Çevresindekilerin yardım seslerini can kulağıyla dinler, onların huzur bulmasını sağlardı. Fakat bir kez olsun göğsünü inleten acı ona uğradığında, etrafında kimseyi bulamaz; kendini yine kendi eliyle ayakta tutmak zorunda kalırdı. Verilen sözlerin ağırlığı, yapılan planların aksaklığı, insanların ikiyüzlülüğü ve ekmek parçası kadar dürüst olmayan arkadaşların varlığı onu derinden yıpratmıştı.