Ebû Saîd ed-Dârimî, İslam’ın temel ilimlerinde derinleşmiş, fıkıh, hadis, tefsir ve akaid alanlarında eğitim almış, ilminin derinliğini bu sahalarda birçok alimden almış bir şahsiyettir. Fıkıh ilmini İmam Şâfiî'nin öğrencisi Ebû Ya'küb el-Büveyti’den, hadis ve usul ilmini ise Yahyâ b. Main, Ali b. Medînî, Ahmed b. Hanbel gibi büyük alimlerden öğrenmiştir. Bu derin ilmi birikimle yazdığı "Er-Reddu Âle'l Cehmiyye" adlı eserinde, Cehmiyye mezhebinin Allah’ın sıfatları ve varlık anlayışına dair sapkın inançlarını çürütmektedir.
Cehmiyye mezhebinin inkâr ettiği temel meselelerden biri, Allah’ın gökte olduğudur. Allah’ın kendisini vasıflandırdığı şekilde, Arş'ının üstünde olduğunu kabul etmek, İslam inancının temelini oluşturan bir gerçektir. Kur’an-ı Kerim ve sahih hadislerle sabit olan bu inanç, Allah’ın (ﷻ) semada ve Arş’ının üstünde olduğuna dair apaçık delillere dayanmaktadır.
Özellikle, Tâhâ suresi 5. ayette Allah'ın "Arş’a istiva ettiği" belirtilmiştir. Aynı şekilde, Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem, bir cariyeye Allah’ın nerede olduğunu sormuş ve cariye "Semadadır" cevabını verince, Rasulullah ﷺ'de "O mümindir, onu azat et" demiştir (Sahih Müslim). Bu hadis, Allah’ın semada olduğuna iman etmenin, bir müslümanın temel inançlarından biri olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Cehmiyye ise bu gerçeği inkâr etmektedir. Onlar, Allah’ın semada olduğunu reddederler, Allah'ı tenzih etmek için akılları sıra kafalarından teşbih yaparak oluşan sadece cehmilerde oluşan sapkın düşünceleri tevil, ta'til ederek saparlar. İmâm Âzam Ebû Hânife "Allah'ın semâda oluşunu inkâr eden kâfirdir." Demiştir. Ancak İslam’ın doğru yolunu takip edenler, Allah’ı her türlü noksanlıktan münezzeh kabul eder ve O’nun yüksek Arş’ının üstünde olduğuna iman ederler. Ebû Saîd