“Akış, kendinizi bir aktiviteye sadece aktivitenin kendisi için kaptırmaktır. Ego yok olur. Zaman uçar. Her eylem ve düşünce kaçınılmaz olarak bir öncekini takip eder: Tıpkı caz çalmak gibi.”
Ah güzel Ahmet Abim benim
Gördün mü bak
Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar
Ve dağılmış pazar yerlerine memleket
Gelmiyor içimizden hüzünlenmek bile
Gelse de
Öyle sürekli değil
Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
O kadar çabuk
O kadar kısa
İşte o kadar. 
Hırslarımız, bencilliğimiz; kör kavga diner. Peşini kovaladığımız değersizlikler solar. Ölülerimizi anarız. İnsan bu dünyada daima tek başına olduğunu, ama hep başkaları için yaşadığını fark eder.
Yalnızlığın ilaç yerine geçeceğini hissetmiştim. Akşam tamamıyla inmişti. Şu andaki duyarlılığım besbelli iç dünyamdaki erdenlik kırıntılarına, o çok gençlik yıllarımı unutamadığıma işaret ediyordu. Herkesten başka duyumsamak, bir yazgıydı herhalde benim için.