Arkadaşlar ;
yorumlarım paylaşımı yapan kişilere değil,
alıntılara, incelemelere ,şiirledir yani ''edebiyata''
lütfen kimse üstüne alınmasın
zaman zaman kendime bile tahammül edemiyorum ben.
Cemil Emin ErdoğanHayıra Evet
Bitmişse
Kızıllığını avuç avuç içtiğimiz şafaklar
Öğleler, ikindiler çoktan geçmişse
Bir akşamüstü garipliği
Sarmışsa her yeri
Güneş devrilmiş
Renkler solmuş
Sesler kesilmişse
Son kuşlar da geçip gitmişlerse ufuktan
Ve çiçekler
Bükmüşse boyunlarını dalgın dalgın
Bil ki ölüm saati gelmiştir
Senden uzak, kendimden uzak
Tüm umutlardan ve her şeyden uzak
Ben ölmüşümdür uzaklarda bir yerde
Gövdesini kurtların oyduğu
Bir ağaç gibi devrilmişimdir
O anı sen bileceksin herkesten önce
Herkesten iyi sen anlıyacaksın
Çaresizliğini, yıkılmışlığını
Sevdiğin adamın
Ve seni nasıl sevdiğini
Duyacaksın derinden derine
Belli belirsiz
Bir gölge düşecek gözlerine
Aşiyan’a doğru Mezarımı göreceksin;
Sakın Şaşırma”
Belki yüreğin burkulacak,
ölümüme üzüleceksin.
Rakıyı anlamsız kılacak belki ölümüm.
Neden mektuplarıma cevap
gelmedi diyeceksin.
Cebimden çıkan yirmi beş kuruş yüzünden
acıyacaksın bana,
vicdanını sızlatacak yoksulluğum.
Doktorlar beyin kanaması demiş;
kimileri çukurdan, kimileri sefaletten,
kimileri aşktan demiş.
Dino yapmış mezarımı,
üstüne bir de gül ekmiş.
Melih yıkılmış duyunca,
Oktay eve kapanmış,
Senden haber alınamamış…
*****
Aynı kızı sevdik Melih’le.
Macar lokantasından
yazardım ona çokça vakit.
Bütün sarhoşlar ona selam ederdi,