Hasan Sabbah in olaganüstu zekasıyla, bir kılıç bile tutmadan kendine oluşturduğu koca bir ordu. ve yarattığı cennetin içinde koca bir kale, Alamut.
Sabbah'in kendi deyimiyle insanlarin saflığını kullanip dine adanmışlığı politik emellerine alet etmesi, onu gerçek bir peygamber yapar mı? yoksa sadece çok zeki bir insan mıdır?
Film gibi akip giden, insanlarin inançlarını kendi adina çok zeki bir şekilde kullanması ve her bir sayfada yok artik dedirten kitap. Fakat çogu isimi, yeri aklimda tutmakta zorlandim. Biraz daha sadelik yapılabilirdi. bundan sonra Semerkant'i daha iyi okurum.
AlamutJames Boschert · Yurt Kitap Yayın · 20125,9bin okunma
Nejat İşler’in kalemine hep hayran kalan biri olarak yine umduğumu buldum. Yeri geldi kaybedenler kulübü’nden esintiler buldum, yeri geldi gerçek hayatındaki kişiliğinden ufak şeyler yakaladım. Hep kullandığı “ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir?” buraya gerçekten yakıştı.
İstanbul’da başlayıp, ege kıyılarında biten bir “miras”. Yolculukları, atışmaları, serkeşliklerinin verdiği o serseri serbest stil:) Bodrum’a giderken milas-akbük ayrımında milas yerine akbük’ten geçseydin bi 10 sayfa daha yazardın neco.
“yol şimdilik bitti.”