Günaydın
Yeni bir güne daha merhaba, ömür defterine bir çentik daha atmaya, sadaktan bir ok daha eksiltmeye ve kıspa ya bir darbe daha almaya MERHABA..
Aynadaki yansımama baktım. Dudaklarımda incecik bir alev. Altlarında bir çentik. Göz kapaklarımdan biri yerde diğeri gökte. Parmaklarımı derimin altından fırlamış kemiklerimde dolandırdım; yanaklarımda, çenemde, alnımda. Demek ki ben buydum. Demek ki böyle görünüyordum. Basit Bir Ameliyat
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Aslında başka şeyler hayal etmiştim ama olsun, var mı öyle pat diye hayale ulaşmak? Neler yaşadım ne insanlar tanıdım, çoğunu unutmuş olsam da unutuşun bile bir cazibesi var bence. İnsan biraz da zamanın içinde süzülmeli, iyi ve kötü anıları birbirine karışıp belirsizleşmeli ve silinip gitmeli. Silinmeyecek olanlar da var tabii onlar da zamana bir çentik atmak.” ~Ahlat ağacı
Duygular
Nuri Bilge Ceylan
“Neler yaşadım ne insanlar tanıdım. Çoğunu unutmuş olsam da unutuşun bile bir cazibesi var bence. İnsan birazda zamanın içinde süzülmeli, iyi ve kötü anıları birbirine karışıp belirsizleşmeli ve silinip gitmeli. Silinmeyecek olanlarda var tabi, zamana bir çentik atmak…”
Alıntı
Okuduğum birkaç psikolojik kitap hatırına kötü hisseden ama bu hissi açabilecek bir alan bulamayan, tarihin ortanca çocuğu şeklinde adlandırılabilecek, duygusal yoğunluğu fazla, çocukluk ve gençlik arasındaki keskin geçişte bocalamış kişilere sıradan ama kendilerini anlamalarına yardımcı olacak cümleler kurabiliyorum. Yeterince derinliği olmayan bir çevreye sahip bir kişi içinse özel mertebesine ulaşıyorum. Fakat ortadoğulu zihniyetinde sığ bir çevresi olan birine farklı bir pencere gösterebilmek beni özel veya farkındalık sahibi yapmıyor. Herkesi çok fazla anlıyor değilim. Sadece herkesin sorunları benzer. İnsanlar benzer şeylerin eksikliğini çekiyorlar. Yine de anlaşıldıklarını hissediyorlarsa hoş bir şey. Biri bana onlara söylediğim cümleleri kursa ne tepki verirdim? Bilmiyorum. Rahatsız olurdum belki de. Yani ne anlatıyorsun yarrağım diyebilirdim herhalde. Ama aslında herkesin cümlelere ihtiyacı var. Benim de ihtiyacım vardı ve o cümleleri kişilerden beklemedim hiçbir zaman. Biri gelsin ve bana her şeyi göstersin demedim. Ben onlara gittim. İhtiyaç duyduğum hissi ben aradım. Eksikliğini duyduğum şeyi ben anlamaya çalıştım. Alakasız yerlerde, saçma alanlarda, kopuk düşüncelerde dolandım. Gerçek hayatta bir şeyleri izlemek bir şeyleri anlamaya yardımcı oluyordu. Ama eksikti ve yetmiyordu. Hiçbir zaman yetmez. Kafalarda dolandım. Arkadaşımın bazen senin kendin gibi bir arkadaşın olmadığı için sinirleniyorum dediği arkadaşı ben kendim buluyorum. Hem de benden çok daha iyilerini, her ne kadar genelde ölmüş olsalar da. Sonuçta yazdıkları da ölmedi dimi? Okuyorum, okudum ve okudum. Yüzlerce sayfayı bazen sadece tek bir gerçek cümle için taradım. Bazı şeylere ihtiyacımız var ve onları görene kadar neye benzediklerini tam olarak anlayamayabiliyoruz. O yüzden aramak ve
Beklettin ya gelmemezliğinden midir?
Gelmedigin her gün Bir çentik atsam bağrıma Çentikler diyarı da olsa Geldiğin bir tek gün Siler tüm yalnızlığımı Ve sen en çok beklettin ya hani Ben beklemekten muzdarip de olsam Yine sevmek heveslisiyim seni Gel ki kudursun gümüşi gökler Aşkına çicek açmasın bahar Tutkuyla fırtınalar kopsun İlk geldiğin günde güneş Saçlarında parıldasın Gece kapanmak istemesin öyle ki Ne zaman ey sevgili Gelişin bu bedbahtı sevindirişin...