Celil Buğra Işık

Celil Buğra Işık
@cbugraisik
İstanbul
14 Haziran 2001
18 okur puanı
Nisan 2023 tarihinde katıldı
“Ben niye çekildim ki ormana ve ıssızlığa?” dedi ermiş, “İnsanları çok sevdiğimden değil mi? Şimdi tanrıyı seviyorum: sevmiyorum insanları. Tamamlanmamış bir şeydir insan benim gözümde. İnsanları sevmek mahvederdi beni.” Zerdüşt yanıt verdi: “Sevgiden söz eden kim! İnsanlara bir armağan getiriyorum ben.” “Bir şey verme onlara,” dedi ermiş, “İyisi mi bir şey al onlardan ve onlarla birlikte yüklen bunu – bu onlara çok iyi gelecektir: eğer ki sana iyi geliyorsa!”
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kurguladığı senaryolar hep iletişimde olduğu insanlarla ilgiliydi; dış çemberde kalanların ona zerre kadar zarar veremeyeceğini biliyordu. Kendi çevresindeki dar azınlıkla yoğun bir mesai harcıyor, konu çıkarlara gelene kadar hiçbir sorun yaşamıyordu. Çıkarsızlığın yalnızlıkla sonuçlanan sınırlı bir tecrübe olduğunun farkında olanlardandı. Çevresindeki hemcinslerinden bel kırmalı tavsiyeler alıyor; onlara katılmamış gibi davransa da ezenin her zaman daha mutlu olduğunu da biliyordu.
Başını delip geçen ağrıyı haplar değil, iki dudaktan dökülen aykırı düşünceler dindiriyordu. Şarkılarını yarıda kestiği için ilk kez memnun görünüyordu; günün hızlı geçmesine kızdığı o anı unutamıyordu. Tüm bunlar umutlanmak için yeterli değil miydi? Umutlanmak onun için bir hak değil miydi? Rastgele yaşamayı alışkanlık haline getirmiş meczup bir gencin, alışılmadık bir yerden gelen bir ışıltıya tutunmak istemesi bu kadar mı tuhaftı?
Kör kütük bir tutkudan çok, ona karşı dümdüz bir sevgi besliyordu. Tanrılaştırmaya gerek duymuyor; sadece gözlerindeki neşeyi izlemek, absürt mizahının etrafında yaşamak istiyordu. Kafasında plan kurmadan, gelişigüzel onun yanında bulunmak bile hayatı bir parça yaşanabilir kılıyordu.
Sanırım önce biraz berbat olduğunu duymaya, sonra da Tanrı’ya şükretmeye ihtiyacım var.