Ah bu insan yüzleri! Her şeyimizi bağladığımız, durmadan yanıldığımız, istediğimiz kadar bol hasletler, adilikler, iyilikler, kötülükler, delilikler, akıllılıklar, sevdalar yüklediğimiz insan yüzleri! Yanılsak da zararı yok! Bu yüze olmazsa ötekine yükleriz saydıklarımızı. Yanılmamız muayyen bir insan içindir, insanlar için değil. O halde yanılmıyor sayılırız.
İnsanlar arasında her iki tarafı da etkilemeyen bir temas söz konusu değildir. İki insan arasındaki hiçbir buluşma, hiçbir konuşma, belki çok rastlantısal olmadığı sürece taraflardan birini değişmeden bırakmaz; her ne kadar bu değişim, buluşmanın sıklığının birikimsel etkisinin söz konusu olmadığı durumlarda fark edilemeyecek kadar düşük düzeyde olabilse de.