CASSIUS
Senin yüreğin uyuşmuş, Casca;
Bir Romalıda olması gereken hayat kıvılcımı
Yok sende, ya var da kullanmıyorsun.
Betin benzin uçmuş, kendinden geçmişsin,
Korkulara düşüp, afallayıp kalmışsın
Göklerin bu garip taşkınlığı karşısında.
Ama asıl kaynağına gidersen işin,
Nedir dersen bu ateşler, gezen hortlaklar;
Niçin çığrından çıkıyor kurtlar, kuşlar;
Niçin düşünür oldu yaşlılar, deliler, çocuklar;
Niçin düzeni, yapısı, ilk kalıbı
Değişip de bunların,
Olmayacak şeyler çıkıyor ortaya, niçin?
Bunu sorunca anlarsın ki tanrılar,
Yeni ruhlar üfleyerek hepsine
Birer korku ve uyarma aracı yapıyorlar onları
Korkunç bir devrim oluşurken.
Şimdi, Casca, bu belalı geceye çok benzeyen
Yıldırımlar, şimşekler saçan, mezarları deşen,
Kapitol'ün aslanı gibi kükreyen,
Bir adamın adını söyleyeyim mi sana?
Kendisi senden benden güçlü olmayan bir adam,
Ama büyüdükçe büyüyüp dev kesilmiş,
Bu esrarlı gök parlamaları gibi
Korku salar olmuş insanlara.
CASCA
Caesar'ı kastediyorsun, değil mi Cassius?