Ne tuhaf, insanlar ölüyor, bedenleri toprak altında çürüyor ama seni yaralayan zehirli sesleri ölümsüzlüğe erişip hayatın boyunca kalbinde ve kulağında kalıyor.
Hani yaş odun kütüğü ocağın bir kenarında kalır da, diğer odunların ateşiyle kavrulup kömürleşir. Ne yanmıştır, ne de yaş sayılır. Ötekilerin dumanıyla, nefesiyle boğulmuştur.”