Bir çocuk kitabı olarak yazılmış olsa da içinde yeterince anlam ve mesaj barındıran bir kitaptı. Özenle okuduğumuz takdirde yapabileceğimiz çıkarımlar aslında bir çocuktan çok tam olarak genç/yetişkinlere yönelikti.
Aslında çok kısa bir öykü ve ayıracağınız 20 dakikaya kesinlikle değer diye düşünüyorum.
Stephen King'in neden bu kadar çok kitabının sinemaya uyarlandığını bu kitap ile anladım. Okuduğum ilk kitabıydı. Ve okumaktan çok izlemiş gibi hissettim kendimi. Sık sık olayların içinde olduğumu hissettim. O an, bütün yaşananlara tanıklık ediyormuş gibi.
Telekinetik özelliklere sahip bir kız, dahası bu kız 16 yaşına kadar annesinin aşırı dindarlığı ve garip yaşantısından dolayı çevresindeki herkes tarafından itilip kakılmış biri. Şimdi düşünün, öfke ve intikam duygusu telekinezi ile birleşince ortaya neler çıkabilir?
Kapağı gibi bolca kan içeren bir kitaptı.
Ve elbette ki kan, beraberinde vahşeti de getirir.
Olayları görünmez bir perde arkasından izleyeceğiniz bu kitabın bir iyi yanı da var tabii ki. Orada yaşananların hiçbiri bu perdeden geçemiyor. Güvenle okuyabilirsiniz:)))
"Dünyayı çocuklar yönetsin." Bu kitabı okumadan önce ara ara bunu ben de düşünmüştüm. Peki ya çocukların gerçekten iyi yönetebileceğini nereden biliyoruz? Çocuklar sandığımız kadar iyi niyetli mi?
Ama belki de haklılar... Bir denge şart. Nasıl olacağını bilmiyorum, çünkü onlara göre onlardan biri değilim artık. Ama onlar mutlaka biliyorlardır. Bunu anlamak için 2. kitabının da olmasını çok isterdim..:(
Bazı gerçekleri görmezden gelmeye çalıştıkça daha da berbat ettiğimizin farkında mıyız acaba?
Son olarak, okurken gerilimi gerçekten hissedebildiğim bir kitaptı. Sakinlik ve sıradan olmaktan biraz olsun uzaklaşmak için tercih edebileceğiniz bir kitap aynı zamanda. Şimdiden iyi okumalar. :)
Travma, Wulf Dorn