Birbirimize hiçbir şey kanıtlamaya ihtiyacımız yoktu.Süper konular bulup,bilgilerimizi ortaya dökmeye de gerek yoktu.İnsanın özgürce düşünceye dalabildiği,yanındaki kişinin onu kurcalamadığı arkadaşlıkların değerini anladım.
Bunu öldürsen söylemem şimdi sana anne,ama ben de Yunus'u yakından ilk gördüğümde ürkmüş,hatta tiksinmiş de olabilirim.Tiksinme mi,korkuyla karışık bir merak mı,emin değilim ama tuhaf bir şeye baktığımızda ortaya çıkan yadırgama.Ben de Yunus'u tanıdıkça,onunla sohbet ettikçe anladım ki,bu tür insanlar,yani bedenlerinde normal insanlardan farklı izler taşıyanlar için,bizim masumca yadırgama deyip geçtiğimiz o şey bayağı bir incitici olabiliyormuş.
İnsanın acılara ne kadar dayanıklı olduğunu başka zaman anlatsalar inanmazdım.Kafilemizdeki yaşlılar bir yana,çocuklar bile acılara çeliklenmiş,her yeni gelen kedere rıza ile boyun eğer olmuşlardı.