“Yal..nı…zım.”
9/10
·416 syf.··
2025 40. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2025 00:26
Yalnızlık beni tüm hayatım boyunca kovaladı; evde, okulda, durakta, parkta, insanların arasında… Her yerde. Ne deriz “yalnız” kelimesinin kökü için? Yalın… Yalından yalnızlık. Yalın ne demektir? Karmaşık olmayan, kolay anlaşılan, gösterişsiz, süssüz, sade. Böyle güzel bir kökten gelen bu kelimenin insana hissettirdiği duyguları çağrıştıran bir sürü şarkı vardır mesela.Örneğin Sertab Erener der ki: “Yalnızlığım yollarıma pusu kurmuş beklemekte, acılar gözlerini dikmiş üstüme nöbette…” Sonra Gülben Ergen seslenir oradan: “Yalnızlık alır götürür, vay beni, yazık bana.” Sonra Özgün der ki: “Yalnızlık dört yanımı sarmış olsa da…” Ve o son vurucu darbeyi Cem Adrian yapar, “Yalnızlık” ismini verdiği ve baştan sona yalnızlığı anlattığı şarkısında: “Yalnızlık öldürüyor seni, öldürüyor beni.” diyerek yalnızlığın insana hissettirdiği tüm duygulara tek cümleyle tercüme olur. Peki, öldürebilir mi yalnızlık insanı? Bence insanı yalnızlık öldürmez de, içinde bulunduğu ilişki içerisinde tek başına çabalıyormuş hissi öldürür. Bence insanı yalnızlık öldürmez de, ailesiyle birlikte yaşamasına rağmen hissettiği yalnızlık duygusu öldürür. Bence insanı yalnızlık öldürmez de, kalabalık bir arkadaş grubuna bile kendini ait hissedememe duygusu öldürür. Bence insanı yalnızlık öldürmez de, bir sürü insanın yaşadığı bir şehirde bir an durup etrafına baktığında kendi gözüne anlamlı gelen tek bir gözün bile olmadığı duygusu öldürür. Peki, Samim gibi düşünsem… Bir Simeranya yaratsam kendime… Desem ki: “Yalnızlık, yaratıcı düşüncenin ön koşuludur.” Oradan beni destekleyen iki felsefi düşünce bulsam. Virginia Woolf mesela, “Kendine Ait Bir Oda”nın üretim için gerekliliğini vurgularken,yalnızlığın mahrem alanı, düşüncenin mekanı olduğunu söyler.Öte yandan Nietzsche içinse yalnızlık, üstün insanın
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202527,3bin okunma
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
* Karakterin yaşı ve yaşına rağmen yaşadıkları karşısında güçlü kalmasından dolayı hayran kalmamak elde değil. Kaza sonucu yaşadıklarını unutup hatırladığında tekrar üzülmesi de cabası. Aşkın bu kadar küçük yaşlarda yaşanmasını okumak beni biraz üzse de sonunda gözyaşımı tutamadığım bir kitaptı. Son sayfalarını "Cem Adrian - Kül Olur " şarkısıyla okudum gözyaşım pıt. Hemen serinin ikinci kitabını okumaya geçiyorum. Gönülden tavsiye ederim.
Edebiyat
Siyahın Buruk TebessümüZeynep Sey · Ephesus Yayınları · 20191,348 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·192 syf.··
2025 3. kitabı
Benim için Deli Tarla kitabı şarkılar ile eşleşseydi : '' Mor ve ötesi /bir derdim var/cambaz, Pinhani /sakinleştim , Bülent Ortaçgil /Sensiz olmaz, Cem Adrian /kül, Sarı gelin '' olurdu Güzel hikayeler olduğu gibi bazı hikayeler de ortalama, hikayeler genel olarak aile üzerine, sade ve yalın... Tarihi hoşçakal lokantası ve Göçüp gidenler koleksiyoncu kadar olmasa da fena değildi... ''Deli Tarla, Aideu Hala, Cebimdeki Osman, Çitile, Marş Marş'' biraz daha üzerine yazılsa bunlardan film yada dizi bile olur... Umut dolu insan hikayeleri var...
Deli TarlaŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20258,6bin okunma
Puan vermedi·82 syf.·
2025 321. kitabı
Hatıraları çıkarınca içinden, daha rahat kapanıyor valizler...Cem Adrian Sözüyle başlayalım incelemeye,, buyurun "20. yüzyılın en mühim Polonyalı yazarlarından biri olan Kornel Filipowicz’in başyapıtı Bir Antikahramanın Hatıra Defteri, İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde, Alman işgali altındaki Polonya’da kahramanlığı anlamsız bir kavram olarak gören bir antikahramanın hikâyesini anlatıyor., kıtabımız Hatıramın Hatırası Savaş boyunca kimileri tarafından bir hain olarak görülen bu antikahramanın tek amacı ne olursa olsun hayatta kalmaktır. Kimseyi öldürmek ya da kendini öldürtmek istemez. Bu uğurda ülkesi için savaşmayı reddedip kazananların yanında saf tutmak zorunda kalsa bile… "İşgalden sağ çıkan anlatıcımız “dünyada var olan en değerli şey olan yaşamım için çok yüksek bir bedel ödememiştim” diyor, öyle mi sahiden?" "Bir keresinde bir tanıdık, kafede, Almanca tek bir sözcük söylemektense, tüm savaş boyunca aptal numarası yapmayı ve yol kenarlarında taş kırmayı tercih ettiğini söylemişti. Bayılırım böyle boş laflara . Bir veya iki ay içinde, meteliğe kurşun atınca, iş aramaya başlayacak ve kılı kırk yarmayı bırakacak. Kahramanlar yoktur. "Bir Antikahramanın Hatıra Defteri; savaşa, kahramanlığa, ideallere, hayatta kalma güdümüze, ahlaka ve vicdana dair her şeyi ama her şeyi sorgulatan muazzam bir anlatı. #iyi #okumalar Hatıramın Hatırası
Anı mektup günlük edebiyat anlatı
Hatıramın HatırasıGerard Chaliand · Avesta Yayınları · 200617 okunma
9/10
·224 syf.·
2025 47. kitabı
Önsözü bile şiir gibi olur mu bir kitabın.. Olmuş. Pek çok mısrada şarkılar söylediğim, içten içe eşlik ettiğim eskimeyen şarkılar. Pek çoğu yaşımdan büyük ama halâ tazecik, yepyeni, sahici.. İçimden bir Sezen, bir Levent Yüksel, bir Tarkan,bir Ajda, bir Kenan Doğulu ,bir Sertap Erener, bir Işın Karaca, bir İzel, bir Göksel, yeni yeni Hande Mehan, Cem Adrian eşlik etti durdu.. 90lara yolculuk gibiydi. Sezen Aksu
Eksik ŞiirSezen Aksu · Metis Yayınları · 20121,141 okunma
Bu Yollar Hep Sana Çıkar
9/10
·191 syf.··
Beğendi
·
2024 27. kitabı
yürümek spor değildir… kitap böyle başlıyor. yürüme meselesine nietzsche okumaya başladığımdan beri bilinçli bir şekilde dikkat ettim. kendimi ve yaratılışı anlamak için sıkça uzun soluklu yürüyüşler yaptım bu kitabı da yine bir yürüyüşümde keşfettim, kitapta ünlü filozof ve sanatçıların ortak özelliği olan yürüyüşlerden bahsediyor, yürüşlerin yaratıcılık ve akıl berraklığına katkısı oldukça fazla nitekim kitapta da bunlara değinilmiş. fark oluşturan insanların ortak özelliği düşünme eylemini doğru yere çevirebilmeleri olduğunu düşündüm:) sabahlara kadar düşünsek bize yararı olmayacak meseleler hakkında düşünmek yerine her gün kendimizin bir iyi versiyonunu oluşturacak o düşünceler bize daha iyi gelecek. insanların dedikleri, arkamızdan veyahut yüzümüze yapılan eleştiriler bazen yıkıcıdır bazen gereksiz ve faydasız. işte burada özümüze dönmek ve ego yapıp incinmiş hissetmemek büyük özgürlük. yürümek sinir sistemini de düzenliyormuş. bu konu hakkında bir gün bugünden daha büyük olup araştırmalar yapacağım ve elbet kilometrelerce yol katedeceğim… yürüsende kaçsanda bu yol sana çıkacak. benden bana sözüm. bazen düşer, bazen ağlar yine kalkar gülümseriz. cem adrian ve hande mehan’ dan bu güzel şarkı eşliğinde bitirdim bu kitabı… hayat bir yolculuktu yolda olmayı seçtim ve yolumdaki bir durağa var gücümle gayret ediyorum. nefesim tükeniyor duruyorum ve zıplıyorum. yukarılarda bir yerlerde rahmandan gelen güç ile bu yollar sana çıkar diyorum hayallerim için kalem tutacak ellerim için ve bu güzel aklım için hamdolsun. yol o istediğim yere varınca başıma gelenleri unutmamak için bu da benim notum.
Edebiyat
Yürümenin FelsefesiFrédéric Gros · Kolektif Kitap · 20209,1bin okunma