Bir çelişki gibi görünse de, insan, kendi kendinin de engeli olabilir: yaratılış bilgeliğini kavramaya doğru ilerlemeyen insan, bunun gereği zihinsel edimlerini manevi kaynaklarla donatma yani insan, sürekli kendini bir tembelliğe iten insan, kendi kendinninde engeli olur: aşmaya, daha ileri varmaya engel olur: insan, açmak zorundadır kendi kendini: kendi kendini öldürmeye, bir çukura düşürmeye karar verebilen insan, niçin, kendi kendini aşmaya, doruklara çıkmaya karar veremesin? : insan, manevi kaynaklardan uzaklaştıkça parça parça öldürmüş olur kendini: taksitli özöldürüm bu).
Sayfa 42·Kitabı okudu
“Uzun sayılabilecek her ömrün sonunda, istediği kadar tekdüze, anlamsız, sıradan ve olaysız geçsin, mutlaka fazlasıyla anı, çelişki, vazgeçiş, ihmal ve değişiklik olacağının, çok fazla geri adım atılmış, çok fazla bayrak indirilmiş, ayrıca fazlasıyla sadakatsizlik edilmiş olacağının da bilincindeydi, belki de hepsi beyaz bayraklardı, teslim oluştu.”
Sayfa 122 - metis·Kitabı okuyor
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsanların çelişki ve akılsızlıklarını bariz olarak görsek dahi, kendi kendimizi akılcı ve eleştirisel bir filtreden geçirmeyi beceremiyoruz.
​"İçimde dinmeyen bir ilgi açlığı var. Birilerinin sürekli beni izlemesini, beni onaylamasını, benimle ilgilenmesini istiyorum. Ama bir yandan da birisi bana fazla yaklaştığında hemen kaçacak delik arıyorum. Bu ne yorucu bir çelişki."
​Ben: "Hem ölmek isteyip hem de tteokbokki yemek istemek bir çelişki değil mi?" Psikolog: "Hayır, bu tam olarak hayatın griliğidir. Tamamen mutlu ya da tamamen mutsuz olmak zorunda değilsiniz. Ağlarken bile canınızın lezzetli bir şeyler çekmesi, ruhunuzun o siyahlığın içinde gri bir sıcaklık arama çabasıdır."
nedenini bilmeden yaptığım o kadar çok şey var ki