bak şu gökyüzüne ne görüyorsun,mailiklerden oluşan bir deniz... gözlerinle içine girmeye çalış;o mailikleri yırtmak için uğraş,ne görüyorsun?mai...daima mai.. değil mi?sonra,bak ayağımızın altındaki toprağa,ne buluyorsun?dönmüş, simsiyah bir renk...of!..o siyah tabakaları parçalayarak içine bak;in,in,in ne kadardır inebilmek mümkünse o kadar in;ne buluyorsun?siyah..daima siyah değil mi?işte böyle bir şey yazmak istiyorum ki yukarı bakılsa Mai ve daima mai; aşağı bakılsa siyah daima siyah...
-insanlar yolculuklardan geri dönerler dedin.evet geri dönerler elbet. ancak geride bıraktıklarını çoktan unutmuş olurlar.
-iyi olan hiçbir şey unutulmaz; ben seni asla unutmayacağım.
beni teselli edecekler ve birtakım sözcükler söyleyecekler, sözcükler, sözcükler; fakat ne yardımı dokunabilir ki sözcüklerin bana? biliyorum, ondan sonra yine yalnız olacağım. ve insanların arasında yalnız olmaktan daha korkunç bir şey yoktur.