8/10
·208 syf.··
2026 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 19:39
Celal Tuna, “Mağaradan Kente” isimli serinin ilk kitabında eski Taş çağının mağara yaşamından-Tunç çağındaki ilk medeniyete kadar olan Anadolu’nun gelişim tarihini, tarihi eserler ve arkeolojik belgeler üzerinden ele almıştı. Bu kitapta da aynı yöntemle ilk kentlerden-imparatorluklara kadar olan tarihi süreci yerleşim yerleri üzerinden anlatıyor. Bu kitabında da her konu başında bahsedilen bölgeyi Türkiye haritası üzerinden gösteriyor. Bahsedilen tarihi eserlerin renkli fotoğrafları yer alıyor. Ayrıca kitabın belki de en beğendiğim yönü, bahsedilen arkeolojik bölgelerin, tarihi eserlerin renkli krokileri, çizimleri, o dönemin yaşamını canlandıran illüstrasyonları ve fotoğrafları. Harikulade çizimlerin yazarın kendisinin elinden çıkmış olması da kitabın ayrı bir nüans noktası. Bu çizimler hem konuyu daha anlaşılır hale getiriyor, hem de kitabı görsel ve estetik olarak çok cazip kılıyor. Kitabın son derece anlaşılır bir dili var. Gayet keyifli ve eğitici bir kitap, su gibi akıp gidiyor. Medeniyet tarihine, arkeolojiye, sanat tarihine, Anadolu Kültür tarihine meraklıysanız, mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
Kentten İmparatorluğaCelal Tuna · İletişim · 06 okunma
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 115. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 00:00
Herkese Merhaba Bugün sizlere Con Sinov kaleminden Atatürk kitabının yorumu ile geldim Haziran ayının sıradaki kitabı 2025 yılı basımlı 391 sayfalık bir kitap •Kitap bizleri kronolojik sayfalarla sınırlamıyor; meclis sıralarının arasına, gizli kulislere ve liderlerin zihin odalarına buyur ediyor. Mustafa Kemal’in siyasi dehası ile hükümet krizlerini birer tıkanma noktası değil, Cumhuriyet’in ilanı için birer sıçrama tahtası olarak kullanışını okumak müthiş bir keyifti. ​•Abdurrahman Şeref Bey’in meclis kürsüsünden "Hükümet şekillerinin sayılmasına lüzum yok. Bu, Cumhuriyet'tir. Doğan çocuğun adıdır." diye haykırdığı anı okurken tüylerim diken diken oldu. ​•Kitapta laiklik ve din teması o kadar duru işlenmiş ki Gazi'nin dine olan şahsi saygısını ama dinin devlet işlerine müdahale ettiğinde nasıl bir felakete dönüştüğünü anlattığı o samimi pasajlar, bugüne kadar okuduğum en net analizlerdendi. •Ankara'yı hilafet üzerinden eleştiren İslam dünyasının, aslında o sırada sömürge altında boyun eğerek yaşaması ve bağımsızlık mücadelesi veren Türklere akıl vermeye çalışması tam bir trajikomik burukluk. •"Türkler banka işletemez" diyen zihniyete inat, Celâl Bey önderliğinde kurulan İş Bankası’nın ekonomik bağımsızlık kıvılcımı harika işlenmiş. •1925 yılındaki o zorlu dönemde Gazi’nin tarihe geçen şu sorgulaması beni çok sarstı: "Devrimin merhameti bir noktaya kadar erdemdi fakat bir noktadan sonra zafiyetti." ​Mazinin o çürümüş zihniyetine karşı verilen bu büyük savaşı, bir liderin yalnızlığını ve stratejilerini hiç bu kadar içeriden okumamıştım. Yakın geçmişin siyasi mücadelelerine ilginiz varsa, bu kitabı mutlaka kitaplığınıza ekleyin. Yazarımızın kalemine sağlık Okumayı ihmal etmeyin im t u b i s ʚĭɞ
AtatürkCon Sinov · Masa Kitap · 202585 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi
GÜLHİSARLI TERZİLER / HÜSNÜ ARKAN Yazarın okuduğum ilk romanıydı ve çok beğendiğimi söylemeliyim. Konu Ege'nin küçük bir kasabasında geçmekte. Ilıca Oteli'nin sahibi konumundaki suskun Ayhan, teyzesi, annesi, dede ve babaannesi ile sakin, sessiz bir hayat sürerken bir anda herşey altüst olur. Kitap, küçük dünyalarında yaşayan insanlarla, mutlu-mutsuz kasabalılarla, 20. yüzyılın başlarından sonlarına uzanan zaman diliminde Gülhisar üzerinden bir dönemin Türkiye'sini anlatmakta. Müşteri uğramayan Ilıca Oteli,üç kuşak terzileriyle Doğu'da sakatlanıp tekerlekli sandalyeye mahkum Ayhan'la, karanlık işlere karışan Celal'le, aşkını itiraf edemeyen Nedim Usta'yla; Gülhisar âdeta okuyucunun gözünde ete kemiğe bürünmekte. Kitap oldukça akıcı ve harika betimlemelerle bezenmiş. Zevkle okudum. Hazırlayan: Gülten Türkel Editör: Seher Uslu
Gülhisarlı TerzilerHüsnü Arkan · Kırmızı Kedi · 2016420 okunma
8/10
·183 syf.··
2026 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 08:54
Kitap, atalarımızın Anadolu’da en eski taş çağlarındaki mağara yaşamlarından-Tunç çağında kurdukları ilk medeniyete kadar olan süreci ülkemizdeki yerleşim yerleri, arkeolojik belgeler ve tarihi eserler üzerinden inceliyor. Her bölümün başında bahsedilen bölgeyi Türkiye haritası üzerinden gösteriyor. Ayrıca yazar Celal Tuna, bölgelerin kroki çizimleri, bulunan tarihi eserlerin ve o dönemin yaşamını canlandıran harikulade ilüstrasyonlar ile hem konuları çok daha anlaşılır hale getirmiş, hem kitabı estetik ve görsel olarak olarak da çok cazip hale getirmiş. Dili gayet anlaşılır ve su gibi akıp giden konu akışı var. İkinci cildi “kentten imparatorluğa” ‘yı okumak için sabırsızlanıyorum. Medeniyet tarihine , arkeolojiye, sanat tarihine , Anadolu Kültür tarihine meraklıysanız mutlaka okumanızı tavsiye ederim. 
Mağaradan KenteCelal Tuna · İletişim Yayınları · 200011 okunma
9/10
·200 syf.··
2026 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 14:24
Aptalı Tanımak – Celal Şengör Aptalı Tanımak, ismi nedeniyle ilk başta mizahi bir kitap gibi görünse de aslında insanın düşünme biçimleri, bilgiyle kurduğu ilişki ve eleştirel düşüncenin önemi üzerine yazılmış bir eser. Kitabı okurken sık sık çevremdeki insanları değil, kendimi sorguladığımı fark ettim. Kitabın en dikkat çekici yanı, cehaleti yalnızca bilgisizlik olarak tanımlamaması. Celal Şengör’e göre asıl problem, insanın bilmediğini bilmemesi ve öğrenmeye kapalı olması. Bu bakış açısı kitabın temelini oluşturuyor. Çünkü herkes bazı konularda bilgisiz olabilir ama bunu kabul edip öğrenmeye çalışmakla, her şeyi bildiğini sanmak arasında büyük bir fark var. Kitap boyunca bilimsel düşüncenin önemi sık sık vurgulanıyor. Yazar yer yer sert bir dil kullansa da anlatmak istediği şey aslında oldukça açık: İnsanların duydukları her şeye inanmak yerine sorgulamaları, araştırmaları ve kanıta değer vermeleri gerekiyor. Bazı bölümlerde Celal Şengör’ün üslubu bana fazla keskin geldi. Özellikle fikirlerini aktarırken oldukça net ve tavizsiz bir yaklaşımı var. Bu durum kimi okurların hoşuna gidebilirken kimilerini rahatsız edebilir. Benim için kitabın en tartışmalı tarafı da buydu. Buna rağmen kitap, insanın düşünme alışkanlıklarını gözden geçirmesi açısından oldukça ilgi çekici. Okurken sadece “aptal” olarak tanımlanan insanları değil, hepimizin zaman zaman düştüğü düşünce hatalarını da görüyorsunuz. Aptalı Tanımak, bana bilgi sahibi olmanın tek başına yeterli olmadığını, önemli olanın öğrenmeye açık kalmak ve kendi düşüncelerini de sorgulayabilmek olduğunu düşündürdü. Her görüşüne katılmasam da üzerine düşünmeye değer fikirler barındıran bir kitaptı. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey şu oldu: İnsanı gerçekten geliştiren şey, ne kadar bildiği değil; bilmediklerini fark
Aptalı TanımakCelâl Şengör · Ka Kitap · 20152,206 okunma
Puan vermedi·214 syf.··
2026 90. kitabı
Yaban, Birinci Dünya Savaşı'nda bir kolunu kaybeden Ahmet Celal adındaki İstanbullu bir subayın, işgal altındaki ülkenin ücra bir Anadolu köyüne yerleşmesiyle başlayan yabancılaşma ve hayatta kalma mücadelesini anlatır. Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Kurtuluş Savaşı döneminin arka planında, Türk aydını ile köylüsü arasındaki derin uçurumu, karşılıklı anlayışsızlığı ve köylünün milliyetçilik bilincinden uzak, kaderine terk edilmiş halini sarsıcı, eleştirel ve oldukça gerçekçi bir dille gözler önüne serer.
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,6bin okunma