Sonra zaman geçti, yavaş yavaş azaldı o hisler. Gündelik telaşlar sıradanlaştırdı bizi. Başımıza hayat geldi. Öyle diyorlar ya şimdi. Life happened. Tam ne zaman, nasıl başladı düşüş bilmiyorum ama bir an geldi, asla konu etmediğimiz ıvır zıvır şeyler bizi ısırmaya başladı. Tahammül edemez olduk birbirimize. Sihir bitmişti. Galiba olan şey buydu. Artık o iki eski insan değildik. Ben birkaç ay bekledim, haydi, bitti gitti demek kolay olmadı benim için, belki geçer dedim, belki yine eskisi gibi oluruz ama olmadı.
Bütün yaşamımı birilerinin yanında durarak geçirmiştim. Birilerinin bana açtığı boşluklara sığmış, taşmamış, yükselmemiş bile ama kurumamış da, orada eski bir göl gibi durup beklemiştim.
Bir kedi aradı gözüm. Yaşamın alelade şekilde sürdüğüne dair bir hatırlatma olacaktı bir kedi. Herkes gitse de bir kedi kalırdı civarda mutlaka. Hiçbir şey olmamış gibi şuracıkta oturup dünyanın ıssızlığına aldırış etmeden öylece kuyruğunu yalayabilirdi.