Yüzünün rengi gibi Dudaklarının rengi gibi Saçların da kendi renginde Ama ben, özverini gördüm önce İçinden çavlan gibi dökülen özverini Hep koşan, yürümeyi bilmeyen Hesapsız, gücendirmeyen, saydam özverini Neye uzansa dirilten Susan, hüzünlenen, sıcak özverini Geç anladım ve inandım Gün gün daha çok inanıyorum Özverin, güzel işlerin arısı Özverin, sözcüklerden yılmış kafama barınak Süreyya Berfe
Şiir

KerZeY35

@kerzey35
·
Sevgili Arkadaşım
Gözlerinin rengi gibi Yüreğinin rengi gibi Saçların da kendi renginde Ama ben, ellerini gördüm önce Toplayan, düzelten, onaran ellerini Dokunduğuna soluk aldıran Telâşlı, usta, sevecen ellerini Geç anladım ve inandım Her gün daha çok inanıyorum Ellerin, güzel işlerin karıncası Ellerin, ellerden bıkmış ellerime sığınak Süreyya Berfe
Şiir
Bana bir uçurum gerek şimdilerde, Yeterince dik ve derin. Bir çavlan istiyorum çünkü, Kırmak için kristalini hayatın ve şiirin... Metin Altıok
Şiir
Reklam
Bana bir uçurum gerek şimdilerde, Yeterince dik ve derin. Bir çavlan istiyorum çünkü, Kırmak için kristalini hayatın ve şiirin. Metin Aktıok
Şiir
Özlem ki nedenidir umudu büyüterek yaşamanın...
sulanmış caddelere bakıyoruz: bugünün ikindisi buğular içinde yüzüyor ağaçlar sarı bir kedi yalanıyor uzun uzun ayaklarını gererek pespembe ayaklarının dibi ve güneş ufak ufak damlıyor üstümüze güneş ufak ufak damladıkça da yeni yıkanmış bir taşlık görünüyor aralık bir kapıdan boynunu uzatarak yeni yıkanmış her taşlığın sonu: göze bakmak biz güzü istemiyoruz, ama yaz dursun bir gündüzü eğirelim, diyoruz, eğrilmiş bir gündüzün sonu değil mi hayatın iplikleri, dokusu ama yaz dursun, öyle bir dursun ki yaz çiçekler ağaçlarda kalsın, uçurtmalar göklerde haziran temmuz ağustos birbirine sokulsun ne olur bu böyle olsun geçmesin, geçmesin onlarsız bir yaz açsın sıcak kollarını özlemlerine beklesin dursun. özlem ki bir başkasının özlemine tutkunluksa bir yerde hep aynı şeyi özlüyoruz ayaklarımız karıncalanıyor büsbütün büyük ayaklarımız, küçük ayaklarımız, ayaklığını yitirmiş ayaklarımız kanıyla ölçüüyor besbelli, kendi kanıyla kör karanlıkta, bir ayak büyüklüğünde kan iki ayak büyüklüğünde, üç ayak büyüklüğünde, ayak dizileri halinde ıslak betonların üstünden denize dökülüyor
Şiir
Ama inan sonludur aşk da, Kovalar sonunu kendi kendinin. Bana bir uçurum gerek şimdilerde, Yeterince dik ve derin. Bir çavlan istiyorum çünkü, Kırmak için kristalini hayatın ve şiirin. Metin Altıok
Güzel anılar biriktirdim senden, Dudağıma solgun gülücükler getiren. Özenle sakladım belleğimde, Bir yığın oldu daha şimdiden. Nasıl olsa bir sonu olacaktı bu aşkın Bir gün apansız gerçekleşiveren. Bir terazinin durgun pirinç kefesine Pat diye inince kara kiloluk, Nasıl kalkar havaya birdenbire Boş kalan zavallı kefe. Nasıl titreşir terazi uzun süre, Denge sağlanıncaya kadar başka şeylerle. Anılarla bozdum o dengeyi ben önce, İkimiz için de yaptım bunu. Yaşadığımız günlerden biriktirdim sessizce, Bir kefede sana hiç sezdiremeden. Koyabilirsin kara kiloyu artık, Bak terazi nasıl kolay gelecek dengeye. Mutluydum ben yine de kendimce. Senin girdilerin, çıktılarım benim Doğrusu uygundu birbirine, Yan yana gelince bir resmi tamamlayan. Vazgeçilmezdi ellerin sonra, Yangınımdan yorgan döşek kaçıran. Ama inan sonludur aşk da, Kovalar sonunu kendi kendinin.
Reklam
Reklam