Genelde, yatırımcılar portföylerini oluştururken riski yeteri kadar değerlendirmezler. Genellikle çeşitleme yapmaya çalışırlar ama yaptıkları, belli bir hisse senedinin riskini, hisse senedi piyasasının genelindeki riskle değiştirmekten öteye gitmez. Genellikle düşmüş hisselere yatırım yapan karşıtlar, her bir hissenin, portföyün toplam değerinin %3 veya %5'ini geçmeyeceğinden emin olmalıdırlar. Yatırımcılar, aynı zamanda sıkı zarar parametreleri uygulayarak sermayelerini korumalıdırlar. Bizim önerilerimiz: 1. Hisse alımlarmı portföyün %5'i ile kısıtlayın (tercihen daha az). 2. Bir sektöre veya temaya açılımı potföyün değerinin %20'siyle kısıtlayın (tercihen daha az). 3. Her bir hissede %25 zarar stopu kullanın. 4. Bağıntısız yatırım araçlarını arayın. 5. Uluslararası hisse senetlerinin risk çeşitlemesi faydalarını göz ardı etmeyin. 6. Bir yatırımın getirisiyle nakit tutmanın getirisini her zaman karşılaştırın. Yatırımcı riske özel bir dikkat göstererek karşıt stratejinin işlemesi için ona yeteri kadar zaman tanımış olur. Karşıtların riski incelemeye ayırdığı vakit hiçbir zaman yeterli olmayacaktır. Yüksek getiriler beklendiği zamanlarda risk elimine edilemeyeceğinden, başarılı yatırımın merkezinde, riskin etkilerini asgariye indirmek yatar.
Sayfa 261 - Scala Yayıncılık·Kitabı okudu
1000Kitap
KİTABIN ÖZETİ
Rokoko (Helen Heykelleri ve Resimleri ile Bu Döneminkileri Yan Yana Koy) 1. Rokoko, Barok gibi bir kraliyet sanatı değil, aristokrasinin ve üst-orta sınıfın sanatıdır. Özel hamiler, inşaat faaliyeti söz konusu olduğunda kralı ve devleti yerinden eder. Kaleler ve saraylar yerine hoteller ve inşa edilir. Ağırbaşlı renkler, kahverengi ve mor, lacivert ve altın sarısı yerini açık pastel renklere, gri ve gümüş rengine, grimsi yeşil ve pembeye bırakır (90). 2. Nereye bakarsanız bakın yer yerde çıplak kadınlar, dolgun kalça ve uyluklar, açıkta kalan göğüsler, birbirine dolanmış kol ve bacaklar, kadınlı erkekli ve kadın kadına sahneler ve bunların sayısız çeşitleme ve sonsuz tekrarı görülür. Sanatta çıplaklık o kadar alışılmış hala gelmiştir ki, Greuze’ün saf kızları sadece giyinerek bile erotik bir etki yaratır (93). 3. Aslında Rokoko zengin ve bıkkın epikürcüler için tasarlanmış erotik bir sanattır (93). Edebiyat Yazarın Özgürleşmesi: İngiltere’deki kültürel eşitlenme süreci en çarpıcı şekilde, yeni ve düzenli okur kitlesinin yükselişiyle kendini gösterir, ki bunda görece geniş bir çevrenin düzenli olarak kitap okuyup satın aldığı böylece bir dizi yazara kişisel yükümlülüklerden arınmış bir geçim kaynağı sağladığı anlaşılmaktadır (102). Yazar sayısı 1773’te Almanya’da 3 bin iken 1787’de iki katına çıktı ve 18. Yüzyılın son on, yirmi yılında yazarların çoğu edebi eserlerinin gelirleriyle geçinebiliyordu (178). Bir gecede cahil kalan piçlere gelsin: 1770 civarında okur kitlesindeki ani artış, genel standartta kesin bir düşüşe yol açar. Talep onu karşılayacak iyi yazarların varlığından çok daha fazladır ve roman üretimi son derece kazançlı bir meşgale olduğundan kontrolsüz ve gelişigüzel bir bolluk hasıl olur (292). Robinson Crusoe, toplumsal eğitim amacı ile yazılmış bir
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
• Bir savunmacı yatırımcının portföyü için hisse senetlerinin seçimi nispeten kolay bir iştir. Burada takip edilmesi gereken dört kural öneriyoruz: 1. Yeterli bir miktarda, ama aşırı değil, çeşitleme yapılmalıdır. Bu da en az 10, en fazla 30 ayrı hisse senedi anlamına gelebilir. 2. Seçilen her bir parça, büyük, seçkin ve muhafazakârca finanse edilmiş olmalıdır. Bu sıfatlar her ne kadar kesin tanımlar olmasa da genel amaçları bellidir. Bu nokta hakkındaki gözlemler bölümün sonundadır. 3. Her bir şirket, uzun bir zamandır ve devamlı bir tarzda kâr payı dağıtımlarını yerine getiriyor olmalıdır. (1971'de Dow Jones Sanayi Endeksı'ne dahil tüm hisse senetleri buna uydu.) Daha kesin olmak gerekirse, bu şirketlerin en geç 1950'den itibaren devamlı bir tarzda kâr payı dağıtıyor olmalarını öneriyoruz. 4. Yatırımcının bir hisse senedine ödeyeceği fiyata, şirketin belli bir zaman süresi, örneğin yedi yıl, içindeki ortalama kârlarına göre bir sınırlama getirmesi gerekir. Bu sınırın, bu tür ortalama kârların 25 katı ve son on iki aylık ortalama kârların da 20 katından az olmasını öneriyoruz. Ama böyle bir sınırlama, portföyden tüm en kuvvetli ve en popüler hisseleri eleyecektir. Özellikle, son yıllarda hem spekülatör hem de kurumsal yatırımcıların gözdesi olan "büyüme hisseleri" kategorisinin tamamını yasaklayacaktır.
Finans
• Bir savunmacı yatırımcının portföyü için hisse senetlerinin seçimi nispeten kolay bir iştir. Burada takip edilmesi gereken dört kural öneriyoruz: 1. Yeterli bir miktarda, ama aşırı değil, çeşitleme yapılmalıdır. Bu da en az 10, en fazla 30 ayrı hisse senedi anlamına gelebilir. 2. Seçilen her bir parça, büyük, seçkin ve muhafazakârca finanse edilmiş olmalıdır. Bu sıfatlar her ne kadar kesin tanımlar olmasa da genel amaçları bellidir. Bu nokta hakkındaki gözlemler bölümün sonundadır. 3. Her bir şirket, uzun bir zamandır ve devamlı bir tarzda kâr payı dağıtımlarını yerine getiriyor olmalıdır. (1971'de Dow Jones Sanayi Endeksı'ne dahil tüm hisse senetleri buna uydu.) Daha kesin olmak gerekirse, bu şirketlerin en geç 1950'den itibaren devamlı bir tarzda kâr payı dağıtıyor olmalarını öneriyoruz. 4. Yatırımcının bir hisse senedine ödeyeceği fiyata, şirketin belli bir zaman süresi, örneğin yedi yıl, içindeki ortalama kârlarına göre bir sınırlama getirmesi gerekir. Bu sınırın, bu tür ortalama kârların 25 katı ve son on iki aylık ortalama kârların da 20 katından az olmasını öneriyoruz. Ama böyle bir sınırlama, portföyden tüm en kuvvetli ve en popüler hisseleri eleyecektir. Özellikle, son yıllarda hem spekülatör hem de kurumsal yatırımcıların gözdesi olan "büyüme hisseleri" kategorisinin tamamını yasaklayacaktır.
Finans
• Bir savunmacı yatırımcının portföyü için hisse senetlerinin seçimi nispeten kolay bir iştir. Burada takip edilmesi gereken dört kural öneriyoruz: 1. Yeterli bir miktarda, ama aşırı değil, çeşitleme yapılmalıdır. Bu da en az 10, en fazla 30 ayrı hisse senedi anlamına gelebilir. 2. Seçilen her bir parça, büyük, seçkin ve muhafazakârca finanse edilmiş olmalıdır. Bu sıfatlar her ne kadar kesin tanımlar olmasa da genel amaçları bellidir. Bu nokta hakkındaki gözlemler bölümün sonundadır. 3. Her bir şirket, uzun bir zamandır ve devamlı bir tarzda kâr payı dağıtımlarını yerine getiriyor olmalıdır. (1971'de Dow Jones Sanayi Endeksı'ne dahil tum nısse senetleri buna uydu.) Daha kesin olmak gerekirse, bu şirketlerin en geç 1950'den itibaren devamlı bir tarzda kâr payı dağıtıyor olmalarını öneriyoruz. 4. Yatırımcının bir hisse senedine ödeyeceği fiyata, şirketin belli bir zaman süresi, örneğin yedi yıl, içindeki ortalama kârlarına göre bir sınırlama getirmesi gerekir. Bu sınırın, bu tür ortalama kârların 25 katı ve son oniki aylık ortalama kârların da 20 katından az olmasını öneriyoruz. Ama böyle bir sınırlama, portföyden tüm en kuvvetli ve en popüler hisseleri eleyecektir. Özellikle, son yıllarda hem spekülatör hem de kurumsal yatırımcıların gözdesi olan "büyüme hisseleri" kategorisinin tamamını yasaklayacaktır. Böyle sert bir kısıtlama önermemizin nedenlerini aşağıda vereceğiz.
İktisat & Ekonomi
Piyasalarda 3 tür fiyat hareketi bulunur. 1)Ana trend 2)İkincil trend(Ana trendin tersi yönünde hareket eder.) 3)Günlük dalgalanmalar(Ana trendle aynı yönde veya tersi yönde hareket edebilirler.) Dow kuramının bu 3 tür trend olduğu ve ana trendin manipüle edilemeyeceği önermelerinden çıkarmamız gereken dersler şunlardır: 1)Akıntıya kapılmamak 2)Çeşitleme yapmak 3)Pozisyona girmeden vademizi belirlemek
Sayfa 65·Kitabı okudu
1000k