Târih 1940'lı seneler. CHP'nin, dine karşı zulüm ve şekâvetinin zirve yaptığı devirler.
Yani, TBMM'deki bütçe görüşmelerinde, bazı milletvekilleri tarafından, Komünizm tehlikesine karşı bir tedbir olmak üzere, hiç olmazsa ilk mekteblerin 4'ncü ve 5'nci sınıflarına haftada birkaç saatliğine de olsa "din derseleri" konulmasını taleb etmeleri üzerine, CHP'li Başbakan Receb Peker'in hiç pervâ etmeden bütün milletvekillerinin gözlerinin içine baka baka "Komünizmin" de, "İslâm dinin" de birer "öldürücü zehir" olduğunu söyleyerek aynen şunları söylemekten zerre kadar çekinmediği o meş'ûm devir
"Arkadaşlar, bu konudaki sözümü pek çok uzatmak istemiyorum. Yalnız şu noktayı ehemmivetle arzedevim ki, komünizm denen bir ictimâî zehirden bünyevi korumak için onun vanında yavaş yavas genişlevecek bir şerîat havatının ikâmesi ihtimalini bir tedbir die düşünmek, aşağı yukarı bir öldürücü zehrin lâakal onun kadar öldürücü olan başka bir zehirle tedavi edileceğini zannetmekten ibarettir." (TBMM Zabit Ceridesi B: 22, 24.12.1946, 01)
Adana'ya 20-25 kilometre mesafede Şahidali köyü imâmı, sabah namazına câmiye gelen köy çocuklarına "imânın şartı", "İslâm'ın şartı", "abdest ve guslün şartı", "namazın şartı" "oruc", "hac", "zekat"... gibi ilmihal Bilgileri'ni şifahi olarak, yani ağızdana öğretmeye çalışıyor. Ortada yazılı ve matbů Elif Cüzü, Ilmihâl Kitâbı gibi falan bir şey de yok.
Bir câmi imâmi için bundan daha makul ve mâsumâne bir hareket ne olabilir di ki?!.
Ama gel bunları CHP'ye anlatabilirsen anlat!. Yani "aşağı vukarı bir öldürücü zehrin (yani Kömünizm'in) lâakal (en az) onun kadar öldürücü olan başka bir zehirle (hâşa İslâm dîniyle) tedavi edileceğini zannetmekten ibârettir." diyyebilen CHP'ye!..
Bir*z sabah namazı vakti câmiyi atlı