B Ü Ş R A

B Ü Ş R A
@cetinkayabusra
psikolojik danışman
1175 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Eric Metzger – Orpheus - Bir Kayıp, Bir Arayış..
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Orpheus, klasik bir miti yeniden anlatmaktan çok, onu günümüz insanının ruh haline uyarlayan bir roman. Eric Metzger, Orpheus ve Eurydike mitini alıp günümüz Paris’ine taşıyor; ama bunu süslü bir mitolojik bir şova dönüştürmeksizin insani ve tanıdık bir yerden yapıyor. Roman boyunca iki farklı arayışla karşılaşıyoruz: Biri mitolojik Orpheus’un Eurydike’ye ulaşma çabası, diğeri ise Louis’in kaybıyla baş etme ve geçmişe tutunma isteği. Aslında bu iki hikâye, biçim olarak ayrı gibi görünse de özünde aynı soruyu soruyor: İnsan sevdiğini kaybettiğinde neye tutunur ve ne kadar ileri gidebilir? Kitabı benim için güçlü kılan şey, tam da burada ortaya çıkıyor. Orpheus, aşkı romantize etmiyor; aksine, aşkın takıntıya, kaybın deliliğe, arayışın çıkmaza dönüşebileceğini gösteriyor. Bu yönüyle metin yer yer rahatsız edici ama bir o kadar da dürüst. Okurdan “yüzleşme” talep ediyor. Metzger’in dili sade ama alt metni yoğun. Modern hayatın yalnızlığı, iletişimsizliği ve geçmişe saplanıp kalma hâli, mitolojik anlatıyla uyum sağlıyor. Elbette her okura hitap etmeyebilir. Zaman zaman anlatının dağıldığını hissedebilirsiniz, bazı bölümler özellikle sabırlı bir okuma istiyor. Ancak bana göre bu da kitabın ruhuna hizmet ediyor. Çünkü zaten anlatılan şey düzenli, net ve çözülmüş bir hayat değil. Orpheus, “iyi vakit geçirmek” için değil, biraz durup düşünmek için okunan bir roman. Kayıp, aşk ve insanın kendi karanlığıyla ilişkisi üzerine modern bir mit okumak isteyenler için oldukça etkileyici. Ben okurken hem tanıdık duygular yakaladım hem de mitolojinin bugüne bu kadar yakışmasına şaşırdım. Bu yüzden kitabı çok beğendim ve okuduğuma memnunum. Tavsiye ediyorum.
OrpheusÉric Metzger · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025130 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·464 syf.··
2025 13. kitabı
Şimdii öncelikle Yüzyıllık Yalnızlık, edebiyat dünyasında büyük bir hayran kitlesi olan, Nobel Edebiyat Ödüllü bir kitap. Hakkında yüz binlerce yorum ve inceleme bulunuyor; büyük bir kesim tarafından da takdirle karşılanmış. Bunu baştan belirtmek gerek. Gerçekten bir emek var, Marquez’in hayal gücü ve dili etkileyici, bunu inkar etmek imkânsız. Gerçekle fantastik olanı harmanlaması ve bunu sıradan bir dille anlatması vs. Ama kişisel olarak benim okuma deneyimim biraz farklı oldu. Kitapta en çok zorlandığım şey, karakter isimlerinin birbirine çok benzemesiydi. Özellikle aynı isimlerin kuşaklar boyunca tekrar etmesi, kimin kim olduğunu ayırt etmeyi gerçekten zorlaştırıyor. Sürekli dikkat kesilmeniz gerekebiliyor. Kitabı okumak biraz sabır istiyor çünkü dili o kadar da akıcı değil. Bir de hikâyede zaman zaman tekrar etmiş gibi hissettiğim bölümler vardı. Karakterlerin yaşadığı olaylar ve kaderler, bazı kısımlarda bana daha önce okumuştum bunu hissi verdi. Tabii ki bu bilinçli bir anlatım tercihi olabilir, ama benim deneyimimde bu durum metinle bağ kurmamı zorlaştırdı. Genel olarak söylemek gerekirse, Yüzyıllık Yalnızlık kesinlikle edebiyat tarihinde önemli bir yer tutuyor ve emeğe saygı duyuyorum. Ama benim tarzıma pek hitap etmedi, okurken zorlandım ve kitabın benim vazgeçilmezlerim arasında yer alacağını söyleyemem. Pek çok kişi için başyapıt olsa da, bana o kadar hitap etmedi diyebilirim.
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,4bin okunma
Marcus Aurelius* Kendime Düşünceler*
Puan vermedi·132 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
Kendime Düşünceler kitabı, insanın kendi iç dünyasına dönüp bakmasını sağlayan en sade ama en güçlü felsefi metinlerden biri. Kitap boyunca bir imparatorun değil, kendiyle hesaplaşan bir insanın sesini duyuyorsunuz; güç, statü ya da dünyasal meşguliyetler değil, erdemli ve dingin bir yaşam arayışı öne çıkıyor. Kierkegaard’ın varoluşçu sesinden, İslam tasavvufundaki nefis muhasebesine kadar birçok öğretiyle kesişen yönleri var; insanın öfkesini dizginleme, geçiciliği kabullenme, iyiliği alışkanlık hâline getirme gibi konularda hem sert hem de sakin bir yüzleşme sunuyor. Stoacılığın temel ilkeleri, kendi deneyimleri ve içsel gözlemleriyle birleşerek zamanın ötesine geçen bir evrensellik kazanıyor. Okudukça “zor olanın aslında basit, basit olanın ise uygulanması gereken” şeyler olduğunu fark ediyorsunuz. Bu yönüyle Kendime Düşünceler, hayatın karmaşasında kaybolduğumuz anlarda pusula gibi çalışan, her yaşta farklı anlamlar keşfedilen bir rehber ve başucu kitabı..
1000Kitap
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,9bin okunma
Haruki Murakami’nin Kadınsız Erkekler’i İnceleme
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
Haruki Murakami’nin Kadınsız Erkekler kitabı bana göre, insanın içindeki yalnızlığın en sessiz ama en derin yankılarını taşıyor. Yedi öyküden oluşan bu kitapta Murakami, erkeklerin hayatlarından eksilen kadınların ardından kalan boşluğu, bir tür görünmez yara gibi anlatıyor. Aslında “kadınsızlık” burada sadece fiziksel bir yokluk değil; bir duygunun eksilmesi, yarım kalmış bir bağın sessizliği, içten içe süren bir özlem hâline geliyor. Her hikâyede başka bir erkek var ama hepsi aynı duyguda buluşuyor: kaybetmişlik, suskunluk ve kabullenilemeyen yalnızlık. Murakami’nin dili yine çok sade, ama bu sadelikle birlikte derin bir melankoli taşıyor. Karakterler genellikle içe dönük, duygularını söyleyemeyen, kaybettikleriyle yaşamaya çalışan insanlar. Okudukça fark ediyorsun ki aslında herkes biraz “kadınsız erkek”- çünkü herkesin bir yerinde, bir kayıp, bir eksik ya da bir ulaşamadığı sevgi var. Yine de bazı öyküler bende güçlü bir iz bırakırken, bazıları yüzeyde kaldı diyebilirim. Bazı karakterlerin birbirine benzerliği, hikâyelerin duygusal tonunu biraz tekdüze hale getiriyor. Ama belki de Murakami’nin anlatmak istediği tam da bu: duygular farklı bedenlerde yaşansa da, yalnızlık hep aynı tınıyı taşıyor. Genel olarak Kadınsız Erkekler, kaybetmenin, özlemenin ve sessizce kabullenmenin kitabı. Murakami burada büyük olaylar anlatmıyor; tam tersine, anlatmadıklarında derinleşiyor. Kitabı bitirdiğimde içimde tarifsiz bir dinginlik ve biraz da hüzün kaldı. Çünkü bu öyküler, sevmenin ve kaybetmenin insan ruhunda nasıl bir iz bıraktığını, hiçbir bağırışa gerek duymadan anlatıyor.
1000 Kitap
Kadınsız ErkeklerHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20255,1bin okunma
Günübirlik Hayatlar – Yalom Üzerine Kendi Düşüncelerim
Puan vermedi·208 syf.··
2025 10. kitabı
Yalom’un Günübirlik Hayatlar kitabı, okuduğum en etkileyici psikoloji kitaplarından biri oldu. Kitap, adından da anlaşılacağı gibi, kısa ama yoğun hikâyelerle dolu ve her biri gerçek terapi deneyimlerinden esinlenmiş. Yalom, danışanlarının hayatlarına, kayıplarına, korkularına ve yalnızlıklarına odaklanırken, aynı zamanda kendi içsel dünyasını ve terapist olarak yaşadığı duygusal süreçleri de okuyucuya sunuyor. Bu, kitabı sadece bir psikoloji kitabı olmaktan çıkarıp, insan ruhunun derinliklerine yapılan bir yolculuk hâline getiriyor. Kitapta öne çıkan en güçlü tema, ölümle yüzleşmek ve hayatın anlamını sorgulamak. Bazı hikâyelerde, danışanlar ölüm korkusuyla başa çıkmakta zorlanıyor ve Yalom’un rehberliğinde bu korkularıyla yüzleşiyorlar. Örneğin Ellie’nin hikayesi, bana özellikle çok dokundu; ölümcül bir hastalığa yakalanan Ellie, kalan zamanını daha anlamlı kılmak isterken, Yalom’un destekleyici yaklaşımıyla kendini ve hayatını sorguluyor. Bu hikaye, ölümün kaçınılmazlığını, hayatın değerini ve insanın kendi seçimleriyle yüzleşmesini çok güçlü bir şekilde anlatıyor. Bir diğer önemli tema ise geçmişle yüzleşme ve kabullenme. Kitapta Yalom, “geçmişi bırakmak için ümidini yitirmek gerekir” gibi ifadelerle, insanın geçmişiyle barışmasının ve takıntılardan kurtulmasının önemini gösteriyor. Bazen geçmişe takılıp kalan insanların, şimdiki anı yaşamakta ne kadar zorlandığını görmek, benim için büyük bir farkındalık yarattı. Kitap, bana kendi hayatımda da geçmişle barışmanın ve anı dolu dolu yaşamanın önemini hatırlattı. Yalom’un anlatım tarzı oldukça samimi ve akıcı. Karmaşık psikoloji terimlerini günlük hayat diliyle açıklıyor ve okuyucunun hikâyelerle empati kurmasını kolaylaştırıyor. Kitap, sadece psikolojiye ilgi duyanlar için değil, insan doğasını anlamak ve kendi
Psikoloji
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,2bin okunma