Ceren erten

Ceren erten
@cererten
Puan vermedi·152 syf.··
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 22:30
Orhan Kemal’den okuduğum ilk kitap ve bittiğinde “bu neydi şimdi?” dedim maalesef. Yarım kalmış bir roman gibi. Geçen ay çok kıymetli dostumla Orhan Kemal Müzesi’ne gittiğimizde yazarın oğlu ile tanışma şerefine erişmiştik, bu kitaptan gözleri parlayarak bahsetti kendisi (meğer yazarın eşini yani Işık Bey’in annesini anlatıyormuş). ben de bu yüzden aynı gün roman karşıma çıkınca satın almadan edememiştim. Yine de anlatı ve dil başarılı; Adana yöresini ve insanlarının o günkü durumunu gösterir, yazarın neden toplumcu gerçekçi olarak anıldığını kanıtlar nitelikte. Fabrika işçilerinin emeklerinin, beylerin kendi çıkarları uğruna nasıl sömürüldüğünü; filler tepişirken çimenlerin nasıl ezildiğini Cemile ve Necati aşkının arka planı değil ön planında okumuş oluyoruz eserde.
CemileOrhan Kemal · Epsilon Yayınevi · 20045,6bin okunma
Ceren erten
Pek kıymetli dostuma selamlar 🌹
Reklam
7/10
·202 syf.··
2026 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 15:21
Çoook uzun zamandır, muhakkak, okumayı planladığım bir kitaptı. Başlığının manasını da hiç araştırmamıştım, okullarda öğretilen bir bilgi de değildir :) ama zaten kitabı açar açmaz bu mana karşıladı beni: "Fahrenheit 451: Kitap kağıdının tutuşup yanma sıcaklığı..." Günümüzde normal olarak yangın söndürmekle görevli olan itfaiyeciler, bu evrende yangın çıkarmakla, tüm kitapları ve hatta bazen kitap okuyan insanları bile yakmakla görevli. Bunu kavradığımız anda distopyanın içinde buluyoruz kendimizi. Günümüzde "bazı" toplumlarda yönetimin cahil halk istediğini düşünüyordum. Öyle olsun ki güç sahipleri istediği atları istediği gibi koşturabilsin. Yazarın 1950'lerde benimle aynı fikre sahip olduğunu sanıyorum şimdi. Sayfa 79'da şöyle diyor: "Okumuş adamın hedefinin kim olacağını kim bilebilir?" Yaşadığımız şu dönemde bile 70-80 yıl öncesinde ortaya atılmış fikirlere katılıyorsak o fikir çağını aşmış demektir (ya da hiçbir şey değişmemiş). Fikirlerin öldürülmeye, yakılıp yıkılmaya çalışıldığı her dönemde bir çeşit direniş gösteren insanların eseridir bu eser. Konu bakımından yeterli ilgi çekiciliğe sahip bir roman olsa da okuma zevki açısından değişiklik göstereceğini düşünüyorum. Yazarın kitabın sonunda bulunan "Sesli Önsöz" açıklamasında geçen şu cümleleri belki de benim okurken biraz sıkılmamı açıklamaya yardımcı olabilir: "...çok çabuk yazıyordum, çünkü çok dürüst olmak istiyordum. Zihnimdeki şeyleri üzerlerinde düşünmeye zamanım olmadan yazıya dökebilmek için hızlı yazmaya hep inanmışımdır." (belki de ben bu hıza yetişemedim.)
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,2bin okunma
Ceren erten
Filminde bulamadığım detayları buldum incelemenizde Sayın Hocam. Var ol🫂
7/10
·292 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2026 20:32
Orhan Pamuk'un ilk yazdığı kitaplardan biri Sessiz Ev ve onun yazı karakterini net bir şekilde bulabileceğiniz bir eser. Beş farklı bakış açısından okuyoruz yaşananları: Faruk, Metin, Fatma (Büyükhanım), Recep ve onun yeğeni Hasan. Bakış açısı dedimse daha çok bilinçakışlarını okuyoruz karakterlerin. Ama karışık dizelerin arasından karakterlerin yalnızlığını, burukluğunu, karanlığını çabucak benimsiyorsunuz. Bir süre sonra karakterleri yıllardır tanıyor hissi geliyor. Bunu da bana geçiren nadir yazar vardır. Hikaye, İstanbul'dan Cennethisar'a babaannelerine ziyarete gelen üç kardeşin bir haftalık yazlık tatilinden oluşuyor. Bu bir hafta içinde yaşananların yanı sıra Faruk, Nilgün ve Metin'in aslında kendi içsel yalnızlıklarından kaçtığını görüyoruz. Ailenin Büyükhanım'ı Fatma ise, yıllarca nihilist ve narsist kocasının psikolojik şiddetine maruz kalmış üstüne aldatılmış ve aldatılmadan doğan çocuklardan biriyle yaşamak zorunda kalan bir kadın. Onun hayatı kafese konulmuş bir koş gibi tasvir ediliyor. Tüm çevresinden, İstanbul'dan kocasının sürgünü yüzünden ayrılmış ve bir daha hareketli hayatına geri dönememiş. Kocası Selahattin Bey Batı'yla ve bilimle kafayı bozmuş bir doktor. Sürgün yerinde ansiklopedi yazmaya kalkıyor ve dipsiz bir deliliğe sürükleniyor. Öyle ki tüm inançları reddediyor, sırf Allah'a inandığı için karısından nefret ediyor. Eve Anadolu'dan getirdiği hizmetliden iki çocuk yapıyor ve Fatma tarafından dövülen çocukların biri cüce biri topal kalıyor. Cüce demişken... Recep, hikayede en aklı başında en mazbut ama en kayıp karakterlerden biri. Babasının evinde hizmetli olarak yaşıyor ve her an Fatma'nın aşağılamalarına maruz kalsa da devam ediyor. Hikayede o kadar bahsedilecek detay var ki sadece karakterler değil; yazarın oluşturduğu dünya. Evet dünya
Sessiz EvOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20248,6bin okunma
Betül B isimli okura yanıt verildi
Ceren erten
Sevgili okuyanhoca, böyle bir merakı sağlamaktan şeref duydum ✨
Kitabı bitirdikten sonra okumanızı tavsiye ederim
Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Sıcak bir hikaye diyebilirim başlık olarak... Tabii klişeler mevcuttu,durumlara verilen tepkiler gibi ya da bir gencin hayat kadınına aşık olup onu bulunduğu durumdan kurtarmak istemesi gibi mesela. Kurgusu sağlam bir şey okuduğunu hissettiriyor size kitap. Hele aralıksız okursanız etkisinde kalıyorsunuz bile. Türkiye'de büyük bir yara olan yüz binlerce kadının yaşamış olduğu ortak sorunlara parmak basması yönüyle de sevdim kitabı. Sosyolojik bir yerden bakılabiliyor kitaba yani. Başlangıçta olay, abisinin intiharıyla karşı karşıya kalan gencin yaşadıklarıyken; devamında intihar sebebini araştırmasına yöneliyor, hikaye başka bir yere evriliyor ve gelişim gösteriyor. Bu anlamda canlı bir akış olduğundan okuması da kolaydı. Belgesel çekimi bölümlerine geldiğimde okurken bir taraftan "Sinan'ın intihar sebebi ortaya çıkacak mı acaba?" sorusunu sormadan edemedim. Okumaya devam ettikçe düğümler çözüldü hatta son 50 sayfada olaylar oldukça hızlandı, anlatıcı bile değişti. Anlatıma gelecek olursak; yaşananları Selim karakterinin ağzından dinliyoruz (sanıyoruz) baştan sona ve bu da tüm romanı onun etrafında şekillendiriyor. Karakteri içinden konuştururken edebi sanatlar, imgeler, düşsel anlatımlar gibi bütün tuşlara basmış yazar. Üslup karakteridir diye yorumladım çünkü aralara serpiştirilmişti rahatsız etmedi. 19 yaşındaki bir gencin düşüncelerini okuduğumuzu farz edersek olağanüstü bir anlatım hatta. (Kitabın sonunda bu da oturuyor kafada sorun yok) Beğendiklerim arasında şu cümle var: "Abim için çalışmakta zorlanan gözpınarlarıma, annemin dertlerini dinlerken tembellik etmeyi seçmedikleri için minnettardım." Not: okumama vesile olan ve bana kitabı hediye eden canım arkadaşıma sevgiler
Suni TebessümFatih Gezer · Everest Yayınları · 2022325 okunma
Betül B isimli okura yanıt verildi
Ceren erten
İntermezzo gelmesin...