Puan vermedi·160 syf.··
2026 120. kitabı
Cuniçiro Tanizaki’den okuduğum ilk kitap Musaşi Lordu’nun Gizli Yaşamı oldu. Çok şaşırdım. Hatta biraz irkildim. Biraz da “insan gerçekten sandığımız gibi mi?” diye düşündüm. Tarihi roman diye başlayıp, sapkın bir aristokratın zihninin karanlık dehlizlerine giriyorsunuz. Üstelik bunu öyle edebi, öyle soğukkanlı bir dille yapıyor ki okurken hem hayran kalıyor hem de huzursuz oluyorsunuz. Tanizaki’nin olayı tam olarak bu zaten: rahatsız ederken büyülemek. Altı hikâyeden oluşan bu kitapta gerçekler, fanteziler, itiraflar ve sözde tarihî belgeler iç içe geçiyor. Sengoku Dönemi’nin kaosu arka planda; entrika, savaş, bastırılmış arzular ve karanlık fanteziler ön planda. Musaşi Lordu’nun çocukluğundan itibaren ölüm ve cinsellikle kurduğu hastalıklı ilişki, onu bildiğimiz “bilge ve cesur” figürlerin çok ötesine taşıyor. Okurken şunu düşündüm: Hayranlık duyduğumuz insanların, hiç bilmediğimiz hangi karanlık kuyuları var? Tanizaki bize şunu fısıldıyor: İnsan ya tamamen iyi ya da tamamen kötü değildir. Bilgeler rezil olabilir, cesurlar zayıf düşebilir. Ve bazen en ürkütücü şey, buzdağının görünmeyen kısmıdır. Gerilimi yüksek, tuhaflığı bol, zihni kurcalayan bir okuma oldu benim için. Ama Tanizaki ile ilk kez tanışacaksanız, belki daha “bilindik” eserleriyle başlamak iyi bir fikir olabilir. Çünkü bu kitap, Tanizaki’nin karanlık tarafını hiç saklamadan gösteriyor. Ben sevdim. Hem de rahatsız olarak sevdim. Merak edenlere gönül rahatlığıyla öneririm.
Musaşi Lordu'nun Gizli YaşamıCuniçiro Tanizaki · İthaki Yayınları · 2023257 okunma
10/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2026 136. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 04:56
"ALTAİR-PİNHÂN" "Buz gibi ses tonuyla haber spikerinin titreyen dudaklarından "Son dakika! Ülkemiz, tarihin en büyük siber ihanetiyle karşı karşıya! Milyarlarca dolarlık bir soygun... Bankacılık sistemlerimiz çöktü. Az önce kayıtlı tüm bankalardan, yurt dışındaki binlerce farklı hesaba, izi sürülemez bir para transferi gerçekleşti!" kelimeleri döküldü. Stüdyodaki ölüm sessizliğini yırtan telaşlı alt yazılar, sıradan bir pazartesi sabahının nasıl bir anda dijital bir kıyamete dönüştüğünün kanlı canlı ispatıydı. Basit bir vurgun değildi; bu, ülkenin finansal kalbine ustalıkla saplanmış, görünmez bir hançerdi." Altair. Adı bile gizemli, ürkütücü ve bir o kadar da çekici. Hayalet bir ülke. Nerede olduğu bilinmeyen, varlığı tartışılan ama herkesin korktuğu bir yer. İşte bu ülke, bilinmezlikten beslenen bir kaosu tüm dünyaya yayıyor. Bu kaosun ortasında “en iyiler” seçildi. Cesurlar, stratejistler, savaşçılar… Onlara Avcı dendi. Görevleri basit görünüyordu: Altair’i durdurmak. Ama kısa sürede fark ettiler ki, onlar aslında av değil, piyonlardı. Peki, "Altair” Ne Anlama Geliyor? Karşımıza mitolojik ve astrolojik bir derinlik çıkıyor. Altair, Kartal takımyıldızındaki en parlak yıldız olarak bilinirken, mitolojik bağlamda farklı bir anlam katmanına sahip . Bu bağlamda “Pinhân” (gizli, saklı) kelimesiyle birleştiğinde, ortaya “gizli yıldız” veya “saklı kartal” gibi güçlü bir metafor çıkıyor. Yazarın bu isim tercihi, hikâyenin geçtiği hayalet ülke veya Nfortiorium’un gizil gücüyle doğrudan bağlantılı olabilir. Karşımızda asırlık sırlar ile geleceğin anahtarı olduğu belirtilen “Nfortiorium” arasında sıkışmış karakterler var. Yazar, bu kavram etrafında örülen mitolojiyle bizi bir aksiyon hikâyesine bir bilinmezlik ve sadakat anlatısının içine davet ediyor. Zira serinin temel
Edebiyat
Altair - PinhânHasan Balaban · Güneşyolu Yayınları · 20252 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Aşk Romanı Değil
5/10
·398 syf.··
2026 1. kitabı
*Spoiler* Uğultulu Tepeler kitabı bir aşk romanı gibi duruyor ama aslında aşk en zayıf olan duyguydu. Ana temalar: İntikam, nefret ve sınıf ayrımı. Önce kısaca özet, sonra inceleme yazacağım. Kitabı kısaca özetleyecek olursam; İngiltere'nin bir kırsalında iki köklü aile olan Earnshaw ve Linton aileleri huzurla yaşarken bir gün Mr Earnshaw eve kara tenli, 6 yaşında nereden çıktığı belirsiz bir çocuk getirir: Heathcliff. Earnshaw'un öz oğlu Hindley ile anlaşamazlar ve babası evlatlık oğlunu öz oğlundan üstün tutar. Bu da Hindley'nin Heathcliff'e kin beslemesine neden olur. Earnshaw'un kızı Catherine ile Heathcliff arasında aşk yaşanmaz ama ruhsal bir birliktelik yaşanır. Ancak Catherine onu kendinden küçük görüp komşusunun zengin, saygın ve görgülü oğlu Edgar Linton ile evlenir. Statüyü sevgiye tercih eder. Heathcliff ise evi terk eder ve bir süre sonra nasıl olduğu bilinmiyor ama çok zengin bir şekilde döner. Cathrine eşi Edgar ile Heathcliff arasında kalır, hastalanır ve doğum yaparken ölür. Heathcliff ilginç bir şekilde Catherine'in arkasından üzülmek yerine ruhunun huzur bulmaması için beddua okur. Heatcliff daha sonra Catherine'in kızını kendi hasta ve ölmek üzere olan oğlu ile evlendirir ve Mr Linton öldükten sonra Lintonların mirasına konar. Hindley de ölünce Earnshawların mirasına konar. Hindley'nin oğlu Hareton'ı okutnayıp kasten cahil bırakır. Amaç Hindley'den intikamdır yine. Heathcliff her şeyi elde etti ama huzuru yoktu çünkü tüm bu intikam planları Catherine'i geri getirmedi. Öz oğlu öldükten sonra dul kalan Cathy (Catherine'in kızı) ile kuzeni Hareton (Hindley'nin oğlu) ile yakınlaşır. İlk başlarda cahil Hareton'ı küçümser çünkü okuma yazma bile bilmiyordur. Sınıfsal farklılıklardan dolayı ikisinden bir çift olmaz gibi görünse de Cathy'nin ona okuma
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Karbon Kitaplar Yayınları · 202057,8bin okunma
10/10
·183 syf.··
2026 6. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2026 11:50
Ahh bu kitap beni cok uzdu. Her sayfada umutlarim biraz daha yikildi adada yasananlar.. Egriyi dogruyu bilip de ses cikaramamak cikarsan da susturulmak cahilligiyle gunaha ortak olanlari izlemek zorunda kalmak. İcte yatan dolup tasan direnis cigliklarini susturmaya calismak bi yandan da canin tatli gelmesi. Bir de cesurlar var her seye ragmen susamayanlar olumu goze alanlar.
Son AdaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202462,1bin okunma
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
#morsandıktakiyazılar Kitap Adı: Bırak Olduğu Gibi Gelsin Hayat Yazar: Müthiş Psikoloji Sayfa Sayısı: 192 Kitap Türü: Psikoloji, Kişisel Gelişim Geçtiğimiz hafta bu kitabı okudum ve bu kitabın mutlaka yorumunu yapmalıyım, diye düşündüm. Kitapta yazanlar neredeyse herkesin bildiği şeyler. Ama arada hatırlamak hatırlatmak iyi gelir insana. Gelelim kitaba: Herkes etrafıyla farklı ilişkiler içinde, dost, arkadaş, sevgili ve benzeri Peki bunların hangileri gerçek? Hangileri çıkar uğruna? Kimler sizi manipule ediyor? Sevgi nedir? Othelo Sendromu nedir? Sevgi korkmak mıdır? Herşeyi olduğu gibi mi anlıyoruz yoksa kelimeleri cımbızla çekip zihnimiz onları süsleyip püsleyip kavga etmeye hazır bekliyormuyuz? Sevmek bir bağımlılık mı? Kişilere bağımlımıyız? Sevmek mi, sevilmek mi? Genellemeler ne katar bize? Sevmek nedir? Bu soruların cevaplarını ve daha fazlasını kitapta bulacaksınız Lafın kısası kitapta örnek bir hikaye 4 tane kişilik testi var. Ayrıca yazar isanların önce kendi kendilerine yetmeyı öğrenmeleri gerektiğini vurgulamış. Hani birçoğumuzun bir türlü yapamadığı şey. Çünkü kimine göre insanın kendine değer vermesi egoistliktir. Öysa egoist olmak farklı kendi değerinin farkında olmak çok farklı Herkes tarafından okunması gereken bir kitap deyip, kitaptan alıntılara geçelim: - Dünyayı Sevgi kurtaracak, sevdikçe mutlu oluruz. Sevgi yaşamın kaynağıdır, koşulsuz sevgi gerçek sevgidir, beklentisiz sevgi huzurun ve uyumun vazgeçilmezidir. - Sevginin olduğu yerde mutsuzluk yoktur, depresyon yoktur - Güzel olan sevmektir - Sevgiyi öğrenmeyı başardığında hayatının her alanında huzuru, mutluluğu, dengeyı, uyumu ve anlamı deneyimler - Sevmek bile denge işidir, çok sevmek ise gengesizlik - Düşüncesini yöneten insan kendi hayatını da yöneten insandır - Derin bir aşkla
Bırak Olduğu Gibi Gelsin HayatMüthiş Psikoloji · Destek Yayınları · 20223,280 okunma
FREKANS başlangıç
10/10
·340 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2026 19:46
Merhaba, hissedenler! Bugün size C. önerdiği Panur Yaramanoğlu yazarımızın #frekansbaşlangıç kitabı ile geldim. İyi okumuşum dediğim kitaplardan birisi.. İnanılmazdı, muhteşem! O kadar bir yerde bırakmış ki yazarımız, umarım devamı gelir. Bir dalganın belli bir zaman birimi içerisinde tekrarlanma sıklığına, yani bir saniye içindeki döngü sayısına frekans denir. Birbirinden farklı insanları tanıyıp, sonrasında onların bir şekilde bir araya geldiğini görüyoruz. Size biraz Taylan'dan bahsetmek isterim, çünkü ilk önce onu tanıdık, başta anlam veremedim, neler oluyor, slk mı bu adam, neden böyle yapıyor, hasta falan mı dedim, ama yok, bu öyle bir şey değilmiş. Hala almadık mı, nerede anlayacağız derseniz, kitabın yarısından sonra bunu net bir şekilde anlayacaksınız. Hasta bir çocuk ve onu bekleyen bir şaman var. Fizik ile aranız nasıl? Ben hiç bu tarz bir kitap okumadım, ne fizikle ne de böyle bir fantastik kitap... Ay, bu ay çok güzel oldu, her şey farklı ve farklılıkları seven biri olarak bunu çok sevdim. Şaman kadın, kızını korumak için ondan uzak durmayı göze alması, onun için yaptığı şeyler çok güzel. Taylan ve Reyhan çok güzel bir ikili, ikili dediğime bakmayın, arkadaşlar , birbirleri arasında çok güzel bir bağ var, birbirini koruyup kollayan kardeş gibiler . Simru, bir sosyoloji öğretmeni, onu çok sevdim, öğrencileriyle çok güzel konuşuyor, onların sorularını yanlış bir şey söylememek adına düşünüp anlatıyor, anlattığı şeyler çok hoşuma gitti . Simru ve Taylan gerçekten hayran kalınasılar, cesurlar, o kadar şey varken cesur olmaları . Tam bir odak noktası, kitaba öyle bir odaklanıyorsunuz ki dışarıda sesleri duymuyorsunuz (hihhih - Bazı yerlerinde çok net bir şekilde hissedilmiştir.) Hediye ve incelikleri için yazarımıza teşekkür ederim.
Frekans - BaşlangıçPanur Yaramanoğlu · Büyülüdağ Yayınları · 20265 okunma