Ceylin Arsoy

Ceylin Arsoy
@cceylanlar
Psikolog
Lisans
Denizli
Denizli, 11 Ekim
39 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·344 syf.··
2026 16. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 09:07
Japon Klasikleri serisinden Gönül, akıcı anlatımıyla kolayca içine çeken bir kitaptı. Okurken dilin sadeliği ve hikayenin dingin ilerleyişi, metinle güçlü bir bağ kurmayı kolaylaştırıyor. Kitap, insan ilişkilerine dair derin ve yer yer rahatsız edici olabilen duygulara temas ediyor. Özellikle geçmişte yaşananların, peşini bırakmayan pişmanlıkların ve söylenmemiş duyguların insanın içinde nasıl taşındığını oldukça etkileyici bir şekilde anlatıyor. Karakterlerin iç dünyaları üzerinden ilerleyen bu hikaye, dışarıdan sakin görünen hayatların içinde ne kadar yoğun çatışmalar olabileceğini gösteriyor. Suçluluk, yalnızlık ve bağ kurma ihtiyacı gibi temalar, metnin merkezinde yer alıyor.
GönülNatsume Soseki · İthaki Yayınları · 20222,342 okunma
Reklam
5/10
·136 syf.··
2026 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 23:02
Toprak Ana, savaş zamanında bir annenin yaşadığı kayıpları ve bu kayıplara rağmen nasıl ayakta kalabildiğini anlatan güçlü bir öykü. Bir annenin gözünden aktarılan bu hikaye, savaşın yalnızca cephede değil; geride kalanların hayatında da ne kadar derin izler bıraktığını gösteriyor. Kitabı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne yaklaşırken bitirmek beni ayrıca düşündürdü. Zorluklara rağmen dimdik durabilmenin, hayatı ve yaşamı sahiplenmenin ne kadar güçlü bir anlam taşıdığını bir annenin deneyimi üzerinden görmek etkileyiciydi. Kitap boyunca anne, yaşadıklarını ve acılarını Toprak Ana’ya anlatıyor. Sanki bütün yükünü, bütün tanıklığını toprağa bırakmak istiyor. Hikayenin sonunda ise Toprak Ana’nın konuşmasını arzuluyor; yaşananları insanların anlamasını istiyor. Kitaba şu sözlerle veda ediliyor: “İyi, besleyici Toprak Ana, hepimizi bağrına basan sensin. Onlara sen anlat, sen konuş Toprak Ana.” Ancak Toprak Ana buna şöyle karşılık veriyor: “Hayır Tolgonay, onlarla sen konuşmalısın. Sen kadınsın. Sen her şeyin üstündesin, daha bilgilisin. Bir insansın. Onlara sen anlat.” Bu diyalog, kitabın en güçlü anlarından biri. Çünkü acının, direncin ve tanıklığın yükünü yeniden insana; özellikle de kadına teslim ediyor. Toprak Ana, savaşın yıkıcılığına rağmen insanın dayanma gücünü, anneliğin taşıdığı direnci ve tanıklığın önemini anlatan çok etkileyici bir eser olarak zihnimde yer etti.
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,7bin okunma
10/10
·183 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 17:34
Daha sakin, daha mutlu ve kendi halinde hayat süren insanların düzeni; adaya gelen tek bir kişinin varlığıyla birlikte değişmeye başlıyor. Aslında bu değişim, yalnızca bir kişinin gelişi değil; onunla birlikte taşınan korkuların ve iktidar arzusunun yayılması gibi. Kitap boyunca en çok aklımda kalan soru şu oldu: Burada gerçekten “hayvan” olan martılar mıydı, yoksa insanlar mı? Martılar üzerinden yürüyen çatışma, giderek insan doğasına dair bir aynaya dönüşüyor. Kötülük bir anda ortaya çıkmıyor; adım adım, korkularla ve manipülasyonla büyüyor. Ve kötülüğün başladığı yerde, bir noktadan sonra herkes biraz sorumluluk taşıyor. Korku, insanların seçimlerini istemedikleri yönlere savurabiliyor. Birlikte ve uyum içinde yaşamanın mümkün olduğu bir yerde, sınır ihlalleri başladığında güzellik yerini kaosa ve karmaşaya bırakıyor. Düzen bozuluyor, vicdan geri çekiliyor ve sonuç ağır oluyor. Bu roman bana, herkes kendi sınırını bildiğinde hayatın ne kadar mümkün ve huzurlu olabildiğini düşündürdü. Ama o sınırlar aşıldığında, korkular yönetimi ele aldığında, yıkım kaçınılmaz hale geliyor. Bu yüzden belki de en önemli şey, korkuların bizi yönetmediği bir yerde durabilmek ve iyiliğin direnişini sürdürebilmek. Son Ada, insan doğasına, iktidara ve kolektif sorumluluğa dair güçlü ve düşündürücü bir roman olarak bende yer etti.
Son AdaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202462bin okunma
7/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Az, daha ilk sayfalarından itibaren beni konfor alanımdan çıkaran bir roman oldu. Öyle hayatlar anlatılıyor ki, bir noktada “gerçek mi?” diye düşünüyorsun. Ama sonra fark ediyorsun: Evet, böyle hayatlar var. Belki bizim hiç dokunmadığımız, belki gördüğümüzde başımızı çevirdiğimiz, ama hep orada olan ve orada kalmaya devam eden hayatlar. Kitap boyunca en çok düşündüğüm şey, “biz” ve “onlar” diye ayırdığımız çizginin ne kadar kırılgan ve ne kadar kıymetsiz olduğu oldu. Çünkü anlatılan yaşamlar, sandığımız kadar uzak değil. Hepimiz benzer koşullardan geçebiliriz; tek fark, o hayatların içinden geçmemiş olmamız. Belki de tek “şansımız”, bu deneyimi kitaplar aracılığıyla, güvenli bir mesafeden okuyabiliyor olmak. Roman, azınlıkta kalanlara, dışlananlara, görmezden gelinenlere güçlü bir şekilde temas ediyor. Bunu yaparken didaktikleşmeden, ama sarsıcılığını da kaybetmeden ilerliyor. Okurken rahatsız olduğum yerler oldu; fakat tam da bu yüzden etkileyiciydi. Az, insanı yüzleştiren, sınırlarını zorlayan ve empati alanını genişleten bir roman olarak zihnimde yer etti. Azınlıkta kalan ya da dışlanan herkese bir selam gibi; güçlü, çarpıcı ve çok iyi yazılmış bir kitap.
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,8bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2026 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 00:00
Altı Harfli Bir Tatlı, Şermin Yaşar’ın kendine özgü anlatımını ve hayata bakışını çok net hissettiren bir kitaptı. Yazar, tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi, gündelik görünen duyguların arkasındaki derinliği fark ettiren bir yerden yazıyor. Kitapta; yaşlı bir insanın ne hissedebileceğini, yaşlı bir annenin çocukları evden gittikten sonra yaşadığı boşluğu, eşini kaybetmiş bir kadının yalnızlığını, bir genç kızın annesi tarafından neden sahiplenilmediğini ve annesiz bırakılmanın ne anlama geldiğini farklı perspektiflerle görüyoruz. Her karakter, kendi hikayesiyle okurun kalbine dokunuyor. Bu anlatımların en güçlü yanı, yargılamadan ve abartmadan, insanı anlamaya davet etmesi. Okurken, her karakterin dünyasına biraz daha yaklaşmak mümkün oluyor. Kitap boyunca, anlaşılmanın ve görülmenin ne kadar kıymetli olduğu çok sade ama etkili bir şekilde hissettiriliyor. Altı Harfli Bir Tatlı, duygusu güçlü, içten ve insanın kalbine dokunan bir okuma oldu benim için. Bitirdiğimde geride sıcak ama düşündürücü bir his bıraktı. Gerçekten çok etkileyici ve çok güzeldi.
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,5bin okunma
Reklam