Günün anlam ve önemine binaen.. Talat Aydemir ve Cemal Madanoglu
Alıntı
Yüzellilikler listesi
Türkiye'den sürgün edilen İtilaf Devletlerinin işbirlikçileri Yüzellilikler, Türk Kurtuluş Savaşı sonrası düşman iş birlikçisi olarak görülen ve Türkiye'den sürgün edilen, hepsi üst düzey makamlarda yer alan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına verilen isimdir. Sevr Antlaşması'nı imzalamak üzere Paris Barış Konferansı'na giden Osmanlı heyetinin İtilaf Devletleri'ne ait bir savaş gemisinin güvertesinde çekilmiş fotoğrafı. Fotoğrafta fes giyen Damat Ferit Paşa'nın sağında Şura-yı Devlet Reisi Rıza Tevfik, solunda Maarif Nazırı Bağdatlı Mehmed Hâdî Paşa ve Bern sefiri Reşat Halis yer alıyor. Bu dört kişi diğer 150'liklerle birlikte Türk vatandaşlığından çıkarıldılar. Meclis'e göre hainler on binleri buluyordu. Ancak Lozan Antlaşması'nın bir maddesinde sürgün edilecek insanların sayısının 150'yi geçmeyecek şeklinde öngörmesi üzerine ilk önce Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı tarafından oluşturulan listede başlangıçta 600 kişiden oluşmakta iken alevli tartışmalar sonucu önce 300, ardından da 149 kişiye indirilmiştir. 150’likler adı verilen ve 23 Nisan 1924 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin oturumunda saptanan bu listeye 1 Haziran 1924 tarihindeki kararla Köylü gazetesi sahibi Refet Bey de eklenerek nihai şekliyle 150 kişi olarak kabul edilmiştir ve bu kişiler 28 Mayıs 1927'de kabul edilen 1064 sayılı yasa ile yurttaşlıktan çıkarılmışlardır. 29 Haziran 1938 tarihli 3527 sayılı yasa[5] ile, Yüzellilikler'in yurda girmelerini engelleyen 1064 sayılı kanun kaldırılsa da, başta Çerkez Ethem olmak üzere pek çok muhalif ve saltanat taraftarı geri dönmemiştir. Bu listenin 600 kişilik ilk hali açıklanmamıştır Yüzellilikler listesi Padişah VI. Mehmed (Vahdettin)'in Tayfası 1. Kiraz Hamdi - Yaver-i Has 2. Zeki - Hademe-i Hassa
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İttihat, Osmanlıda oğlancılık, Rabıta, 28Şubat, Apollo, Yunan...
_İttihat Terakki Cemiyeti_ _Mustafa Kemal Paşa, Rauf Orbay, Kazım Karabekir, Fethi Okyar, Halil Kut, Mehmet Akif Ersoy, Fahrettin Paşa, Enver Paşa, Cemâl Paşa, Talat Paşa, İsmet İnönü, Celal Bayar, Ali Fuat Cebesoy, Ali Çetinkaya, Ziya Gökalp, Hacı Bekir, Tevfik Rüştü Aras, Said Halim Paşa, Nuri Conker, Çerkez Ethem, Yunus Nadi… _1889 devletin anayasal bir düzene kavuşmasını amaçlayan gizli bir dernek olarak kurulan örgüt; anayasanın kabul edilip İkinci Meşrutiyet’in ilan edilmesinden sonra iktidarı denetleyen bir siyasî parti (İttihat ve Terakki Fırkası) halini almış; 1912 yılında ise iktidar partisi olmuştur. Üyeleri İttihatçılar olarak anılır. Cemiyetin 1918 yılında kendini feshetmesinden sonra üyelerinin çoğu Millî Mücadele'de yer almıştırTriumvira sistemi ile yönetilen bir meclis yapısında egemenlik sürmüştür. Triumvirlik ya da üçler erki, Roma Cumhuriyeti’nin ilanının ilk yıllarından itibaren devletin yönetim ve idare mekanizmalarının bir parçası olarak oluşturulmuş, gerekliliği mevcut devlet idaresi tarafından öngörüldükten sonra farklı yetkilerle donatılmış, üç memurun bu birimlere atanmasıyla oluşturulmuş teşkilatlanmadır. ************** _Osmanlıda Oğlancılık_ _Evliya çelebi, Seyahatnamesinde Osmanlıdaki oğlanları şöyle anlatır: Oğlanlar, esnaftan sayılır ve padişahın huzurunda yapılan resmi geçitlere bile katılırlardı. Müşteriye çıkan delikanlılara “Hiz oğlanı” denirdi ve “hizler defteri” denilen kütüğe yazılırlardı. 4. Murad’ın bir sefere çıkışından önce yapılan büyük resmi geçitte “Oğlanların, deyyusların ve pezevenklerin” de yer aldığını yazmaktadır. Pasif dilber eşcinsel esnafı, evsiz-barksız 500 kişidir. Resmi geçide katılan deyyusların sayısı 212, pezevenklerin adedi de 300’dür. (Deyyus: Karısının başka erkeklerle ilişki yaşamasını hoş karşılayan
Felsefe
Cemal Madanoğlu Demirkırat Bu belgeselde beni çok etkileyen bir isimden de söz etmek istiyorum. Elinde bütün imkanlar mevcutken askerin ülkeyi gereği gibi yönetemeyeceğini anlayıp TC idaresini elinin tersiyle iten, ihtilalden sonra derhal erken seçim yapılarak demokrasiyle yeniden bir hükümet kurulmasından ve askerin kışlalarına dönmesinden yana ısrarcı olan cuntacı TÜMGENERAL CEMAL MADANOĞLU.. Elbette cuntacılığın iyisi kötüsü olmaz ama gelmiş geçmiş bütün cuntacılar arasında, bence farklıydı. Belgesele dahil olduğu her bölüm çok etkileyiciydi. Ama bir bölümden özellikle bahsedeceğim. Şunu söyleyebilirim.Madanoğlu kendisini ve gerçekleştirdiği ihtilâli sürekli tenkit eden neredeyse tek askerdi. İhtilalden hemen sonra şöyle diyor kendi kendine: "Ne yapacağız yahu? Beş-on subayla koca devleti nasıl hâle yola sokacağız? Biz ne anlarız devlet idaresinden?" Hemen ertesi gün, Cemal Gürsel Milli Birlik Komitesine bağlı subaylarla birlikte bakanlar kurulunu oluşturmaya başlıyor. Madanoğlu son anda toplantıya dahil oluyor. "Askerlerle birlikte devletin idaresinde görev almayacağımıza dair yemin ettik" deyip orada bulunan bakanlık koltuklarına gözlerini dikmiş askerlere şöyle sesleniyor: " Bre köftehorlar!! Sizin hanginiz maliyeden, hanginiz iktisattan, hanginiz ticaretten anlarsınız? Menderes de böyle yaptığı için bu duruma gelmedi mi?"
Siyaset