Hayat sonsuz bir işkencedir ve arzu söndürülemez. İşkence çarkı sonsuza dek dönecekti; çark‘tan atlamanın bir yolunu bulmalıydım ve işte o zaman hayatımı yeniden şekillendirmeye başladım.
Gençliğin bakış açısından bakıldığında hayat sonsuz derecede uzun bir yolculuktur. Yaşlılıktan bakılınca da çok kısa bir geçmişe benzer. Gemiyle uzaklaştığımızda kıyıdaki nesneler daha küçük, tanınması ve ayırt edilmesi daha zor hale gelirler. Aynı şekilde olaylar ve etkinliklerle dolu geçmiş yıllarınızı da tanıyamazsınız.
Bu kitap, Türklerin tarih sahnesine çıkışından başlayarak Orta Asya’daki göçebe kültürlerini, devlet yapılarını ve dünya tarihine etkilerini ele almıştır. Ortaylı, Türk tarihinin yalnızca savaşlardan ibaret olmadığını; diplomasi, kültür, hukuk ve devlet yönetimi açısından da köklü bir miras taşıdığını vurgular. Türk tarihi çok katmanlıdır; tek bir coğrafya ve kültürle sınırlı değildir. Türkler, farklı medeniyetlerle etkileşim içinde bir dünya gücü olmuşlardır. Bu kitapta Türk tarihinin geniş bir panoraması anlatılmaktadır. Tarih ile bir bağ kurmama sebep olan bu kitabı kitaplığımda bulunduracağım.
Her ne kadar 1402’den sonra bir küçük fetret dönemi yaşansa da Balkanlar’da bu durum çok yankı bulmuyor. Fetret devrinin getirdiği en büyük kazançlardan biri, Timur’un İzmir’i feth etmesidir. Öyle ki İzmir bu fetihten sonra bir daha hiç elden çıkmayacaktır.