Nasıl yaşıyor bu insanlar? Cevap: yaşamıyorlar. Yaşamanın ne olduğunu bilmiyorlar. Ölümün merhametiyle rahata ere dek, yeraltında varlıklarını sürdürüp gidiyorlar.
Londra sokaklarında yıldırıcı bir gece geçirmenin nasıl bir eziyet olduğunu size nasıl anlatayım! İnanın, güneşin doğudan yükselmesini beklerken saatler yüz yıl gibi gelir insana; soğuktan titrerken kaslarınızın sızısından ağlayacak gibi olursunuz, yine de hala dayanabildiğinize, hayatta kaldığınıza şaşarsınız.
Osman Balcıgil’in kitaplarını çok severek okuyorum. Nahit hanım kitabında Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra Ankara’nın ve diğer şehirlerin yeni yönetim ile tekrardan kurulduğunu eğitimin, sanatın, tiyatronun, okuma evlerinin, operanın ve daha bir çok devlet kuruluşunun hayata geçişini sanki yaşıyor gibi hissettim. Nahit ve Nermin öğretmen olduktan sonra ilk öğretmenliklerini Ankara’ya hizmet etmek için bu şehirde yapıyorlar. Ankara’ya geldiklerinde henüz 19 yaşında olan bu iki gencecik vatan için çalışan öğretmenin hayatına girmek çok güzel. O dönemde herkesin bu kadar üretken, verimli ve bilgili olması beni inanılmaz imrendi. Bu romanda sadece aşk değil, Mustafa Kemal Atatürk, Ankara, eğitim ve daha bir çok konu çok güzel anlatılmış. Kalın bir kitap olmasına rağmen merakla okuyup kısa sürede bitirdiğiniz bir kitap oluyor. Kitabın içinde o dönemin bir çok ünlüsüne dipnot olarak yer verilmiş. Cumhuriyetin ilk kuruluş yıllarını merak edenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap.