Yaşadıklarıma tepki olarak sadece kahve içiyorum. Ne bağırıyorum. Ne hesap soruyorum. Ne de uzun uzun anlatmaya çalışıyorum içimde olanları. Sadece bir kahve koyuyorum kendime. Buharı yükselirken susuyorum. Çünkü bazı yaşanmışlıklar kelimelerden daha ağır oluyor. İnsan bazen öyle yoruluyor ki. Üzüldüğünü bile anlatacak gücü kalmıyor. İşte o zaman konuşmak yerine bir fincan kahvenin başına oturuyor. Kahve soğuyor. Saatler geçiyor. Ama insanın içindeki düşünceler aynı yerde kalıyor. Belki de bu yüzden seviyorum kahveyi. O soru sormuyor.
Duman
Sigara dumanı boğazını yakıyordu artık. Zihnini susturmak için kendini zehirliyordu bulduğu her fırsatta. Ölmek istiyor muydu yoksa yavaş yavaş acı çekip kendini mi cezalandırıyordu, artık o da bilmiyor. İçindeki lanetli sis, sigaradan daha zararlıydı onun için. Her şeyi sonlandıracak gücü bile yoktu ama yine de hayata karşı bir şeyler başarmak… Belki de sadece bir şeyler hissetmek istiyordu. Yalnızlığın kollarında olduğunu ve onu yavaş yavaş boğduğunun farkındaydı. Nefes alamıyordu ama sigara dumanını bir kere daha soludu. Sanırım onun için artık bir kurtuluş yoktu. Zehir, zehirden kurtulmak için bir tedavi arıyordu. Bir sabah uyandığında gözlerini tavana dikti. Yine ve yeniden uyanmıştı yani en azından gözlerini açmıştı. Saate baktı, sabahın erken saatlerinde olduğunu gördü. Hiçbir şey yapmak istemediği halde yataktan çıktı. Yüzüne soğuk suyu çarptı ama suyun soğukluğu bile onu kendine getirmedi. Gerçeklikten kopmuş benliğine mahkumdu. Aynaya baktı. Göz göze geldi kendisiyle. Gözlerindeki ışıltıyı tekrar görme umuduyla uzun süre daldı. Sudan daha soğuktu onun bakışları. Bir yalancının gözleri ne kadar güzel olabilirdi ki zaten. Herkese, her şeye ve en çok da kendisine yalan söylerdi. İyi olduğunu ima ederdi her seferinde. İçten içe çürüdüğünü bilirdi yine de. Bir kahve yaptı ve sigarasını yaktı. Telefonunu da eline aldı ve mesajlarına baktı. O çürüyen ruhuyla insanlara cevaplar verdi. Her kelimesinden tiksindi çünkü iyi olmadığı halde başkalarına iyi gelmeye çalışıyordu. Eksikti, boştu, altında onun için hiçbir anlam yoktu. Madem hala bu dünyada acılar içinde kıvranmaya devam ediyordu, o zaman en azından bir işe yaramalıydı. Yaşadığını hissettirecek her şeye muhtaçtı. Acınası kimliğini gizledi ve sahte neşesiyle karşılık verdi. Çiçekleri çok seviyordu çünkü ne
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gece sustuğunda, cevaplar fısıldamaya başlar...
Bir gün, kaybolan şeyin cevabını değil; onu neden aradığını merak etmeye başlarsın. Belki de bazı cevaplar gerçekten satır aralarında saklıdır. 📜
Bazen en büyük cevaplar, hiç sorulmayan soruların içindedir...
Kendimle konuşmak istiyorum. Müsait olduğu zamanları o kadar bilmiyorum ki, tek kelime edemeden düşüncede kalıyor. Oysa uzun zamandır başka birilerini de dinlemiyorum. İnsanların dertleri derdim değil. Bir süredir tek davam kendimle konuşmak. Düşünce mahkemesine çıkıp kendimi yargılamadan konuşmak istiyorum. Tüm hükümleri, hükümsüz kılacak kuralsız bir sonuç istiyorum. Uzun zamandır kendime soru sormayışıma, uzun cevaplar vermek istiyorum. Düşünce mahkemesinde buluşalım, kalbim. Ruhuvera
Duygu ve Düşünce