Üç Yıl — Anton Çehov
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:55
Üç Yıl — Anton Çehov Üç Yıl, ilk kez 1895 yılında yayımlanmış bir novelladır. Konusu: Bir tüccarın oğlu olan Laptev, yerel bir doktorun kızına aşık olur. Yulia, Laptev’i sevmek bir yana başta adeta ondan iğrenir. Ama gariptir ki yine de evlenirler. Kitabın genel hikayesi evliliğe bakış, kadın - erkek ilişkileri üzerine ilerliyor. Sevgisiz evlilikler, aşkın ömrü, zamanla değişen duygular, hayat, ölüm, ihanet, mutsuzluk gibi temaları var. Laptev karakterini başta sevmesem de sonradan kendini sevdirdi. Çünkü hikaye ilerledikçe Laptev’in daha bir olgun, idraki daha yüksek birine dönüştüğünü gördüm. Çehov’un bu novellası bana çok ince bir ruhla işlenmiş gibi geldi. İnsan duygularını, fikirlerini abartısız, ham şekilde ve büyütmeden gösteriyor. Düşündürüyor, bazen öfkelendirip bazen güldürüyor. Ayrıca eser Çehov’un en iyi novellarından biri olarak adlandırılıyor. Okurken tek şikayetim isimler nedeniyle kişileri bir ara karıştırmış olmamdır ama o da benim kendi kabahatim. :slight_smile: Kitabı okumak dönemin Rusyasına kısa bir yolculuk yapmak gibi hissettirdi. Klasikleri seviyorsanız, özellikle de Rus Klasiklerini seviyorsanız, okumanızı tavsiye ederim.
Üç YılAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20186bin okunma
İnsan Ruhuna Sessiz Bir Yolculuk.
Puan vermedi
Anton Çehov'un Martı adlı eseri, yalnızca bir tiyatro oyunu değil; insanın hayalleri, karşılıksız sevgileri ve yaşam karşısındaki kırılganlığnı anlatan güçlü bir psikolojik metin. Çehov, büyük olaylardan çok karakterlerin iç dünyasına odaklanarak okuru sessiz ama derin bir duygusal yolculuğa çıkarıyor. Her karakterin kendi yalnızlığı ve ulaşamadığı arzuları, eserin etkisini uzun süre zihinde taşımanızı sağlıyor. Eserde sanat ile hayat arasındaki çatışma, kuşaklar arası bakış açısı ve insanın kabul görme isteği ustalıkla işlenmiş. Diyaloglar sade görünse de her cümlenin altında yoğun bir duygu ve anlam yatıyor. Çehov'un karakterlerini siyah ya da beyaz olarak sunmaması, onların hatalarıyla ve çelişkileriyle gerçek insanlar gibi hissettirmesi kitabın en güçlü yönlerinden biri. Martı, hızlı akan olaylar bekleyen okurlar için değil; karakterlerin ruh hallerini, sessizliklerini ve söylenmeyenleri okumayı sevenler için unutulmaz bir eser. Bende bıraktığı en güçlü his, insanların çoğu zaman en büyük mücadeleyi kendi içlerinde verdiği gerçeğiydi. Klasik edebiyatı sevenlerin mutlaka okuması gereken, her okunuşta farklı ayrıntılar sunabilecek zamansız bir eser.
MartıAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 201626,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·43 syf.·
2026 143. kitabı
Kara Keşiş megolomani olan, diğer insanlardan kendini farklı gören, dünyada önemli bir amaca hizmet ettiğine inan Kovrin'in delilik ile dahilik arasındaki yaşantısını anlatan kısacık bir öyküdür. Biraz felsefe biraz psikoloji içeren eserde, Kovrin deliliğe doğru adım adım ilerlerken kendini mutlu hissetmesi, fakat gördüğü tedavi sonrasında sıradan, herkes gibi bir birey halini almasıyla oluşan mutsuzluğu da ayrıca dikkat edilmesi gereken konudur. Sayfa sayısı az ve güzel bir şeyler okumak isteyenler için oldukça iyi bir seçenek olduğunu söyleyebilirim. Okumayı düşünenlere şimdiden keyifli okumalar dilerim.
İnceleme
Kara KeşişAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 20229,6bin okunma
7/10
·72 syf.··
2026 48. kitabı
Konusu kısaca Bir kasabadaki hastanenin Altıncı Koğuş adı verilen akıl hastaları bölümünde geçen hikâyede, doktor Andrey Yefimiç Ragin ile hasta İvan Dmitriç Gromov arasındaki diyaloglar merkezdedir. Doktor başlangıçta pasif, kaderci ve “her şey zaten anlamsız” düşüncesindedir. Zamanla bu koğuşa ve özellikle Gromov’un fikirlerine ilgi duyar, ama sonunda kendisi de “hasta” ilan edilip aynı koğuşa kapatılır. Bu kitap en çok şuradan vurur: “Dışarıdaki düzen aslında içeridekinden daha akılcı mı?” Çünkü doktorun dış dünyası da en az koğuş kadar anlamsız ve acımasızdır. İnsan bazen dünyayı anlamak yerine, onu “önemsizleştirerek” kendini korumaya çalışıyor. Yani “nasıl olsa her şey boş” demek, ilk bakışta felsefi bir olgunluk gibi duruyor. Ama Çehov bunu tersine çeviriyor: Bu tavır, aslında hayatın içindeki acıya, sorumluluğa ve eyleme kapıyı kapatmak. Bir tür zihinsel kaçış. Koğuştaki Gromov ise bunun tam karşı kutbu gibi. O daha “canlı” bir bilinç taşıyor; acıyı hissediyor, tepki veriyor, itiraz ediyor. Ama ironik olan şu: toplum onu deli sayıyor. Burada Çehov’un rahatsız edici sorusu ortaya çıkıyor: Eğer duyarlılık “delilik”, kayıtsızlık “normallik” ise, normalliğin kendisi ne kadar sağlıklı? Benim okuduğum kadarıyla kitap şu fikri dayatıyor: İnsan sadece düşünerek değil, dünyayla temas ederek var olur. Temas kesildiğinde (duygu, sorumluluk, eylem), felsefe bile bir tür uyuşmaya dönüşüyor. Çıtır okumalık bir kitap ama çok yüksek beklentiye girmemek lazım…10/6.5
Duygu ve Düşünce
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,4bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 3. kitabı
·
111 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 20:20
Bir ara kaybettim kitabı sonunda buldum ve bitirdim. Güzel bir bozkır yolculuğuna tanıklık ettim bu kitapta. Bozkırın sert ve acımasız havası insanların da bir o kadar sert ve acımasız olmasına yol açıyor. İyi bir hikaye. Sıradan bir yolculuğa eşlik ettim. Güzel bir ana tanık olmak gibi. Okumaya değer.
BozkırAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,743 okunma
10/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Tam da doktora tezi yazdığım, akademik çalışmanın buhranlarıyla boğuştuğum bu dönemde, başarılı bir felsefe profesörünün dahilik ve delilik arasında sıkışıp kalmış trajik bir novellasını okudum. Çehov'un bende yeri başka. Bu öyküsü de öyle..
Kara KeşişAnton Çehov · Can Yayınları · 20219,6bin okunma