Puan vermedi·576 syf.··
2026 12. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 12:14
Dan Brown okumak gerçekten de apayrı bir haz. Bir kitabın içinde polisiye, gizem, gerilim ve bilim kurguya dair aradığınız her şeyi bulabiliyorsunuz. Yazarın kitapları öylesine yazılmıyor; sayfalar arasında o kadar yoğun bir bilgi birikimi yer alıyor ki okurken çoğu zaman şaşırıp kalıyorsunuz. Melekler ve Şeytanlar'ı okurken de yüksek aksiyon ve akıcı anlatım sayesinde sayfalar arasında sürükleniyorsunuz. Yazarın kitabı kaleme alırken ne kadar çok çalıştığı her detayda belli oluyor; okuyucuya sunduğu gizemli bilgileri, doğruluklarını temellendirerek aktarmayı çok iyi başarıyor.. -Spoiler- Kitap, daha ilk sayfadan itibaren gizemini sonuna kadar koruyan bir hikaye sunuyor. Olaylar, İlluminati tarafından yapıldığı düşünülen bir cinayetle —CERN'de çalışan önemli bir fizikçinin damgalanarak öldürülmesiyle— başlıyor. Öldürülen bilim insanı ve kızı, daha önce imkansız görülen tehlikeli bir buluşa imza atarak karşı madde üretmişlerdir. Ancak bu maddenin çalınmasıyla olaylar çok daha büyük bir boyut kazanır. CERN direktörü Maximilian Kohler, vakanın incelenmesi için simgebilim uzmanı Robert Langdon’ı çağırır ve böylece macera başlar. Aynı esnada Vatikan’da Papa ölmüştür ve yeni Papa’yı seçmek üzere Kardinaller toplanmaktadır. Ancak İlluminati, en güçlü dört Papa adayını kaçırdığını duyurur. Gece yarısına kadar her saat bir adayı dört elementle (toprak, hava, ateş, su) damgalayarak öldüreceklerini ve tam gece yarısında Vatikan’ı çalınan karşı madde ile havaya uçuracaklarını ilan ederler. Din, Bilim ve Sanatın Muazzam Çatışması İlluminati ile Kilise arasında eskiden beri süregelen savaşı aktaran bu romanda, özellikle sanat tarihi bilgileri etkileyiciydi. Kitaptaki Vatikan ve Roma tasvirleri, papalık seçimi ve kilise içi dinamikler detaylı bir şekilde işlenmiş. Tarihi semboller, din ve
Melekler ve ŞeytanlarDan Brown · Altın Kitaplar · 200442bin okunma
10/10
·576 syf.··
2026 8. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 00:19
Aynı dakika… Kitabın son satırlarını okuduğum an ve Bu satırları yazmaya başladığım an… Spoiler içermez Uzun zamandır kitabı bitirdikten sonra ben ne okudum dediğim bir kitap olmamıştı. Ta ki Dan Brown okuyana kadar. En son Dan Brown okuduğumda pandemiydi. Ve yazdığı her kitabını severek okuyan biri olarak bu kitapa da kaptırmıştım kendimi Bilgi selleri içersinde yaşanan cinayetleri ardı ardına okurken soluğum kesildi. Sadece kelimelerle bile bunu hissettirebilmişti. Konusundan kısaca bahsetmem gerekirse İsviçre’de bulunan çok gelişmiş bir bilim yerleşkesinde (CERN) işlenen cinayetle başlıyor olay örgümüz. Sonrasında bu cinayetin ılluminate tarafından işlenildiği ve çığır açan bir buluşun çalınarak vatikan’ı yok etmek üzere bir silah olarak kullanması için Vatikan’da saklanıldığının öğrenilmesiyle olaylar hız kazanıyor. Ve bir anda kendinizi olayın içindeyken buluyorsunuz. Sayfalar su gibi akıyor, zamanın akışını hissetmiyorsunuz. Eğer Dan Brown okumamış biriyseniz bu kitapla başlamanızı şiddetle öneririm. 3. Kitabımı okuyan biri olarak diğerlerinin arasına daha öncekilerde yaptığım gibi uzun zaman koyması asla düşünmüyorum. Yüzeysel bir yorum yazsam da kitabın etkisinin derin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Çok uzutmadan yorumu kısa tutmayı düşünüyorum.
1000Kitap
Melekler ve ŞeytanlarDan Brown · Altın Kitaplar · 202542bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bilim ve Dinin Gölgelerindeki Savaş: Melekler ve Şeytanlar
Puan vermedi·576 syf.··
2026 20. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 08:12
Hikaye, İsviçre'deki CERN laboratuvarlarında işlenen vahşi bir cinayet ve göğsüne gizemli bir sembol dağlanan fizikçinin bulunmasıyla başlıyor. Bu gizem, Langdon'ı ve öldürülen fizikçinin zeki kızı Vittoria Vetra'yı Vatikan'ın derinliklerine, unutulmuş yeraltı tünellerine ve Roma'nın görkemli kiliselerine sürüklüyor. Karşılarında ise yüzyıllardır yeraltında bekleyen, tarihin en eski ve en gizli kardeşlik örgütü var: İlluminati. ​Kitabın en çarpıcı yönü, "Bilim mi, din mi?" gibi asırlık bir tartışmayı, antimadde gibi modern ve yıkıcı bir tehdit üzerinden çok zekice kurgulaması. Dan Brown, okuyucuyu Roma sokaklarında adeta bir turist gibi gezdirirken, Bernini'nin heykelleri, Galileo'nun şifreleri ve Vatikan arşivleri arasında muazzam bir zihin jimnastiği yaptırıyor. Yazarın mekan tasvirleri o kadar güçlü ki, okurken kendinizi San Pietro Meydanı'nda nefes nefese koşarken bulabiliyorsunuz. ​Bölümlerin kısa tutulması ve her bölümün bir merak unsuruyla bitmesi, "sadece bir bölüm daha okuyayım" derken sabahlamanıza neden oluyor. Karakterlerin gri alanlarda dolaşması, kimin dost kimin düşman olduğunun son sayfalara kadar anlaşılamaması kurguyu çok daha lezzetli kılmış. Özellikle Camerlengo karakterinin derinliği ve inanç üzerine yaptığı konuşmalar, kitabı basit bir aksiyon romanı olmaktan çıkarıp felsefi bir boyuta da taşıyor. ​Eğer tarih, gizem, şifreler ve yüksek tempolu kurgulardan hoşlanıyorsanız, Melekler ve Şeytanlar kitaplığınızda kesinlikle yer almalı. Okuduktan sonra Roma'ya ve Rönesans sanatına bakış açınızın değişeceğine eminim.
Melekler ve ŞeytanlarDan Brown · Altın Kitaplar · 202542bin okunma
5/10
·64 syf.··
2025 4. kitabı
Kitaptaki temel mesele, CERN’de gerçekleştirilen milyarlarca dolarlık deneylerin ve keşfedilen Higgs Bozonu’nun sadece fiziksel bir veri olarak kalmayıp varoluşun kökenine dair çok daha derin, felsefi ve teolojik bir tartışmayı tetiklemesi... Yazarın asıl derdi ise bilimin "nasıl" sorusuyla ördüğü mekanizmayı, felsefenin "neden" sorusuyla taçlandırmak. Taslaman’a göre evrenin sadece var olması değil, aynı zamanda bizim zihnimiz tarafından çözülebilir, anlaşılır ve rasyonel bir yapıda olması tesadüf diyerek geçiştirilemeyecek kadar büyük bir anlam taşıyor. Tam da bu noktada, bilimsel verinin tıkandığı yerde felsefenin bir rehber olarak devreye girmesi gerektiğini hatırlatıyor. Bu fikri temellendirirken Stephen Hawking gibi isimlerin yaklaşımlarını ve din ile bilimi birbirine düşüren "boşlukların tanrısı" gibi sığ argümanları da tek tek masaya yatırarak aslında bilimsel her ilerlemenin bizi evrenin gizliliği ve rasyonel yapısı üzerine yeniden düşünmeye davet ettiğini ifade ediyor. Sonuç olarak bilimi inancın bir rakibi olarak değil, aksine evrendeki o muazzam akıl ve tasarımı anlamlandırmamıza yarayan bir araç olarak konumlandırarak okuru çok boyutlu bir tefekküre çağırıyor...
Tanrı ParçacığıCaner Taslaman · İstanbul Yayınevi · 2015441 okunma
Fizik ve Ötesi
9/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 19:18
Kitapta ismi geçen düşünür ve bilim adamları; Aristo Galileo Da Vinci İsaac Newton Giordano Bruno Mozi Leibniz Von Neumann Norbert Wiener Kitabı okumadan önce bilinmesi gerekenler ; 3 cisim problemi (tabii ki) Kuantum dolanıklığı (en önemlisi) Kozmik mikrodalga arka plan ışınımı (CMB) Atomaltı parçacıklar CERN Kara delikler Işık hızı ve kütleçekimi 11 boyut Kuantum Alemi ve temel fizik yasaları Bundan sonrası biraz spoiler içerebilir. Kitap Çin Kültür Devrimi ile başlayıp uzaylıların insanların başına bela olmasıyla bitiyor. Kitap Çince'den çeviri olduğu için ve bence yayınevinden hiç kimsenin kitabın basımı bittikten sonra okumamasindan (çevirmen bile okumamış olabilir) dolayı bazı cümleleri anlamakta zorlandım, eksik cümleler hatta tamamlanmayan cümleler çok fazlaydı. Çoğu kelimede bile hata vardı. Başka yayından okusaydım keşke. Neyse bu kitap zaten diziden dolayı çok fazla konuşulmuştur ve dizi zaten iyi anlatmış anlatılmak isteneni. Ben uzaylılar "Neye benziyor?" kısmını anladığım kadarıyla anlatmak istiyorum.
Duygu ve Düşünce
Üç Cisim ProblemiCixin Liu · İthaki Yayınları · 20202,435 okunma
9/10
·576 syf.··
2026 169. kitabı
kendimi sadece bir cinayet romanının içinde değil, bilim ve dinin binlerce yıllık kadim savaşının tam ortasında buldum. Kitap, CERN laboratuvarlarından Vatikan’ın gizli dehlizlerine uzanan öyle bir tempoya sahip ki, sayfaları çevirirken zamanın nasıl geçtiğini, Roma’nın o dar sokaklarında nefes nefese koşuyormuşçasına hissettim. Benim için bu eseri özel kılan, sadece Robert Langdon’ın semboller arasındaki dehası değil, aynı zamanda insanlığın en büyük iki arayışı olan "inanç" ve "bilgi" arasındaki o ince çizgide yürüyor olmasıydı. İncelemeye başladığımda, Brown’ın Illuminati gibi gizli örgütleri ve antimadde gibi modern bilimsel gerçekleri nasıl bir araya getirdiğine hayran kaldım. Hikaye boyunca her bir ipucunu Langdon ile birlikte çözmek, Bernini’nin heykellerindeki gizli işaretleri takip etmek bana kendimi bir dedektiften ziyade bir tarih kâşifi gibi hissettirdi. Yazarın kurguladığı o 24 saatlik zaman baskısı, her bölümde artan gerilimle birleşince, kitabı elimden bırakmam imkansız hale geldi; sanki her satırda patlamaya hazır bir bomba yanımda duruyormuş gibi bir heyecan yaşadım.
Duygu ve Düşünce
Melekler ve ŞeytanlarDan Brown · Altın Kitaplar · 200442bin okunma