Ceren erten

Ceren erten
@cererten
Puan vermedi·353 syf.··
2026 14. kitabı
Mîna Urgan'la tanıştığıma çok memnun oldum. Tanıştığıma diyorum çünkü bu bir yaşantı kitabı. Kendisinin hem hayatını, fikir yapısını, ailesini, kariyerini okuyoruz hem de dönemin çoğu aydın ismine rastlıyoruz. 85 yılın vermiş olduğu tecrübenin yanı sıra ve neredeyse yakın Türkiye tarihinin tüm önemli olaylarına değinmiş kendi bakış açısıyla. Tarafsızlık gayreti yok zira öyle bir beklentisi olanların beğenmeyeceğini hatta belli bir kesimin rahatsız olacağını düşündüğüm yerler yok değil ama kendisi savunucusu olduğu olguları korkmadan dile getiriyor zaten. Edebiyat camiasından ne çok tanıdığı, yolunun kesiştiği isim varmış. Bu kitap sayesinde Tahsin Nahit, Falih Rıfkı Atay, Sait Faik, Necip Fazıl, Yaşar Kemal, Aziz Nesin, Sabahattin Eyüpoğlu, Halide Edip Adıvar gibi nice ismi yakından tanıma fırsatı buldum. Üstelik dili son derece sakin, yalın ve bir o kadar da neşeliydi. Urgan, kendisinin edebî bir iddiası olmadığını hatta bunu beceremediğini bu yüzden edebiyat profesörü olmayı seçtiğini belirtiyor. İyi ki de edebiyatla ilgilenmiş ve kitabı karşıma çıkmış. Kazandırdığı her şey için teşekkürler :)
Bir Dinozorun AnılarıMina Urgan · Yapı Kredi Yayınları · 202214,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Vahşetin Çağrısı kitabı Jack London'dan okuduğum ikinci kitap. Kitabın konusu, Buck adındaki bir köpeğin insanların işleri için acımasızca kullanılması sonucunda kendi potansiyelini keşfederek vahşi doğasını ortaya koyması şeklinde ifade edilebilir. Buck, güçlü ve sevgi dolu bir evcil köpektir ancak bir gün çalınarak Alaska'da kurulan bir kamptaki köpek sürüsüne katılır. Buck, kampta acımasız bir şekilde eğitilir ve hizmet edeceği insanlara ve lider köpeklere karşı acımasız bir şekilde davranması öğretilir. Ancak zamanla Buck, doğal içgüdüleri ve vahşi doğasıyla yeniden bağlantı kurar ve liderlik pozisyonuna yükselir. Vahşetin Çağrısı romanı, doğanın gücünü ve insanın dünyaya olan bağını vurgulamaktadır. London, doğal olanın gücüne, hayatta kalma mücadelesine ve vahşi doğanın insan doğasına olan etkisine dikkat çekiyor. Roman aynı zamanda insanların doğal kaynakları sömürme eğilimleriyle karşı karşıya kaldığı bir çağda, doğal dünyaya saygı duyma ve onunla uyumlu yaşama fikrini de vurguluyor.
Vahşetin ÇağrısıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202443,1bin okunma
Puan vermedi·150 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Cemile, Orhan Kemal'i hatırladığım ve özlediğimi hissettiğim bir kitap oldu. Yazarın yaşamış olduğu ve müzeleştirilen evi gezip üstüne oğlu ile de sohbet edince karşımıza çıkan bu kitaba tereddütsüz başladım. Günlük konuşma dili, Türkçe'yi güzel kullanılı ve hepsinden önemlisi göze çarpan "gerçekçilik" detayı kitabı okumamı kolaylaştırdı. Birkaç günde bitirebildiğim, merak ettiren kitapları ayrı seviyorum ve unutmuyorum sanırım. Gelelim Cemile'ye. Bir pamuk ipliği fabrikasında çalışan, cevval, herkesin sevdiği ve hatta başı sıkıştığında yanına koştuğu, güçlü ama merhametli bir genç kadın Cemile. Kitapta sıkça üstüne basılan otuz bin maaşı olan kâtip Necati'yi seviyor. Kavuşacaklar mı diye merakla okuyorsunuz kitabı. Cemile'nin Orhan Kemal'in eşi Nuriye Öğütçü olduğunu da bizzat oğlu Işık Bey'den teyit etmemiz güzel bir nüans oldu. Bunu bilerek okumak keyif vericiydi.
CemileOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20175,6bin okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2026 7. kitabı
Bir ânı okumak ne zormuş! 56 sayfalık kitapta toplamda 5-10 cümle vardı herhalde. Uzun, çok uzun süren cümleler okumayı zorlaştırdı. Taze Nobel ödüllü yazarın başyapıtı sayılan Savaş ve Savaş kitabının bir ön anlatısı bu kitap. Karakter Dr. Korin'in iç sıkıntısının hatta belki bilinçaltının yansıması diyebiliriz. Anlaması zordu, üstüne düşünülmesi gereken bir kitap olmasından ziyade bence tarihi olaylar ve bilgi de gerektiriyor. Savaş, yok oluş, insanın güzel olanı yitirmesi, hevessizliği ve umutsuzluğu çağrıştırdı bana. Yan karakterin bir sigara içişi kadar sürede işlendi tüm bu temalar. Ve evet belki edebiyatın büyüsü burada, ânda.
Yeşaya GeldiLászló Krasznahorkai · Can Yayınları · 1989901 okunma
7/10
·292 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2026 20:32
Orhan Pamuk'un ilk yazdığı kitaplardan biri Sessiz Ev ve onun yazı karakterini net bir şekilde bulabileceğiniz bir eser. Beş farklı bakış açısından okuyoruz yaşananları: Faruk, Metin, Fatma (Büyükhanım), Recep ve onun yeğeni Hasan. Bakış açısı dedimse daha çok bilinçakışlarını okuyoruz karakterlerin. Ama karışık dizelerin arasından karakterlerin yalnızlığını, burukluğunu, karanlığını çabucak benimsiyorsunuz. Bir süre sonra karakterleri yıllardır tanıyor hissi geliyor. Bunu da bana geçiren nadir yazar vardır. Hikaye, İstanbul'dan Cennethisar'a babaannelerine ziyarete gelen üç kardeşin bir haftalık yazlık tatilinden oluşuyor. Bu bir hafta içinde yaşananların yanı sıra Faruk, Nilgün ve Metin'in aslında kendi içsel yalnızlıklarından kaçtığını görüyoruz. Ailenin Büyükhanım'ı Fatma ise, yıllarca nihilist ve narsist kocasının psikolojik şiddetine maruz kalmış üstüne aldatılmış ve aldatılmadan doğan çocuklardan biriyle yaşamak zorunda kalan bir kadın. Onun hayatı kafese konulmuş bir koş gibi tasvir ediliyor. Tüm çevresinden, İstanbul'dan kocasının sürgünü yüzünden ayrılmış ve bir daha hareketli hayatına geri dönememiş. Kocası Selahattin Bey Batı'yla ve bilimle kafayı bozmuş bir doktor. Sürgün yerinde ansiklopedi yazmaya kalkıyor ve dipsiz bir deliliğe sürükleniyor. Öyle ki tüm inançları reddediyor, sırf Allah'a inandığı için karısından nefret ediyor. Eve Anadolu'dan getirdiği hizmetliden iki çocuk yapıyor ve Fatma tarafından dövülen çocukların biri cüce biri topal kalıyor. Cüce demişken... Recep, hikayede en aklı başında en mazbut ama en kayıp karakterlerden biri. Babasının evinde hizmetli olarak yaşıyor ve her an Fatma'nın aşağılamalarına maruz kalsa da devam ediyor. Hikayede o kadar bahsedilecek detay var ki sadece karakterler değil; yazarın oluşturduğu dünya. Evet dünya
Sessiz EvOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20248,6bin okunma
Reklam