"Utopia'da kötü bir şey yapmaya niyetlenen, bu kötülüğü gerçekten yapmış kadar tehlikeye girer. Çünkü Utopialılara göre, bir suçu tasarlamak, o suçu işlemekten farksızdır. Kötülük yapmak isteyen, sadece karşısına bir engel çıktığı için bu kötülüğü yapamamışsa, niçin suçlu sayılmasın?"
"Nasıl oluyor da bir eşek kadar bile kafası işlemeyen vicdansız, ahlaksız, budala zenginin biri, sadece birkaç torba altını var diye, akıllı dürüst bir sürü insanı buyruğu altında köle gibi kullanabiliyordu."
Sayfa 60 - Altının Utopialılar için değersiz olduğunu anlatırken.·Kitabı okudu
Çavdar Tarlasında Çocuklar-J.D.Salinger
Kendime hatırlatıcı olması nedeniyle yazmamdam ötürü ufak da olsa spoiler içerebilir. Lütfen okumadan dikkate alınız.!
Uzun zamandır okumak istediğim bir kitap olmakla birlikte bir öğretmenin okuması gereken kitaplar arasında gösterilmesi de beni bu eserle tanışmaya itti. 'Neden okuması gerekiyor bir öğretmenin bu kitabı?' sorusuna cevabı da kısaca, kendi ifadelerimle vermeyi deneyeceğim. Umarım becerebilirim.
Öncelikle romanımız bir baş karakterle birlikte şekilleniyor; Holden Caulfield. Okuldan -bilmem kaçıncı okulundan- 4 dersten kalarak gönderilmek üzere olan bir arkadaş kendileri. Evet okul düzenini, ergen arkadaş ortamını, aile baskısını çok seven bir arkadaşımız da değil. Bütün bu etkenlerin bir öğrencinin okula ve arkadaşlarına olan ilgisini etkilediğini söylemeye de gerek yok. Hikayenin çok da özeline girmeye gerek olduğunu düşünmüyorum. Aslında bu hikayede takılmamız gereken noktanın gelişmekte olan bir çocuğun, ergenin iç dünyası olması gerektiğini düşünüyorum ki bu konuda yalnız da değilimdir. Holden kitapta 'kahraman anlatıcı' konumunda yer alarak kendisini ve etrafında olan biteni anlatmaya başlar ve böyle de bitirir. Burada bu anlatımı gerçekleştirirken etrafında olan bitene yaklaşımını, gözlemlerini bize hissettirecek şekilde yapar ki açık söylemek gerekirse kitapta zaten almanız gereken başka bir şey olacağını düşünmüyorum, elbette kendi adıma! Yani işte 'ooo bu kitabı nasıl okumazsın kardeşim?', 'bu bir edebi başyapıt' gibi bir şey beklemeye gerek yok. Yine de okunası bir kitap mıdır? Bence evet. Kendi gençliğimizden bir parça buluruz belki de kim bilir.
Peki neden öğretmenler okusun bu kitabı diye tutturmuş olabilirler? Buna ufak bir yorum getirerek ifadelerimi tamamlamaya çalışacağım. Öğretmenler olarak