathology
Bu profil benim kendimi takip ediş alanım olup hiç bir kaygı gütmemektedir..
Puan vermedi·272 syf.·
7 günde okudu
·
2018 56. kitabı
Frank T. Vertosick Jr.
9/10 · 1.274 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·516 syf.··
2018 55. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2018 01:46
Aradan zaman geçtikten sonra kitapların konularını hatırlasak da bize hissettirdiklerini unutuyoruz be yazık ki. İnceleme yazıp yazmamak arasında kalmıştım ama içinde bulunduğum hissiyatla bir şeyler karalamak istedim yine. Kitabın arka kapağını bile okumadan yine bir polisiye romana dalacağımı düşünmüştüm. Kendimi Konyada buldum. Daha önce bahsi geçen yerlerde gezmemden mi kaynaklanıyordu bilmiyorum ama Konyayı bende uyandırdığı maneviyat çok başkaydı. Kitapta kendimi Mevlanada gezerken buldum. Bahçedeki gül kokularını duydum. Ah bir bamya çorbası olsaydı da içseydik dedim Karen hatıralarında babasıyla çorbayı hazırlarken. Beynimizle algılayamadığımız bir aşktan bahsediyordu kitap. Öyle bölümler vardı ki acaba Karen psikiyatrik bir rahatsızlığa sahip de hayal dünyasında yaşayıp son cinayeti o mu işledi acaba diye düşünmedim değil.sayfalar aktıkça bunun yanlış bir düşünce olduğunu anladım. Tasavvuf pek de hakim olduğum bir konu olmadığı için yazılanları sorgulamaktan alıkoyamadım kendimi. Sonra Mevlanayı gezerken duvarda yazılan bilgilendirme yazıları aklıma geldi. Dünyevi şeylerden vazgeçtikleri yazıyordu. Sadece bir kap su ile bir odada günlerce kalabildikleri yazıyordu. Mahzenleri hatırlayınca olay gözümde daha kolay canlanıyordu. Sanırım okumaktan bu yüzden çok keyif aldım. Çoğu eleştiride sürekli babasının bırakıp gittiğine vurgu yapıldığını islamın böyle olmadığını yanlış anlatıldığından bahsediyorlardı ama kitapta anlatılan zaten islam değildi. “Mevlanaya dinini sorduklarında aşk diye cevap vermiş” diye bir satır okudum. Kitapta anlatılan şey aşktı. Babasıyla Şah Nesimin arasındaki bağı Şems ile Mevlana arasındaki aşk olduğunu anlamıştı Karen. Son sayfalarda da affetmişti babasını. Babasının ölümü ise bende apayrı bir hissiyat oluşturdu. Ahmet Ümit’in
Edebiyat
Bab-ı EsrarAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201842,7bin okunma
Puan vermedi·536 syf.··
2018 54. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2018 22:36
İnceleme yapmak için sabırsızlanmama rağmen bunları yazmak için kitabın üzerine biraz beklemek, kendimi dinlemek, Esra gibi, Patasana gibi düşünmek için kendime vakit ayırdım. Esra’ya büyük hayranlık besledim kitap boyunca. Çok güçlü bir kadın olduğunu düşündüm her satırı okurken. Patasana ile çok benziyorlardı birbirlerine. Esranın yaşamına üzülmekten alıkoyamadım kendimi. Orhan yüzünden aşka bu kadar çekinmesi benim bile canımı yaktı. Kitapta üç cinayet varken çoğu zaman katili düşünmeyi bırakıp Esra ve Eşrefin sonunu hayal ettim kendimce. Kazıyı düşündüm , tabletleri, yaşamlarını. Sanırım Ahmet Ümit abimiz de aynı şeyi düşünmüş olacak ki cinayetten çok günlük yaşantının üzerine daha çok durmuştu. Cinayet hep arka planda birisi nasıl olsa çözecek diye bekledi durdu ve bu hiç bir şekilde rahatsızlık vermiyordu bana. Okurken kendimi kazının içinde hissettim. Olayları birlikte yaşıyormuşuz gibi hissettim. Bir olay bir tablet çevirisi olarak giden kitabın bölümler ilk başta iki ayrı kitabı aynı anda okuyormuş hissiyatı yaratıyordu. Açıkçası bölümlerin sonu bağdaştırılmaz diye bekliyordum yanılmışım. Bu arada katilin kim olabileceği hakkındaki tahminimde yanılmamışım:) ilk kitabından olsa gerek en az şüphe duyulacak fakat aykırı tipleri seçiyor yazarımız diye düşünmüştüm. Doğru tahminde bulunamamak keyifli fakat ben bunu biliyordum demek daha keyifli sanırım. Şimdi bıraksalar bütün kitabı burada anlatırım. Sanırım bütün romanlarını okumalıyım :)
PatasanaAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201229,3bin okunma