10/10
·315 syf.··
2026 10. kitabı
·
61 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2026 14:35
“Sevâdü’l A‘zam” hacmen küçük, muhteva olarak büyük bir eserdir. Ehl-i Sünnet inancının temel esaslarını kısa ve net maddeler hâlinde ortaya koymuş, Eser; * İman esasları * Allah’ın sıfatları * Peygamberlik * Sahâbe anlayışı * Kader meselesi * Bid‘at ve sünnet ayrımı gibi konularda Müslümanları sağlam bir akîde etrafında toplayacak ve Ehl-i sünnet inancını yayarak sapkın anlayışları ortadan kaldıran başlangıç olarak okunması gereken bir eserdi. Hanefî-Mâtürîdî kelâmının başlangıç dönemine ait olan risâlede meseleler âyet ve hadislerle desteklenerek ele alınmış, Dinî terimler olabildiğince anlaşılır hale getirilerek sade bir üslûp kullanılmıştı. Mu'tezile, Şîa, Kerrâmiyye ve Cehmiyye'nin görüşleri sert bir dille eleştirilirken, Sünnî gelenekten Hanefî çizgisi benimsenmişti. Akaid okumaları yapmak isteyen herkesin muhakkak okuması gereken bir eserdi.
Sevâdü'l A'zam TercümesiEbu'l Kasım es-Semerkandi · Muallim Neşriyat · 20179 okunma
9/10
·80 syf.·
2026 15. kitabı
Mukaddimesinde belirttiği üzere el-Makdisî, kitabını iman ve küfür konusunda söylemediklerini söylemiş gibi gösteren kişilere cevap olarak kaleme almıştır. İman konularını kısa ve öz bir şekilde ele almış, daha çok küfür meselesi üzerinde durmuştur. İman konularında asla taviz verilmemesi gerektiğini vurgulamış; Mürcie ve Cehmiyye gibi fırkalardan ve her türlü bid’at’ten kesinlikle uzak durulması gerektiğine de değinmiştir. Kısa ve öz bir eser olması sebebiyle rahatlıkla okunabilecek bir kitaptır. Rabb’im, ayağımızı daima tevhid üzerine sabit kılsın. اللهم آمين Dine en büyü zarar verenlerin arasında da tavizler çukuruna düşenlerdir. وَقُل رَّبِّ زِدْنِي عِلْمًا
Din
Akidemiz BudurEbu Muhammed el-Makdisi · Tevhid Kitap · 201477 okunma
Reklam
4/10
·152 syf.··
2025 17. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2025 18:54
Selâmun aleyküm, eser bilindiği üzere İbn Teymiyye tarafından yazılmış bir selefî itikat kitabıdır. Aslında bu itikat meselelerinden kitabın sonunda bahsetmiş, başlarda daha çok diğer fırkalarla kendi fırkasının ruyetullah ve sıfatlar gibi konularda düşüncelerini anlatıp diğerlerine reddiyede bulunmuştur. Bazı konularda kelâm mezheplerine güçlü itirazları olsa da yetersiz kaldığını düşünüyorum, hatta "Bizi teşbihle itham ediyorlar ancak onlar da Allah'tan sıfatları nefyedip O'nu yoka benzetiyorlar." itirazını ciddiyetle yazdığını düşünmüyorum. Zirâ Cehmiyye gibi mezhepler sıfatları bir eksiklik olarak görüyor, misalen "Allâh' masa değildir." dendiğinde yine İbn Teymiyye'nin "Bizi masa dediğimiz için teşbihle suçluyorsunuz ancak siz de O'nu yoka benzetiyorsunuz." gibi bir itirazı takdir edersiniz ki komik kaçacaktır. Bunun dışında Meşşailere yönelttiği itirazı yerinde buluyorum. Haberî sıfatlar konusunda ele aldığı bilâ keyf bilâ teşbih tarzındaki usûlü de zannımca eksik bi usûl. Zaten müellifin başka eserlerinde "Allah'ın bilâ keyf bila teşbih haddi/sınırı vardır." minvalindeki sözlerinin varlığını biliyoruz. Bu yönden eksik bir usûl ve hatta usûl denemeyecek kadar bozuk bir söylem. İbn Teymiyye kendini "selefi" adı altında Selef-i Sâlihîn'e nispet etse de selefin haberî sıfatlar konusunda yapmadığı tafsilatı kendisi yapıyor. Bilhassa yed mevzuunda el uzvunun kemâlini anlatmaya kadar gidiyor. Ehl-i Sünnet kelâmnda bu lafızlar tevil edilir ve nihayetinde Allahualem denilir. Zaten böyle bir tevile İbn Teymiyye de karşı olmadığını belirten cümleler kullanmıştır. İnşallah bu inceleme genel manada bir fikir oluşturmuştur. Vesselâm.
Tevhid Risalesiİbn Teymiyye · İz Yayıncılık · 201558 okunma
9/10
·107 syf.··
Beğendi
·
2025 22. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2025 15:12
Şüphe yokki bu değerli kitap lügat açısından tatil ehlini ilzam etmek için yeter hatta artar. Allah şeyhe rahmet eylesin, bu değerli eseri okuduğum için çok mutluyum.
Lafız Hususundaki İhtilâf Ve Cehmiyye İle Müşebbihe’ye ReddiyeEbû Abdillâh Muhammed · Nesaim Yayınları · 04 okunma
Muasır Cehmiyye'ye Reddiye..
10/10
·182 syf.··
2025 11. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2025 22:07
Ebû Saîd ed-Dârimî, İslam’ın temel ilimlerinde derinleşmiş, fıkıh, hadis, tefsir ve akaid alanlarında eğitim almış, ilminin derinliğini bu sahalarda birçok alimden almış bir şahsiyettir. Fıkıh ilmini İmam Şâfiî'nin öğrencisi Ebû Ya'küb el-Büveyti’den, hadis ve usul ilmini ise Yahyâ b. Main, Ali b. Medînî, Ahmed b. Hanbel gibi büyük alimlerden öğrenmiştir. Bu derin ilmi birikimle yazdığı "Er-Reddu Âle'l Cehmiyye" adlı eserinde, Cehmiyye mezhebinin Allah’ın sıfatları ve varlık anlayışına dair sapkın inançlarını çürütmektedir. Cehmiyye mezhebinin inkâr ettiği temel meselelerden biri, Allah’ın gökte olduğudur. Allah’ın kendisini vasıflandırdığı şekilde, Arş'ının üstünde olduğunu kabul etmek, İslam inancının temelini oluşturan bir gerçektir. Kur’an-ı Kerim ve sahih hadislerle sabit olan bu inanç, Allah’ın (ﷻ) semada ve Arş’ının üstünde olduğuna dair apaçık delillere dayanmaktadır. Özellikle, Tâhâ suresi 5. ayette Allah'ın "Arş’a istiva ettiği" belirtilmiştir. Aynı şekilde, Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem, bir cariyeye Allah’ın nerede olduğunu sormuş ve cariye "Semadadır" cevabını verince, Rasulullah ﷺ'de "O mümindir, onu azat et" demiştir (Sahih Müslim). Bu hadis, Allah’ın semada olduğuna iman etmenin, bir müslümanın temel inançlarından biri olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Cehmiyye ise bu gerçeği inkâr etmektedir. Onlar, Allah’ın semada olduğunu reddederler, Allah'ı tenzih etmek için akılları sıra kafalarından teşbih yaparak oluşan sadece cehmilerde oluşan sapkın düşünceleri tevil, ta'til ederek saparlar. İmâm Âzam Ebû Hânife "Allah'ın semâda oluşunu inkâr eden kâfirdir." Demiştir. Ancak İslam’ın doğru yolunu takip edenler, Allah’ı her türlü noksanlıktan münezzeh kabul eder ve O’nun yüksek Arş’ının üstünde olduğuna iman ederler. Ebû Saîd
Din
Cehmiyye'ye ReddiyeOsmân b. Saîd ed-Dârimî · Varakat Yayınları · 202010 okunma
Muvahhidlerin Göz Aydınlığı... Kitabu't Tevhîd
10/10
·490 syf.··
2024 61. kitabı
Müellif (rahimahullah) bu değerli esere uluhiyyet tevhidini beyan ederek başlamıştır. Çünkü ümmetin son zamanlarda yaşayanları bu tevhidden câhil kalmışlardır. Bu tevhide zıt olan şirk amelleri işlemişlerdir. Bu sebeple şeyh bütün resûllerin kendisine davet ettiği tevhidi açıklamıştır. Evet, bütün resüller tevhide davet etmişler ve insanları içerisinde bulundukları, bu tevhide zıt olan şirkten sakındırmışlardır. İnsanları buna davet etmek; Allah'ın anlamaya muvaffak kıldığı, kendisine davet etme gücü verdiği ve buna muhalefet eden, Allah'a ibadette ortak koşan kimselerle cihad etmeye muktedir kıldığı kimse için en önemli ve en gerekli işlerdendir. Müellif gördüğün üzere bu tevhidi bu baplarda açıklamıştır. Sonra ki- tabını isim ve sıfat tevhidi ile noktalamıştır. Çünkü avâmın çoğunluğu, ilme intisâb edenlerin daldığı bu ilme iltifat etmiyorlardı. İlme intisâb edenler ise bu ilmi bu ilimle ilgili meselelere dalanlardan almışlardı, kelamcılara hüsnüzan besliyorlardı ve kendilerini bir şey üzere zannediyorlardı. İlim aldıkları kimselerde ne buldularsa aldılar. Böylece Cehmiyye'nin mezhebini savundular. İsim ve sıfat tevhidinde ilhåda saptılar. Kur'ân'ın ve Sünnet'in naslarının delâlet ettiği; ümmetin selefinin, ilk çağlarda yaşamış olan hadis ve tefsir imamlarının üzerinde oldukları şeye muhalefet ettiler. Ehli Sünnet bu yol üzere kalmaya devam etti fakat sayıları azaldı. Allah Teâlâ bu imamı tevhidin kısımlarını bilmeye hidâyet etti de o tevhidin kısımlarını delilleri ile açıkladı. İslâm'ın garipliğinin iyice arttığı bir zamanda başarıya ulaştır- masından ve hakka hidâyet etmesinden dolayı Allah'a hamd olsun! Ne var ki kasabalarda ve şehirlerde bulunan birçok kimse de bu davetten yüz çe- virdi. Tevfik Allah'tandır. Bu eserde tevhîdin üç kısmı bir araya gelmiştir ki
Kitabu't - Tevhid ŞerhiAbdurrahman İbn Hasen · Neda Yayınları · 202028 okunma
Reklam
Reklam