Red Wedding, Game of Thrones evreninde umudun en sessiz şekilde öldüğü andır. Bir düğün masasında başlar her şey. Şaraplar doludur, sözde barış sağlanmıştır. Robb Stark geleceğe inanır, Catelyn Stark ise içten içe huzursuzdur. Ama kimse yaklaşan sonu gerçekten görmez. Sonra müzik değişir. O an, sadece bir katliam başlamaz; güvenin kendisi öldürülür. Misafirlik, gelenek, onur… hepsi birkaç saniye içinde anlamını yitirir. Roose Bolton’ın soğuk ihanetiyle birlikte, izleyiciye tek bir gerçek kalır: Bu dünyada en büyük hata, güvende olduğunu sanmaktır.
Film
“Brandon kılıcını severdi. Kılıcını bilemeyi severdi. ‘Kılıcımın, bir kadının bacaklarının arasını tıraş edecek kadar keskin olmasını isterim,’ derdi eskiden. Kılıcını kullanmayı nasıl da severdi. Bir keresinde bana, ‘Kanlı bir kılıç güzel bir şeydir,’ demişti.” “Onu tanıyordunuz,” dedi Theon. Fener ışığı, kadının gözlerinin alev almış gibi görünmesine sebep oluyordu. “Brandon, kocamın babası yaşlı Lord Dustin tarafından Höyükler’de himaye edildi ama zamanının çoğunu Dereler ’de at sürerek geçirdi. At sürmeyi severdi. Kız kardeşi de ona benzerdi. O ikisi, bir çift sentordu. Ve Lord babam, Kışyarı vârisine ev sahipliği yapmaktan çok hoşnuttu. Babamın Ryswell Hanedanı için büyük ihtirasları vardı. Bekâretimi, yolu bize düşen herhangi bir Stark’a sunabilirdi ama buna gerek yoktu. Brandon, istediğini almak konusunda asla utangaç değildi. Şimdi yaşlıyım, kuru bir şeyim, uzun zamandır dulum, ama Brandon’ın bana sahip olduğu geceyi ve onun erkekliğine bulaşan bekâret kanımın görüntüsünü hâlâ hatırlıyorum. O görüntüyü Brandon da sevmişti sanırım. Kanlı bir kılıç güzel bir şeydir, evet. Canım acımıştı ama tatlı bir acıydı. Bununla birlikte, Brandon’ın Catelyn Tully’yle evleneceğini öğrendiğim gün... çektiğim acının tatlı bir tarafı yoktu. Sana yemin ederim ki, Brandon, Catelyn’i asla istemedi, birlikte geçirdiğimiz son gecede bunu bana söyledi... ama Rickard Stark’ın da büyük ihtirasları vardı. Vârisini kendi tebaasından birinin kızıyla evlendirerek gerçekleştiremeyeceği güneyli ihtiraslar. Daha sonra, babam beni Brandon’ın kardeşi Eddard’la evlendirme umudu besledi ama Catelyn Tully onu da aldı. Ben, genç Lord Dustin’le kaldım, Ned Stark onu benden alana kadar.” “Robert’ın Ayaklanması...” “Robert ayaklandığında ve Ned Stark sancaklarını çağırdığında, Lord Dustin ve ben
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Kılıçların Fırtınası - Kısım 2 syf 93 ... "Unutuyorsun. Benim babamın dört oğlu var." Catelyn unutmamıştı; bu gerçeği görmek istemiyordu ama gerçek oradaydı işte. "Bir kar, bir Stark değildir." "Jon, Kışyarı'nı bir kez bile görmemiş küçük bir Vadi lordundan daha fazla Stark'tır." Catelyn - Robb

İrem

@iremstark_
·
Jon Snow.
“O gerçek bir Stark değildi, hiç olmamıştı... ama bir Stark gibi ölebilirdi. Lord Stark’ın dört oğlu var desinler istiyordu. Üç değil.
`game of thrones`: `kültürel ve tarihsel mozaiği ` `george r.r. martin`'in `westeros` ve `essos`'u, bir “`tarih kokteyli`” gibi. ingiltere'nin güller savaşı, osmanlı fetihleri, türk-moğol bozkır kültürü, viking yağmacılığı, bizans entrikaları ve uzak doğu'nun egzotik izleri, bu evrende birleşiyor. 1. `stark ailesi` – `kuzey'in vikingleri & anglo-saksonlar` • tarihsel ilham: vikingler, anglo-saksonlar, york hanedanı • özellikler: winterfell, karla kaplı kuzey kaleleri; “kış geliyor” mottosu = doğayla mücadele felsefesi; eski tanrılar = kelt ve iskandinav paganizmi * eddard stark, onuru için kılıcını çekiyor, viking jarlı gibi; ama king's landing'in entrikalarına yenik düşüyor. 2. `lannister ailesi `– `habsburg altın entrikaları & fransız soyluları` • tarihsel ilham: habsburglar, lancaster hanedanı, medici • özellikler: altın zenginliği, şatafat, ensest evlilikler, politik entrika * tywin lannister, altınla taht oyunları oynuyor; cersei ve jaime'nin yasak aşkı sarayı karıştırıyor. 3. `targaryen ailesi` – `osmanlı, bizans ve roma` • tarihsel ilham: osmanlı (1453 istanbul fethi), bizans, antik roma, mısır firavunları • özellikler: ejderhalar = toplar ve savaş gücü, kızıl kale = topkapı sarayı, iç çekişmeler = şehzade kavgaları * daenerys, doğudan yükseliyor, ejderhalarıyla fetihler yapıyor; ama hanedan içi çekişmeler her an tehdidi artırıyor. 4. `baratheon ailesi` – `norman fatihleri & ingiliz` iç savaşları • tarihsel ilham: norman fethi (1066), güller savaşı • özellikler: fırtına burnu = ingiltere'nin rüzgârlı şatoları, kaba kuvvet ve taht hakkı mücadelesi * robert, balyozla tahtı alıyor; ama şarapta kayboluyor ve tahtı riske atıyor. 5. `greyjoy ailesi `– `viking korsanları` • tarihsel ilham: iskandinav denizci kültürü, vikingler • özellikler: denizci
game of thrones // taht oyunları – 1. sezon (2011) yaratıcılar: david benioff & d. b. weiss dayandığı eser: george r. r. martin'in a song of ice and fire serisi oyuncular: sean bean (ned stark), mark addy (robert baratheon), lena headey (cersei lannister), peter dinklage (tyrion lannister), emilia clarke (daenerys targaryen), kit harington (jon snow), nikolaj coster-waldau (jaime lannister), sophie turner (sansa stark), maisie williams (arya stark) bu sezon, buzun soğuk dürüstlüğüyle ateşin yakıcı ihtirasının karşı karşıya geldiği bir açılış. westeros'un dengesi, bir adamın –ned stark'ın– şerefiyle sınanıyor. bölüm 1 – winter is coming kuzey'in ağır kışında stark ailesiyle tanışıyoruz. duvar'ın ardında bir tehdit yükseliyor. güney'de ise kral robert, eski dostu ned'den yardım istiyor. ilk bölüm, buz gibi bir uyarı: “tehlike içerden değil, dışardan geliyor.” # : “kış geliyor derken, aslında insanların kalbine inen soğuktan bahsediliyordu.” bölüm 2 – the kingsroad kral'ın yolu, stark çocuklarını ayrılığa hazırlıyor. arya'nın asi ruhu, sansa'nın hayalci kalbi ilk kez belirginleşiyor. bran'ın kaderi, bir düşüşle mühürleniyor. bu bölümün alt metni: çocukluk hayalleri, krallığın gerçeğiyle çatıştığında kırılır. # “bir düşüş bazen insanın kaderini çizer.” bölüm 3 – lord snow jon snow, gece nöbetçileri arasında ilk sınavını veriyor. tyrion'un zekâsı, karanlık kalelerde bile ışık saçıyor. arya, kendi yolunu öğrenmeye başlıyor. burada mesaj şu: kimliğini bulmak için önce yalnızlığı öğrenmelisin. “soğukta hayatta kalan, dostunu değil, kendini tanıyandır.” bölüm 4 – cripples, bastards, and broken things bu bölümün adı bile alt metni açıklıyor: kırık, sakat, bastırılmış olanların hikâyesi. tyrion'un bran'e hediyesi, aslında kaderin engellerle değil, iradeyle
Game of Thrones // Taht Oyunları – 1. Sezon (2011) Yaratıcılar: David Benioff & D. B. Weiss Dayandığı eser: George R. R. Martin’in A Song of Ice and Fire serisi Oyuncular: Sean Bean (Ned Stark), Mark Addy (Robert Baratheon), Lena Headey (Cersei Lannister), Peter Dinklage (Tyrion Lannister), Emilia Clarke (Daenerys Targaryen), Kit Harington (Jon Snow), Nikolaj Coster-Waldau (Jaime Lannister), Sophie Turner (Sansa Stark), Maisie Williams (Arya Stark) Bu sezon, buzun soğuk dürüstlüğüyle ateşin yakıcı ihtirasının karşı karşıya geldiği bir açılış. Westeros’un dengesi, bir adamın –Ned Stark’ın– şerefiyle sınanıyor. Bölüm 1 – Winter Is Coming Kuzey’in ağır kışında Stark ailesiyle tanışıyoruz. Duvar’ın ardında bir tehdit yükseliyor. Güney’de ise kral Robert, eski dostu Ned’den yardım istiyor. İlk bölüm, buz gibi bir uyarı: “Tehlike içerden değil, dışardan geliyor.” # : “Kış geliyor derken, aslında insanların kalbine inen soğuktan bahsediliyordu.” Bölüm 2 – The Kingsroad Kral’ın yolu, Stark çocuklarını ayrılığa hazırlıyor. Arya’nın asi ruhu, Sansa’nın hayalci kalbi ilk kez belirginleşiyor. Bran’ın kaderi, bir düşüşle mühürleniyor. Bu bölümün alt metni: Çocukluk hayalleri, krallığın gerçeğiyle çatıştığında kırılır. # “Bir düşüş bazen insanın kaderini çizer.” Bölüm 3 – Lord Snow Jon Snow, Gece Nöbetçileri arasında ilk sınavını veriyor. Tyrion’un zekâsı, karanlık kalelerde bile ışık saçıyor. Arya, kendi yolunu öğrenmeye başlıyor. Burada mesaj şu: Kimliğini bulmak için önce yalnızlığı öğrenmelisin. “Soğukta hayatta kalan, dostunu değil, kendini tanıyandır.” Bölüm 4 – Cripples, Bastards, and Broken Things Bu bölümün adı bile alt metni açıklıyor: Kırık, sakat, bastırılmış olanların hikâyesi. Tyrion’un Bran’e hediyesi, aslında kaderin engellerle değil, iradeyle