Hilmi Yavuz, Elif dergisinin 7. sayısında (2009) Suad Alkan’ın bir sorusuna şöyle karşılık verir: “Tasavvuf meselesi ve genel olarak İslâm düşüncesinin geçirdiği istihaleyi vs. tetkik ederken kaçınılmaz olarak tabi Bediüzzaman durağından geçmek gerekiyordu. Bediüzzaman’ın birçok kitabını okudum. Özellikle sizi ilgilendiren, doğrusunu söylemek gerekirse, beni de ilgilendirdi. Bediüzzaman ın çok modern bir insan olduğunu düşündüm. Gerek bilim konusundaki yaklaşımı, gerek sanat konusundaki yaklaşımlarının, çağdaş demeyeceğim, çok modern olduğunu düşünüyorum ve bu da, aslında bizim İslâm düşüncesinde göz ardı edilmiş olan bir meseledir.” Erdem Bayazıt, Mavera dergisinde (Yıl:1, Sayı:3, Şubat 1977)
Peyami Safa “Yazarlar, Sanatçılar, Meşhurlar adlı eserinde (Ötüken Neşriyat, İstanbul, 1977) Risale-i Nur Külliyatı hakkında fikir beyan edenlerin bu eserlerden bir tek sayfa bile okumadıklarının besbelli olduğunu, evvelâ Risale-i Nur Külliyatı’nın din bakımından ciddi bir tenkidini anlayabilmek için asgarî bir din bilgisi, Kelâm, Tefsir, Fıkıh ve Hadis bilgisinin şart olduğunu, sonra halis Osmanlıcayı, hatta şu Bediüzzaman(Bediüzzaman Said Nursî) kelimesini bile tam anlayabilmek için İslâm ve Türk tarihindeki Bediüzzamanların hüviyetleriyle birlikte dine, dile ve tarihe ait birçok şeyler bilmek gerektiğini, bunların bir veya birkaç yazıda hülâsa ve izah edilemeyeceğini vurguluyordu.