O hasta ruh, bir kristal parçasıdır ki üzerine şiirin ışığı isabet etsin, irdelemek mümkün olmayan renkler gösterir ve gözleri kamaştırır. onların ne olduğunu anlamak için onu parlatan ışık ile kendisinin arasına elinizi koymaktan sakınınız; yoksa gözünüzün önünde kalacak olan sönük, donuk bir cam parçasından başka bir şey kalmaz.
bak şu gökyüzüne ne görüyorsun,mailiklerden oluşan bir deniz... gözlerinle içine girmeye çalış;o mailikleri yırtmak için uğraş,ne görüyorsun?mai...daima mai.. değil mi?sonra,bak ayağımızın altındaki toprağa,ne buluyorsun?dönmüş, simsiyah bir renk...of!..o siyah tabakaları parçalayarak içine bak;in,in,in ne kadardır inebilmek mümkünse o kadar in;ne buluyorsun?siyah..daima siyah değil mi?işte böyle bir şey yazmak istiyorum ki yukarı bakılsa Mai ve daima mai; aşağı bakılsa siyah daima siyah...
-insanlar yolculuklardan geri dönerler dedin.evet geri dönerler elbet. ancak geride bıraktıklarını çoktan unutmuş olurlar.
-iyi olan hiçbir şey unutulmaz; ben seni asla unutmayacağım.