Bize ettikleri muamele küçük düşürmeyi ve direncimizi kırmayı amaçlıyordu. Ama neye direnecektik ki?
Bizler casus değildik, gizlemek istediğimiz hiçbir istihbarat bilgisine sahip değildik, bir düşman ordusunun askerleri değildik. Yoksa öyle miydik? Eğer bu adamların gözlerinin ta içine baksam, orada bir insanoğlunun bana geri baktığını görebilecek miydim? Göremeyeceksem, ne olacaktı o zaman?
Kendimi, bizleri toplayıp buraya getiren adamların yerine koymaya çalıştım. Ne düşünüyorlardı acaba? Amaçlan neydi?
Bu amacı nasıl gerçekleştirmeyi ümit ediyorlardı?
Asima bakılacak olursa memleketi Edirne’ye gidiyor olması ayn
bir memnuniyet yaratmıştı. Edirne’ye gittiğinde Mehmed Şükrü
Paşa’yı görme ihtiyacı hissetmedi. Diğer askerler ne yapıyorsa aynısını yapmak istiyordu. Askerlik yaptığı tabura, Edirne civarında
siper kazma görevi verilmişti. Sürekli siper kazıyorlardı, o ittihat ve
Terakki Fırkasının kudretli ismi Talat değil, kendi ifadesiyle Vasıf
oğlu Talat’tı. Cüssesi ve tavırları nedeniyle diğer askerlerin dikkatini
çekmiş» hatta casus olduğundan şüphelenilmişti.
"CIA'in casus kovanı" diye nitelenen başkent hangisi biliyor musunuz? Ankara.
Anlattıklarım size hezeyan gibi mi geliyor? Liderleri, kahramanları, yurtsever, hak yolda emin adımlarla yürüyen, davasının bayrağını taşıyan, ne yaptığını bilen, ezelden beri hür yaşamış, hür yaşayan, iradesi kuvvetli, doğru bildiğinden şaşmayan, bedel ödemiş, alnı öpülesi... kişileri töhmet altında bırakıyorum belki?
Öyleyse kendinize şu sualleri sorunuz: Seçimlere neden seçme kabiliyeti kazandırılmamış yığınlarla gidiliyor ve sandıktan hep liyakatsizler çıkıyor?
Sanat alanında mükafatlar niçin kifayetsizlere takdim ediliyor? Memleketinizde birileri nasıl birdenbire servet sahibi oluveriyor?..
Türkiye'nin iyiliğini düşünmek imkansız veyahut yasak mıdır?
Türk toplumu Türk toplumunu beğenmeyen insanlardan oluşuyor. Bu biraz tuhaf değil mi?
Belki de hakikat ile aranızdaki engel bizzat sizin bünyenizdedir? Bunu bir düşününüz lütfen: Sizi kim tanımladı?
"Geçen ay tesadüfen iki uçağın birden düşmesi yüzünden, artık tren yolculuğunu tercih ediyor. Bu çok saçma. Risk aslında değişmedi; bu bir bulunabilirlik yanlılığı."
"Kapalı mekandaki kirlenmenin risklerini azımsıyor , çünkü bu konuda medya çok az haber yapıyor. Bu bir bulunabilirlik etkisi, istatistiklere bakması gerekiyor."
"Son zamanlarda çok fazla casus filmi seyretti, bu yüzden her yerde kumpaslar
görüyor."
"Bu CEO art arda çok sayıda başarıya ulaştığından, başarısızlık aklına rahatlıkla gelmiyor. Bulunabilirlik yanlılığı, kendinden aşırı emin olmasına yol açıyor."
...
Bulunabilirlik kısa yolunu, olayların sıklığını "örneklerinin akla gelme rahatlığı"na göre belirleme süreci olarak tanımladık.
...
Bulunabilirlik kısa yolu da diğer yargı kısa yolları gibi, bir soruyu ötekiyle ikame eder... Soruların birbirinin yerini alması, kaçınılmaz olarak sistematik yanlışlar üretir.
...
Dikkatinizi çeken çarpıcı bir olay bellekten kolayca çıkarılacaktır.Hollywood ünlüleri arasındaki boşanmalar ve politikacıların seks skandalları çok fazla ilgi çeker ve örnekleri kolaylıkla akla gelir. Bu yüzden hem Hollywood boşanmalarının hem de politikacıların seks skandallarının sıklığını abartmaya
yatkın olursunuz.
Dramatik bir olay, ait olduğu kategorinin bulunabilirliğini geçici olarak artırır. Medyada geniş yer verilen bir uçak kazası, havayollarının güvenliğiyle ilgili düşüncelerinizi geçici olarak değiştirecektir. Yol kenarında yanan bir araba gördükten sonra kazalar zihninizi bir süre meşgul eder ve dünyayı daha tehlikeli
bir yer olarak görürsünüz.
• **Kişisel deneyimler, resimler ve canlı örnekler, başkalarının başına gelen olaylardan ya da salt sözcükler veya istatistiklerden daha kolay bulunabilir. Sizi etkileyen bir adli hata, adalet sistemine inancınızı