10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 207. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 14:21
Roma tarihinin en ünlü kesitini yorumlayan Shakespeare doğaüstü motiflere neden böyle çarpıcı bir rol vermiştir oyunda? Bu durumu, eleştirmenlerin çoğunun yaptığı gibi, ortaçağlardan miras kalan mikrokozmos/makrokozmos kavramlarıyla, yani insan dünyası ve evren arasında paralel- lik kurma alışkanlığıyla açıklamak yeterli midir acaba? Doğal dengelerin bozulduğunu simgeleyen fırtına ile suikastın devlet düzeninde meydana getirdiği kargaşa arasındaki bağ yadsınamaz kuşkusuz. Ancak başlıca karakterleri tarih kitaplarından tanıdığımız, "gerçek” kişiler olan bu oyunda, fe- laketleri önceden haber veren doğaüstü işaretlere böyle güçlü bir vurgu yapılmasının başlı başına ironik bir işlevi olsa gerek. Oyunun vurgu yaptığı diğer bir nokta ise görüntü ile ger- çek arasındaki olası karşıtlıktır. Shakespeare'in Romalıları, dünyaya yansıttıkları imaj konusunda son derece duyarlıdırlar. Bu da beraberinde rol yapmayı getirir; insanların karşısı- na uygun bir yüz takınarak çıkmayı gerekli kılar. Oyundaki karakterler birer "oyuncu” olduklarının bilinciyle hareket etmektedirler. Brutus'la Cassius oynadıkları rollerle tarihe geçeceklerine, gerçekleştirdikleri eylemin adlarını ve ünlerini ilelebet yaşatacağına inanırlar. Dahası, kendilerinin Roma tarihinde oynadıkları dramatik rolün gelecekte aktörler tarafından tiyatro sahnelerinde canlandırılacağından emindirler:
Hayata Dair
Julius CaesarWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,9bin okunma
7/10
·312 syf.··
2026 90. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 19:50
Kitap bir ön novella ve burada devam şeklinde yazılmış . Ön novella mutlaka okunmalı bazı durumlarda gerekmez ama burada şart oluyor . Puanlama benim için çok zor oldu öncelikle konu zordu fakat güzeldi . Asıl problem saçma atlayan karakter gelişimleri oldu olmasa bu konuya puanım çok yüksek olurdu . Selene 23 yaşında pek güzel kızımız 15 yaşındayken yargıç babası ve avukat annesi evlerinde kız izlerken öldürülüyor o güvenli oda sayesinde kurtuluyor . En yakın arkadaşının yargıç babası aile dostu kıza kol kanat geriyor ama kızda tabi travmanın hası var . Sıkıntılı ruh hali var tatminsiz seks hayatı var üç senelik saman gibi ilişkisi var . Bir şekilde öğrenip girdiği çok elit bir kulüpte Cassius Wolf ile tanışıyor . Cassius Wolf bir nevi tanrı gibi babasından 8 sene önce devir aldığı mafya babalığını sürüyor . Bazı yazacaklarım spoiler gibi ama değil zira kitabın başından itibaren biliyoruz durumu . Cassius 8 sene önce babasına kendini kanıtlarken bunlar hakkında bilgi sahibi belli yargıçları bizzat öldürüyor . Tabi bunlardan biri Seelene 'nin anne babası yani adam kızın kim olduğunu biliyor . İlk novella bunların kulüpte karşılaşıp kızın üç gün boyunca adamın kölesi olarak takılması ile geçiyor . Kızın yapışkan erkek arkadaşı ayrılığı kabul etmeyip kulübe gelince kızda adamı kurtarmak için konuşunca Cassius kızı bir seneliğine yolluyor . Ana kitap bu bir senenin bitiminde başlıyor zaten . Selene bu bir sene boyunca asla Cassius'un tasmasını çıkarmıyor hayvan gibi kendini eğitiyor zaten Harvard Hukuk okuyor . Bir sene dolduğu gün kız hemen adama gidiyor .Bu noktadan itibaren adam kızı hayatının merkezine hatta örgüte dahil ediyor . Bunların hepsi tamam ama kız sanki on senelik ajan olay çözücü manyak bir şey olarak sunuluyor bize . Yavaş yani burada anlatılan gibi
RuinElizabeth Knox · Independently published · 01 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Küllerinden Doğan Bir Devrim
9/10
·552 syf.·
2025 17. kitabı
Sabah Yıldızı, Pierce Brown’ın Kızıl İsyan serisinin üçüncü kitabıdır. Altın Oğul’un o yıkıcı sonundan sonra, bu roman yıkılmış bir liderin küllerinden doğuşunu ve tüm Güneş Sistemi’ni kapsayan topyekûn bir devrimi konu alıyor.  Kitap, Altın Oğul’un travmatik finalinin ardından Darrow’un fiziksel ve psikolojik olarak en dipte olduğu noktada başlıyor. Dokuz aylık bir esaret ve işkence sürecinden sonra Ares’in Oğulları tarafından kurtarılan Darrow, bıraktığından çok daha bölünmüş, kaotik bir direniş bulur. Bu kitapta artık sadece Altınların arasına sızmış bir ajan değil; tüm ezilen renklerin umudu, isyanın resmi lideri ve "Azrail" kimliğiyle gerçek bir simgedir.  Bu kitapta Darrow artık öfkeyle hareket eden bir intikamcı değil; her hamlesinin maliyetini hesaplayan olgun bir lidere dönüşüyor. Darrow’un eski düşmanlarıyla (Cassius gibi) kurduğu ilişkiler, "eski düşmanlar gerçek dost olabilir mi?" sorusunu derinlemesine sorgulatıyor. Romanın ana felsefesi, tiranlığı yıkmanın kolay; ancak onun yerine adil bir sistem inşa etmenin ne kadar zor olduğu etrafında dönüyor. Simdi burda aslında seri bitiyor gibi fakat 2 yil sonra yazar 4. kitabı yayımlıyor. Yeni kitapta ise 10 yıl sonrasını anlatıyor. Tabi burada ayrıntı vermeyeceğim. Ben 3 kitabıda keyifle okudum. Fakat 4. kitabı okumak için biraz kendime zaman tanıdım zira kitaplar giderek daha kalınlaşıyor. Ama distopik sever bir okuyucu olarak bu beni tabii ki yıldırmaz. Sizi de yıldırmasın. Şimdiden keyifli okumalar.
1000Kitap
Sabah YıldızıPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20161,290 okunma
Julius Caesar
Puan vermedi·168 syf.··
2026 33. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 12:17
Shakespeare’in Julius Caesar’ı, sadece tarihin en meşhur suikastını anlatmaz; gücün insan ruhunu nasıl eğip büktüğünü, politikanın o kirli koridorlarında erdemin nasıl can verdiğini gözler önüne serer. Oyunu bitirdiğinizde elinizde kalan şey siyah ya da beyaz bir hikaye değil, insanı kendi vicdanıyla baş başa bırakan gri bir alandır. ​Hikayenin fitilini ateşleyen, perde arkasındaki o asıl sinsi zekayla, yani Cassius ile başlamak gerekir. Cassius, edebi anlamda tam bir manipülasyon ustası, arka plan fitneciliğinin kitabını yazmış bir karakterdir. Onun Sezar’a olan kuyruk acısı ve kişisel hırsları olmasaydı, belki de tarihin akışı değişmeyecekti. Cassius, Brutus’ün asil, temiz duygularını ve cumhuriyet aşkını o kadar profesyonelce ilmek ilmek işler ki, kendi şahsi kinini Brutus’e "halkın ve Roma’nın kurtuluşu" diye yutturmayı başarır. ​Burada oyunun en trajik figürü olan Brutus çıkar sahneye. Brutus’ü halkı için, ülkesi bir monarşiye evrilmesin diye elini taşın altına koyduğu için haklı ve asil bulmamak elde değildir. O, Sezar’ı şahsi bir düşmanlıktan değil, "Sezar’ı severim ama Roma’yı daha çok severim" diyerek, tamamen idealleri uğruna hançerler. Fakat Brutus’ün en büyük trajedisi, temiz kalpli bir idealistin kirli siyaset arenasında asla hayatta kalamayacağı gerçeğidir. Halkına ve insanlığa olan aşırı, saf güveni; mantığa oynayan hitabeti onun sonunu hazırlar. ​İşte tam o kırılma noktasında, siyaset sahnesinin dâhisi Marcus Antonius devleşir. Brutus’ün en büyük hatası, Antonius'a o cenaze kürsüsünü bırakmak olur. Antonius'nun o muazzam nutku ve ardından hamleleri tam bir edebi şaheserdir. Brutus halkın mantığına hitap edip kaybederken; Antonius duyguya, Sezar’ın kanlı pelerinine, bedenindeki yara izlerine ve vasiyetine oynayarak kalabalıkları galeyana getirir. "Brutus
Alıntı
Julius CaesarWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,9bin okunma
Puan vermedi·97 syf.··
2026 95. kitabı
Bugün size sadece bir kitapla değil, adeta bir tiyatro sahnesiyle geldim. Gaius Flavius Divinus ’un kaleminden çıkan Nero Tragedyası, hepimizin o “Roma’yı yakan adam” olarak bildiği Nero’yu alıp, karşımıza bambaşka bir derinlikle çıkarıyor. Kitabı okurken kendimi bir anda o antik dünyanın hem soğuk gerçekliği içinde hem de tiyatral bir atmosferin tam ortasında buldum. Modern bir tragedya denemesi diyebiliriz buna; sanki Shakespeare’in o kadim ruhu günümüzde yeniden canlanmış gibi... Nero’yu hep yüzeysel bir imajla tanıdık ama bu eser o maskeyi düşürüyor. Karşımızda; kibrine hapsolmuş, liyakatsizlik sancısı çeken ve aslında içten içe büyük bir beceriksizlikle boğuşan bir “Princeps” var. Kitap, Roma’nın o görkemli ama bir o kadar da yozlaşmış sokaklarında gezdirirken bize şunu fısıldıyor: İktidar sadece bir taht kavgası değil, insanın kendisiyle kurduğu en tehlikeli, en keskin ilişkidir. Beni en çok etkileyen kısım ise karakterlerin derinliği oldu. Bilgeliğiyle yorgun düşmüş bir Seneca, gerçekleri o meşhur kahkahalarının ardına saklayan tek dürüst ses Soytarı ve manipülasyonun kitabını yazmış Cassius Crispus... Her biri Nero’nun zayıflıklarını öyle bir aynalıyor ki, hikâye bir tarih anlatısı olmaktan çıkıp insan ruhunun en karanlık dehlizlerine iniyor. Her karakter kendi gerçeğini haykırıyor ve ortaya çok sesli, kaçınılmaz bir son çıkıyor. Divinus, antik dünyanın o kendine has dilini hiç bozmadan, bize aslında çok tanıdık, evrensel bir insanlık halini sunmuş. Eser, hem tarih meraklıları hem de dramatik anlatı sevenlerin ilgisini çekebilecek türden. Yazarımızın emeğine sağlık. İyilikle ve kitapla kalın.
Nero TragedyasıGaius Flavius Divinus · Harmonia Yayınevi · 20266 okunma
En iyi distopya??
Puan vermedi
O KADAR GÜZELDİ Kİİ Bu kadar güzel bir üçleme okumayı uzun zaman olmuştu. Ve bu seri her yönden harikaydı, akıcılık, karakterler, diyologlar, savaşlar..beni en çok etkilenen kitap altın oğul olur sanıyordum ta ki sabah yıldızını okuyana kadar. Ters köşe olmaya bayılan biri olarak bu kitap beni büyüledi. Öncelikle karakterlerden bahsetmek istiyorum. İkinci kitapta Roque'un ihaneti beni kahrettiği için ölümü beni daha çok etkiledi, Darrow'un onun için yıkılışı da çok gerçekçiydi. Kendini suçlaması, daha çok sevmeliydim demesi beni mahvetti. Ve kitapta ennnn sevdiğim sahne Cassius ve Darrow'un eğitimdeki anılarını izledikleri an. Onların arasındaki düşmanlık o kadar iyi yazılmıştı ki Darrow'un bir türlü ona kötü his besleyememesi, Cassiusun da affedememesi... Bilmiyorum arkadaşlıkları beni çok etkiledi. Sevro'nun öldüğünü sandığım an kalbim durdu resmen. Seride en sevdiğim karakterlerden biridir. Victra ile evlenmeleri hele ki?? Şok oldum. Kısrak ve Darrow'un iyi bir sonu kesinlikle hak ettiğine inanıyorum ve o yüzden sonunu beğendim. Lakin Darrow'un kitabın bir noktasından sonra kendi ideallerini, insan yaşamına önem veren kişiliğinin yok olduğunu görmek beni çok üzdü. Kızılların ölmesine göz yumup nükleer bombalar yüzünden ölenlere ise savaş bunu gerektirir demesi??? Nerede benim Darrow'um yani.
Sabah YıldızıPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20161,290 okunma