10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2026 15:55
I choose this passage from the back of the book as my review: "Picture book illustrators from thirty countries sent original images and personal messages on postcards to the International Centre for the Picture Book in Society. More than fifty of the cards, including contributions by Jon Klassen, P. J. Lynch, Marie-Louise Gay, and Shaun Tan, are reproduced here in a special volume about the power of human migration and the way that walls and bans are no match for bravery and hope."
Hayat ve İnsan
MigrationsKolektif · Candlewick Studio · 20191 okunma
Long Live The King
Puan vermedi·560 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
"We’ll drink, a drink, a drink, to Eric the King, the King, the King He’s the Leader of our football team He’s the greatest, Centre Forward That the world has ever seen.." Kral'ın kitabı..
Cantona: Kral Olacak AsiPhilippe Auclair · İthaki Yayınları · 202014 okunma
Reklam
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2025 87. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2025 00:02
1990 yılında Paris'te, Gabriel Matzneff isimli yazar, etkili bir edebiyat programı olan Aportrophes'a konuk oluyor ve genç kızlarla yaşadığı cinsel deneyimleri tartışıyor. Programın sunucusu "Artık 20 yaş üstü kadınlar ilginizi çekmiyor" diye söylüyor. Matzneff de yaşlı kadınların "hayal kırıklığını" ifade ettiğini ve "henüz katılaşmamış, hâlâ iyi olanlarla" yatmayı tercih ettiğini belirtiyor. Bu diyalogdaki rahatsız edici duruma sadece programda olan Kanadalı romancı Denise Bombardier karşı çıkıyor. Bunun yazarın statüsünü kötüye kullanım olduğunu, her genç kızın bir yazardan etkilenebileceğini ve kızları kandırdığını söylüyor ancak sonrasında hakaretlere uğruyor. Bu anlattığım gerçekten yaşanan bir olay. Rızası Var 'ın ana kahramanı olan V. yani Vanessa Springora bu pedofil, sübyancı yazar Gabriel Matzneff'in kurbanlarından biri. Daha 14 yaşındayken sevgisiz ve ilgisiz bir ailede büyüyen V. , G. adını taktığı bu yazar ile tanışır. Ona çok sıcak ve samimi davranan bu adam, V'nin babasından görmediği şefkati gösterir. Annesinin de göz yumması ile şefkat adı altında G.'nin boyunduruğu altına girer. Hatta tüm çevresi öğretmenleri, komşuları, arkadaşları.. Kimse bu durumun yanlış olduğunu V'nin üç katı yaşındaki adamın bu eğiliminin, yaptıklarının doğru olmadığını görmez, belki de görmek istemezler. Ergen bile olmayan çocuklarla yaşadıklarını kaleme alan G'yi herkes severek okur, ona ödüller verirler. Hatta Springora, Başkan Mitterrand'dan gelen bir övgü mektubunu "tılsım" olarak cüzdanında taşıdığını ve tutuklanırsa başını beladan kurtaracağına inandığını yazıyor. Yves Saint Laurent, kızlarla kaldığı otel odasının masraflarını karşılıyordu. Paris'in eski belediye başkanı, ona 5. bölgede aylık 348 avroya bir stüdyo daire vermişti. Yıllarca mali durumu, yayıncısı ve Centre
Edebiyat
Rızası VarVanessa Springora · Alfa Yayınları · 0183 okunma
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2025 360. kitabı
Beğendim.okunmalı.. ''Liberal ekonomi, bugün dünyayı görüşlerinin yanilmazligina inandirma yolundadir. Tek amaç, büyümedir; tek başarı kârdır; gerçek norm da konfordur. Rekabetin büyük pazarında bir kesimin özgürlüğü diğer kesiminkiyle savaş içindedir. Şaşalı insancıl söylemlerin arkasında liberalizm, karanlık bir dikta tarzını gizlemektedir. (İslam: Medeniyetlerin Yüzleşmesi) Her asra bir mevsim adı verilecekse Bu baharın adı Aşktı Yani MUHAMMED MUSTAFANIN (sallallâhü aleyhi vesellem) yaşadığı asr... (Peygamber'in İzinde) "Modernite hakkında müteakip tanımlar belirlenmektedir: Geleneğe karşı şüphe hatta karşı çıkış, bireye atfedilen üstünlük ve özgürlüğün hayati önemi, akıl, gelişme ve bilime olan inanç-bu üç unsur birbiriyle bağlıdır. Sekülerleşme süreciyle toplumun kutsallıktan ve dinden uzaklaşması, değişimin ve keşfin değer kazanması ve daha genel olarak C. Castoriadis'in sözlerini kullanırsak, kendiliğinden iki yönlülüğüne ve kendi kendine kurumsallaştırmaya verilen öncelik; son olarak da siyasi düzende, kamu alanında farklı özel bir alanının zuhuru, demokrasinin koşulu olan kamu özgürlüklerinin oluşmasının ve korunmasının mecburiyeti. Bu kısa bakışta modernitenin ve modernleşmenin çağdaş tarihimizin platformunu hangi ölçüde oluşturduğunu anlamaktayız. '' ''Tarık Ramadan (d. 26 Ağustos 1962), entelektüel, İslamolog ve üniversite hocasıdır. Mısır kökenli olup İsviçre vatandaşıdır. 26 Ağustos 1962'de Cenevre'de doğmuştur. Eserleri İslam dini, ve İslam dinine bağlı felsefi, teolojik ve siyasi alanlara dayanmaktadır. Ayrıca diğer spiritüalizm ve felsefi konuları eserlerinde geliştirmektedir. Son yıllarda özellikle İslamofobi, Avrupa'da yaşayan Müslümanlar, Müslüman dünyanın mevcut durumu, İslami hukuk ve İslami etik gibi konularda çeşitli eserler
İslam: Medeniyetlerin YüzleşmesiTarık Ramazan · Anka Yayınları · 200311 okunma
Puan vermedi·269 syf.··
2024 43. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2024 23:52
Ataol Behramoğlu, 13 Nisan 1942’de, Azerbaycan kökenli bir ailenin çocuğu olarak babasının yedek subaylığı sırasında Çatalca’da doğdu. Çocukluk ve ilk gençlik yılları, ziraat müdürü olan babasının görevi nedeniyle Türkiye’nin çeşitli yörelerinde geçti. İlkokul üçüncü sınıfa kadar Kars’ta öğrenim gördü. İlk, orta ve lise öğrenimini Çankırı’da tamamladı. Bir süre Ankara Hukuk Fakültesi’ne devam etti, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü’nün derslerini izledi, aynı fakültenin Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi (1966). İlk şiir kitabı “Bir Ermeni General” 1965’te, kitaplaşan ilk çevirisi “İvanov” (Anton Çehov) 1967’de basıldı. Mihail Yuryeviç Lermontov’dan ilk şiir çevirilerini de bu dönemde yaptı. 60’lı yıllar toplumcu kuşağının manifestosu niteliğindeki şiirlerden “Bir Gün Mutlaka”yı 1965’te yayımladı. 1969’da “Ant” dergisinde birkaç sayı yayımlanan “Toplumcu Genç Şairler Savaş Açıyor” başlıklı oturumda yeni toplumcu şiir üstüne görüşlerini açıkladı. 1970’de yayımlanan ikinci şiir kitabı “Bir Gün Mutlaka”, kuşağının öncü yapıtlarından biri olarak kabul edildi. 1970’de İsmet Özel ile yayımlamaya başladıkları “Halkın Dostları” dergisi geniş yankı uyandırdı. Aynı yıl, Maksim Gorki’den çevirdiği “Yaşanmış Hikâyeler” yayımlandı. Ataol Behramoğlu 1970 yılı sonbaharında dört yıl sürecek ilk yurtdışı yolculuğuna çıktı. 1972’ye kadar Londra ve Paris’te yaşadı. Paris’te Louis Aragon ve Pablo Neruda ile tanıştı. Aragon’un yönetimindeki “Les Lettres Françaises”de, Abidin Dino çevirisiyle, “Bir Gün Mutlaka” dan bir bölüm yayımlandı. Paris’te Théatre de Liberté’nin kuruluş çalışmalarına katıldı (1971). İlk oyun “Légendes à Avénir / Geleceğe Masallar” için bölümler yazdı. 1972 sonbaharında Sovyet Yazarlar Birliği’nin çağrılısı olarak gittiği Moskova’da yaklaşık iki
Kızıma MektuplarAtaol Behramoğlu · Tekin Yayınevi · 2008228 okunma
Spirit of Capitalism
Puan vermedi·320 syf.··
2024 24. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2024 14:47
> "It was the power of religious influence, not alone, but more than anything else, which created the differences of which we are conscious to-day” Max Weber saw reformation as a new form of religion control, not elimination of Church’s ones. His aim focused on finding intimate relationship between asceticism and capitalism. He emphasized that commercial and social interests determine opinions and altitudes of people. In today's world, person should make adapted his manner of life to conditions of capitalistic success. “The capitalistic economy of the present day is an immense cosmos into which the individual is born, and which presents itself to him, at least as an individual, as an unalterable order of things in which he must live” As he said: “Spirit of capitalism might be understandable, as has been said, purely as a result of adaptation” For to discover ideal type of person who owns spirit of capitalism use Franklin. He gets nothing out of his wealth for himself, except the irrational sense of having done his job well One major principle of Capitalism is Labor must be performed as if it were an absolute end in itself, a calling. For providing this, Human must be able to cover some characteristics. Such as: cool self-control and frugality which enormously increase performance, being free from continual calculations of how the customary wage may be earned with a maximum of comfort and a minimum of exertion To achieve its goal(increasing the productivity of human labor by increasing its intensity), modern capitalism was faced traditional worker’s character who did not ask how much can I earn in a day if I do as much work as possible? but how much must I work in order to earn the wage for take care of my traditional needs?” And even to describe ideal type of
Sosyoloji
The Protestant Ethic and the Spirit of CapitalismMax Weber · Dover Publications · 20031,562 okunma
Reklam
Reklam