umut kalkan

umut kalkan
@catavedas
panta rhei / gnothi seauton
avukat
marmara üniversitesi / hukuk fakültesi
adana
40 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı

umut kalkan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·354 syf.·
2021 4. kitabı
Anonim
8.2/10 · 376 okunma
Reklam
“kalbimdeki öz, bir pirinç tanesinden, bir arpa tanesinden, bir hardal çekirdeğinden, bir şyamaka çekirdeğinden daha küçüktür. kalbimdeki öz yeryüzünden, hava boşluğundan, gökyüzünden, bütün dünyalardan daha büyüktür.” | çhandogya upanishad.
Sayfa 120 - iş bankası kültür yay., i. basım, ekim 2008, istanbul.·Kitabı okudu
Felsefe
Puan vermedi·120 syf.··
2021 3. kitabı
laozi; platon, campanella, thomas moore gibi ideal yöneticinin nasıl olması gerektiği üzerine çok fazla kafa yormuştur. hattâ "tao te ching", ontolojik veya teolojik bir metin değildir, büyük oranda etik ve politik bir metindir. tao te ching'in metinlerinin hemen hepsi ideal hükümdarı tasvir eder, hükümdarın bağlı kalması gereken politika ve etik önermeleri ifade eder. etik ve politika, ilkçağ filozofları tarafından tamamen birbirlerinden ayrı tutulmuş felsefî disiplinler değildi. platon'un politeia'sında etik ve politika birbirine sıkı bir şekilde bağlanmış, örneğin, ideal bir filozofun "ahlâkî" incelemesi yapılmadan "bir devlet nasıl olmalı ve nasıl yönetilmeli" sorularına yanıt verilmemiştir. aynı şekilde aristoteles, nikomakhos'a etik'te "etik"i izah ederken "mutluluğu" temel almış, politikanın da "genelin mutluluğunu sağlama bilimi" olduğunu söylemiştir. dolayısıyla, eğer etik ile mutluluk ve politika ile mutluluk arasında bağ varsa, bu durumda etik ile politikanın arasında da aristoteles'e göre bağ olduğunu söyleyebilmemiz tabiî olduğu kadar gereklidir de. aynı şekilde campanella'nın civitas solis'inde ve thomas moore'un utopia'sında, yöneticilerin ve kamu hizmeti görenlerin erdemli olmaları gerektiği sıklıkla ifade edilir ki, "erdem" kavramı bizatihi etik bir meseledir. görülüyor ki onlar da politika ve etik arasındaki tabiî bağı kabul etmişlerdir. tao te ching'de de etik ve politika arasındaki bağ fevkalâde sıkı tutulmuştur. her ne kadar laozi, konfüçyüsçülüğe, dolayısıyla "politika" ve "etik"in doktrinleştirilmesine (kendi ifadesiyle katılaştırılmasına) ve insanlara dayatılmasına karşı çıkmış olsa da kendisi de ahlâk vaz'etmekten kurtulamamıştır. nitekim bu her zaman böyle olmak zorundadır: mesele insan olduğu vakit ahlâktan söz etmemek mümkün değildir.
Felsefe
Tao Te ChingLao Tzu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20172,526 okunma
Puan vermedi·235 syf.··
2021 2. kitabı
felsefî bir kavram olarak ortaya çıkmış "üst-insan"ın, teoriden pratiğe geçirildiği vakit bir insanı yıkıma götürmesinin zorunlu oluşunun poetik bir anlatımı. bilmenin, daha doğru bir ifadeyle, "farkında olmanın" getirdiği zorunlu yalnızlık, "toplumsal bir varlık" olarak nitelendirilen insan için yıkımdan başka ne getirebilir ki? nietzsche, bilimin ve bilmenin yıkıcılığını zamanında teşhis edebilmişti. bu yıkıcılığı engelleyebilmek için sanat ve özellikle de felsefeye görevler yüklemişti. onun kurduğu medeniyet tasvirinde, felsefenin dengeleyici ve frenleyici bir rolü vardı. dozunda bir metafiziği ve hattâ mistisizmi bile gerekli görüyordu. aksi hâlde bilim ve bilme hırsının yok edici özelliklerinin dizginlenemeyeceğini ifade ediyordu. nitekim, i. ve ii. dünya savaşı bize nietzsche'nin haklılığını göstermiştir. bu, işin medeniyet kısmı. bir de bireysel kısmı var. her ne kadar bilgeler gücün nicelikte değil de nitelikte olduğunu söyleseler de, "ayaktakımı" denilen kesimin sahip olduğu gücü yadsıyabilmek mümkün değildir. bu öyle bir güçtür ki, ya kendisi mahvolur ya da başkasını mahveder, bunun üçüncü bir sonucu yoktur. nitekim genelde toplum denilen canavar başkalarını mahveder. işte, üst-insan, karşısına zorunlu bir düşman olarak çıkan toplumu, kendi olarak ve kendi inançlarına bağlı kalarak, kendinden hiçbir şekilde taviz vermeksizin alt etmek gibi bir göreve zorunlu olarak sahiptir. yani, ya bu kişi toplumu alt edecek ve kendi ahlâkî standartlarına yükseltecek ya da toplum onu yok edecek. açık deniz kenarında, bu zorunlu mücadelenin romanıdır. bireyin toplum tarafından nasıl mahvedildiğini ilmek ilmek dokuyarak anlatır. [not: kanaatimce, bu romanın mütemmim cüz'ü niteliğinde olan bir balzac romanı var: tılsımlı deri. bu romanda da toplumun bireyi nasıl mahvettiği
Edebiyat
Açık Deniz KenarındaAugust Strindberg · Everest Yayınları · 2016102 okunma