Ceren Yıldız

Ceren Yıldız
@cerenyildiz
Şehir hayatının dinmeyen koşturmacasında tatlı bir huzur arıyorum, bulabilmek mümkün mü bilmiyorum.
"Öç almak istesem de elimden bir şey gelmezdi, çünkü hiçbir zaman, hiç kimseye bir şey yapmaya cesaret edemezdim herhalde."
Sayfa 10·Kitabı okuyor
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
6/10
·224 syf.··
2017 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2017 23:19
Baştan sona her bölümüyle akıcı giden bir kitap. Her elime alışımda kendimi bir kırgız köyünde yüksek bir kayalıkta buluyorum. Cengiz Aytmatov'un diğer kitaplarında da olduğu gibi bunda da hikaye küçük bi köyde geçiyor. Savaş sonrası komünizmi oturtma çabaları, savaştan yorgun gelen erkekler, erkekleri savaştayken sorumluluklar arasında boğulan kadınlar.. komünizm için feda edilen hayatlar ve bu mücadele içinde kusursuz bir yorga at: Gülsarı.. onun da çileleri, istekleri, korkuları var. Çaresiz bir çoban, yokluk, iklim şartları.. Betimlemeler öyle güzel ki kâh köy içinde huzura kavuşuyor, kâh zorlu iklim koşulları içerisinde üşüyor, kâh çaresizlikten ağlıyorsunuz. Soğuktan yeni doğan kuzuların boyunlarını bükmesi sizin de boynunuzu bükmenize sebep oluyor, onlarla birlikte siz de açlık çekiyorsunuz. Atlarla ilgili, kırgız-kazak kültürleri ile ilgili bilgi edinip günümüzden koparak o tür yaşamlara hasret duyuyorsunuz. Şahsen ben kitabı okurken sürekli bir kıyaslama içerisindeydim.
Edebiyat
Elveda GülsarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202321,2bin okunma
"Gökyüzünde sıra sıra uçuşan kazların kanat çırpınışına kendi kanatlarının gücü yetmediği için geride kalıp tek başına donarak ölen kaz gibi ölmek istemiyorum, kanat çırparken ölmek istiyorum."
Sayfa 223·Kitabı okudu
"Sonumuza varan yol, evimize varan yoldan daha kısa artık..."
Sayfa 219·Kitabı okudu
"Önce keçe çadırdan eşelenip yeni odun atılan ateşin çıtırtılarını duydu. Sonra karısının kopuzundan, insanın yüreğini yolup alırcasına hüzünlü ezgiler geldi kulağına. Yalnızlıklar içinde kalan bir adamın hıçkırıklarını, ah dedikçe nefesiyle yel savuran çok büyük acılı bir insanın âhlarını, ıssız ve engin bozkırda başını vuracak, onulmaz derdini gömecek bir yer arayarak koşan bir adamın acı çığlıklarını andıran bir ezgiydi bu. Hiç kimsenin avutamayacağı, hiçbir şeyin merhem olamayacağı acılarla ağıdını söyleyen, ağlayan bir adamın bozlamasını anlatıyordu kopuzun telleri."
Sayfa 207·Kitabı okudu