“Gelecekte seni çok sevecekler. Bedenin toprağa karıştıktan sonra bile seni bu eserinde (Ermiş) bulacaklar çünkü bu sayfalarda Tanrı’yı da bulmak mümkündür.”
Hayata baktığı derin ruhuyla, var olmanın resmini çizen çok sevgili yazar Halil Cibran Bu defa kaygısız, en saf kalemiyle; en değerlisine olan mektuplarıyla bizimle.
Sonsuz ihtimalleri varken sabit bir ana fikir üzerinden gitmeyi başarmış bir kitap. geldiği noktada yeniden tomurcuklanan bir “hayat” hikayesi :) tavsiye edilebilir.
Buyurun üzerine uzunca tartışılabilecek bir kitap. Çok mu dolu yoksa çokça boş olduğu için mi? Bence ikisi de...
Zorba, kitaplarda ya da gerçekte pek sık rastlayamadığımız gerçeküstü bir karakter. Gerçeküstü oluşu kendi hayat görüşüne sıkı sıkı sarılmış oluşundan kaynaklanıyor. Çoğumuzun ruhunu, yaşama sevincini tüketen hayat Zorbanın kendi felsefesine daha da sıkı tutunmasını sağlamış sadece. Bana, sana ya da başkalarına göre doğruları ya da yanlışları değişse de Zorba’nın dünyasının, kaçımızda kendi hayatımızın, felsefemizin Zorbası olmak cesareti var ki?
Güzel Anadolu’muzun tarihini zamanında can damarının attığı beş şehiri gezerek bir kere daha keşfettim. Okudukça kaybedildiğini anladığım tarihi zenginliklerimiz, doğal güzelliklerimiz yüzünden içim
kan ağladı. “Ancak bu cins uyanış anlarında geçmiş zamanın sesi bir keşif, bir ders, hulâsa günümüze eklenen bir şey olur.”
Üzerine pek çok şey söylemek isterken, kendinizi karanlığına bırakmış halde bulacağınız bir hikaye. Konu akıcılığı okuru kendine tamamen bağlıyor, ancak hikayenin sonuna geldiğinizde aklınızda sorularla kalakalıyorsunuz.
AuraCarlos Fuentes · Can Yayınları · 2005178 okunma