Kendiliğinden gelen sözcüklerin misafirliğini
ne çok severdin,
Nasılsın…
Bugünlerde ben iyi gibiyim
yorgun gri kaideler arasında
hüzünlü bir yeşilim,
Ya sen…
Sen… Nasılsın?
Göğsündeki ağrılar nasıl?
İyi misin?
Birhan Keskin
“Şimdi, bir gün batımı zamanı bir su başında, bir çimen bahçesinde, bir ağaç altında oturup da doğanın o yüce mahzunluğunu görmek, şehirlerin, evlerin hangi eğlencesine tercih edilmez?”
“Yanımda yürüyordun Milena, düşünsene yanımda yürümüştün! Aşık biri için ne büyük nimet değil mi?
Mesela neden senin odanda duran, sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken, uzanırken, ya da uyurken, seni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim? Neden değilim?”